En’âm Suresi’nin 55. ayeti (6:55) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 134. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
En’âm Suresi 55. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
55. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Zikredileni sana açıklayıp gösterdiğimiz gibi delillerimizi ve hüccetlerimizi batıl ehline karşı açıklıyoruz. Aynı zamanda günahkârların yolundan ve metotlarından sakınmak, tedbirli ve ihtiyatlı olmak için açıklıyoruz.
55. “Günahkârların” Allah’ın azap ve gazabına ulaştıran “yolu belli olsun diye âyetleri işte böyle açıklıyoruz.” Âyetleri böylelikle açıklıyor ve beyan ediyoruz, hidâyet ile sapıklık, doğruluk ile eğrilik yollarını birbirinden ayırt ediyoruz. Tâ ki böylece hidâyet bulacak olanlar doğru yolu bulsunlar ve izlenmesi gereken hak da açık seçik ortaya çıksın. Ayrıca günahkârların yolu açık seçik ortaya çıkacak olursa, o yoldan sakınmak ve uzak durmak mümkün olacaktır. Onların yolları şüpheli kalır ve net bir şekilde ortaya çıkmayacak olursa durum böyle olmaz. Onların yolları da açıkça ortaya çıkmadan bu üstün maksat gerçekleşemez.
Allah Teâlâ kulların bazılarını bazılarına fitne kılar. Rızıkta, küfür ve iman etmede dereceleri birbirlerinden farklıdır. Rızkın genişliği ve darlığı küfür ve imana bağlı değildir.
Güler yüzlü olmak, selam vermek, sade olmak ve arkadaşlarının mutluluğu ile mutluluk duymak davetçi olan kimsenin ahlakındandır.
Hakka davet eden kimse akidesinde, menhecinde ve davranışlarında hevâ ve hevesten sakınmalıdır.
Gayb ilminde Allah -Azze ve Celle-'in tek başına olduğu, hiç bir ortağının bulunmadığı ve bu hususta ilminin genişliği ispat edilmiştir. Şüphesiz hiçbir şey O'na gizli kalmaz ve mahlukatı hakkında hiçbir şeyi unutmaz. Her şey en ince ayrıntısına kadar Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın katında yazılmış kayıt altındadır.
55. ayetin diğer mealleri
Günahkârların yolu iyice belli olsun diye ayetleri işte böyle apaçık bir şekilde açıklıyoruz.
Böylece suçluların yolu belli olsun diye âyetleri iyice açıklıyoruz.
Suçluların tuttuğu yol açığa çıksın diye, âyetleri işte böyle genişçe açıklıyoruz.
Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O; yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.
Bize bu dünyada ve ahirette iyilik yaz; biz sana (tevbe ile) yöneldik. Allah: "Azabıma dilediğimi uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Rahmetimi takvalı olanlara, zekât verenlere ve ayetlerimize iman etmiş olanlara yazacağım." dedi.