Enbiyâ Suresi’nin 45. ayeti (21:45) Mekki bir surededir; 17. cüzde, Mushaf’ın 326. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Enbiyâ Suresi 45. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
45. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- De ki: -Ey İnsanlar!- Rabbimin bana indirdiği vahiyle Allah'ın azabından sizi korkutuyorum. Sağır olanlar Allah'ın azabı ile korkutulduklarında, çağrıldıkları hakkı kabul etme kastıyla dinlemezler.
45. Ey Muhammed! Bütün insanlara de ki: “Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.” Yani ben ancak bir Rasûlüm. Ben size kendiliğimden bir şey getirmiyorum. Allah’ın hazineleri de yanımda değildir, gaybı da bilmem. Sizlere melek olduğumu da söylemiyorum. Ben, sizleri ancak Allah’ın bana göndermiş olduğu vahiylerle korkutup uyarıyorum. Eğer benim çağrımı kabul edecek olursanız esasen siz Allah’ın çağrısını kabul etmiş olacaksınız. Bundan dolayı da O, sizi mükâfaatlandıracaktır. Şâyet yüz çevirir ve karşı koyarsanız benim elimde hiçbir şey yoktur. İş bütünü ile Allah’ın elindedir, takdir her şeyiyle … Devamını oku
Günahları itiraf etmek, ancak vakti geçmeden önce tövbe edilirse kişiye fayda verir.
Allah'ın hakkında adalet ispat edilmiş ve zulüm O'ndan reddedilmiştir.
Yüce Allah'a davet ederken delillerin kuvvetli olması çok önemlidir.
Körü körüne taklit etmek zararlıdır.
Münkerin ortadan kaldırılması aşama aşamadır. En kolay olandan başlanır. İbrahim -aleyhisselam- kavminin içinde bulunduğu münkeri söz ve delili açıkça ilan ederek başlamış, sonra da fiilî olarak değiştirmeye geçmiştir.
45. ayetin diğer mealleri
De ki: Sizi ancak vahiy ile uyarıyorum. Uyarıldıkları zaman ancak sağırlar çağrıyı işitmez.
De ki: Ben, sadece, vahiy ile sizi ikaz ediyorum. Fakat, sağır olanlar, ikaz edildikleri zaman bu çağrıyı duymazlar,
De ki: "Ben sizi ancak vahiyle korkutup uyarıyorum," uyarıldıkları zaman sağırlar çağrıyı duymazlar.
Kitap ortaya konur. Günahkârları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki; küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
(Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) “Yavrum! Şüphesiz yapılan iş, bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Şüphesiz Allah Latîf'tir/en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”