İki deniz birbirine eşit olmaz. Bu tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi kolaydır. Şu da tuzludur, acıdır. Hepsinden de taze et yersiniz ve giyeceğiniz süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfuyla rızık aramanız için gemilerin onu yararak gittiğini görürsün. Belki artık şükredersiniz.
Fâtır Suresi’nin 12. ayeti (35:12) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 436. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Fâtır Suresi 12. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
12. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
İki deniz birbirine eşit olmaz. O iki denizden birinin suyu çok tatlıdır ve tatlılığı sebebi ile içimi kolaydır. Diğeri ise tuzlu ve acıdır. Tuzlu olması sebebi ile içimi zordur. Her iki denizden de taze et yersiniz. Yediğiniz bu taze et denizde bulunan balıklardır. Ve yine bu iki denizden de ziynet olarak takındığınız inci ve mercan çıkarırsınız. Ticaret gemilerin denizleri yararak gelip gittiklerini görürsün. Sizler böylece ticaret yaparak Yüce Allah'ın dünya nimetlerini elde etmek istersiniz. Umulur ki Allah'ın sizi nimetlendirdiği pek çok nimete karşı şükredersiniz.
12. Bu buyruk, Yüce Allah’ın kudretini, hikmetinin ve rahmetinin kesintisiz olduğunu, buna bağlı olarak da yeryüzünde bulunan herkesin faydasına olmak üzere iki ayrı deniz/su yaratmış olduğunu ve bunların birbirlerinin aynı olmadığını haber vermektedir. Çünkü yaratılmışların maslahatı, nehirlerin tatlı ve kolay içimli olmasını gerektirir. Böylelikle bu sudan içerler, bağ ve bağçe yaparlar ve çiftçilikle uğraşanlar da ondan yararlanırlar. Denizin de acı ve tuzlu olması gerekir ki yeryüzünü kuşatan hava, denizde ölen canlıların kokularından dolayı bozulmasın. Diğer taraftan deniz (nehirler … Devamını oku
Denizin insanların hizmetine verilmesi, gece ile gündüzün biribirini takip etmesi, güneş ve ayın (insanların) hizmetine sunulması Allah'ın insanlar üzerindeki nimetlerindendir. Fakat bu nimetler alışılmış olduğu için insanlar bundan gafildirler.
Müşriklerin akılsızlıkları beyan edilmiştir. Zira onlar işitmeyen ve akıl etmeyen putlara dua etmektedirler.
İnsan sürekli olarak Allah'a muhtaç bir şekilde yaşar. Hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç olmamak Yüce Allah'ın kemal sıfatlarındandır.
Bir kimsenin nefsinin arınması kulun kendisine bağlıdır. Kul; isterse nefsini korur, isterse zayi eder.
12. ayetin diğer mealleri
İki deniz eşit değildir. Biri tatlıdır, susuzluğu giderir ve içimi kolaydır; diğeri tuzlu ve acıdır. Hepsinden de taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Gemilerin suları yarıp gittiğini görürsün. Bunlar, O’nun verdiği nimetleri aramanız ve O’na şükretmeniz içindir.
İki deniz birbirine eşit olmaz. Bu tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi kolaydır. Şu da tuzludur, acıdır (boğazı yakar). Hepsinden de taze et (balık) yersiniz ve giyeceğiniz süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan (nasibinizi) arayıp da şükretmeniz için gemilerin, denizi yarıp gittiğini görürsün.
Hem iki deniz eşit olmuyor. Şu tatlı, hararet keser, içerken (boğazdan) kayar; şu da tuzlu, yakar kavurur. Bununla beraber her birinden taze bir et yersiniz ve bir ziynet çıkarır, giyinirsiniz. Allah'ın lütfundan nasib arayasınız diye suyu yara yara giden gemileri de görürsün. Gerek ki şükredeceksiniz.
12. ayet kelime kelime
وَمَاwamāve olmaz
يَسْتَوِىyastawīeşit
ٱلْبَحْرَانِl-baḥrāniiki deniz
هَٰذَاhādhāşu
عَذْبٌʿadhbuntatlıdır
فُرَاتٌfurātunsusuzluğu keser
سَآئِغٌsāighun(boğazdan) kayar
شَرَابُهُۥsharābuhuiçimi
وَهَٰذَاwahādhāşu da
مِلْحٌmil'ḥuntuzludur
أُجَاجٌujājunacıdır
وَمِنwaminve
كُلٍّkullinhepsinden
تَأْكُلُونَtakulūnayersiniz
لَحْمًاlaḥmanet
طَرِيًّاṭariyyantaze
وَتَسْتَخْرِجُونَwatastakhrijūnave çıkarırsınız
حِلْيَةًḥil'yatansüs
تَلْبَسُونَهَاtalbasūnahātakındığınız
وَتَرَىwatarāve görürsün
ٱلْفُلْكَl-ful'kagemilerin
فِيهِfīhiorada
مَوَاخِرَmawākhira(denizi) yarıp gittiğini
لِتَبْتَغُوا۟litabtaghūpayınızı aramanız için
مِنminlutfundan
فَضْلِهِۦfaḍlihi
وَلَعَلَّكُمْwalaʿallakumve umulur ki
تَشْكُرُونَtashkurūnaşükredersiniz
12. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Yine taze bir et yiyesiniz ve içinden giyeceğiniz ziynet eşyasını çıkarasınız diye denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde suları yara yara akıp gittiklerini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.