İçeriğe geç

Hûd Suresi 19. Ayet

سورة هود، الآية ١٩

11:19 12. cüz 23. hizb Mushaf’ta 223. sayfa Mekki sure

11:19 ayetinin metni

ٱلَّذِينَ يَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًا وَهُم بِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ كَٰفِرُونَ ۝١٩

Okunuşu

alladhīna yaṣuddūna ʿan sabīli l-lahi wayabghūnahā ʿiwajan wahum bil-ākhirati hum kāfirūna

Meal

Onlar (halkı) Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri ve çelişkili göstermek isteyen kimselerdir. Hem de onlar ahireti inkâr edenlerin ta kendileridir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Hûd Suresi’nin 19. ayeti (11:19) Mekki bir surededir; 12. cüzde, Mushaf’ın 223. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Hûd Suresi 19. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

19. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

İşte, insanları Allah'ın dosdoğru yolundan alıkoyan ve Allah'ın yolunun, hiç kimsenin tabi olamayacağı şekilde doğruluktan uzak eğri bir yol olmasını isteyenler bunlardır. Bunlar; ölümden sonra diriltilmeyi de inkâr ederler ve onu kabul etmezler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

19. Daha sonra Yüce Allah onların zulümlerinin niteliğini belirterek şöyle buyurmaktadır: “O zalimler ki Allah yolundan alıkoyarlar.” Allah yolundan hem kendilerini alıkoyarlar, hem de başkalarını engellerler. Allah yolu ise peygamberlerin insanları izlemeye davet ettikleri yoldur. Böylelikle onlar cehennem ateşine çağıran önderler olmuşlardır. “Ve onu” Allah yolunu “eğri göstermek isterler.” Bu yolu eğriltmek, onu kötü ve çirkin göstermek isterler ki insanlar nezdinde doğru olarak görülmesin. İnsanlar batılı güzel, hakkı da çirkin görsünler -Allah onların cezasını versin-. Ayrıca “Onlar âhireti de kesinlikle inkar ederler.”

Hûd Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Hûd suresinin 13-19. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 223. sayfası).

  • Müşriklerden Kur'an'ın benzeri olan on sure getirmelerini isteyerek Allah Teâlâ'nın, onlara meydan okuması ve onların bunu yapmaktan aciz kaldıkları beyan edilmiştir.
  • Kâfire, dünyada arzu ettiği şeyler verilebilir ve onun için ahirette ateşten başka bir şey yoktur.
  • Allah hakkında yalan uyduran kimsenin yaptığı zulmün ne kadar büyük olduğu ve bu kimsenin kıyamet günü çarptırılacağı cezanın çetin olacağı beyan edilmiştir.

19. ayetin diğer mealleri

Allah’ın yolundan engelleyen ve onda bir çarpıklık arayan ve ahirete de küfredenlerdir.

   Onlar, (insanları) Allah'ın yolundan alıkoyan ve onu eğri göstermek isteyenlerdir. Ahireti inkâr edenler de onlardır .

Onlar ki, Allah yolundan döndürmeye çalışırlar ve o yolu eğri büğrü yapmak isterler. Üstelik onlar, evet onlar ahirete de inanmazlar.

19. ayet kelime kelime

  1. ٱلَّذِينَ alladhīna onlar
  2. يَصُدُّونَ yaṣuddūna alıkoyar
  3. عَن ʿan yolundan
  4. سَبِيلِ sabīli
  5. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  6. وَيَبْغُونَهَا wayabghūnahā ve onda ararlar
  7. عِوَجًا ʿiwajan çarpıklık
  8. وَهُم wahum ve onlar (ararlar)
  9. بِٱلْـَٔاخِرَةِ bil-ākhirati ahireti
  10. هُمْ hum onlar
  11. كَٰفِرُونَ kāfirūna inkar edenlerdir

19. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • A’râf 7:45

    ٱلَّذِينَ يَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًا وَهُم بِٱلْـَٔاخِرَةِ كَٰفِرُونَ

    Onlar, Allah yolundan alıkoyan ve yolu eğriltmek isteyen kimselerdir. Aynı zamanda ahireti de inkâr ederler.

  • İbrâhîm 14:3

    ٱلَّذِينَ يَسْتَحِبُّونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا عَلَى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًا أُو۟لَٰٓئِكَ فِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

    Onlar, o kimselerdir ki, dünya hayatını ahiret üzerine tercih edip severler; Allah yolundan alıkoyarlar ve onun eğriliğini isterler. İşte bunlar, hakdan çok uzak bir sapıklık içindedirler.

  • Fussilet 41:7

    ٱلَّذِينَ لَا يُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ كَٰفِرُونَ

    Onlar ki hem zekâtı vermezler, hem de onlar Âhireti inkâr edenlerin ta kendileridir.

  • Yûsuf 12:37

    قَالَ لَا يَأْتِيكُمَا طَعَامٌ تُرْزَقَانِهِۦٓ إِلَّا نَبَّأْتُكُمَا بِتَأْوِيلِهِۦ قَبْلَ أَن يَأْتِيَكُمَا ذَٰلِكُمَا مِمَّا عَلَّمَنِى رَبِّىٓ إِنِّى تَرَكْتُ مِلَّةَ قَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَهُم بِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ كَٰفِرُونَ

    Yûsuf dedi ki: “Size, rızık olarak verilen yemek henüz ulaşmadan ben size onun ne olduğunu mutlaka haber veririm. Bu, bana Rabbimin öğrettiklerindendir. Ben, Allah’a iman etmeyen ve ahireti inkâr eden bir milletin dinini terk ettim.”

Hûd Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ