İçeriğe geç

A’râf Suresi 156. Ayet

سورة الأعراف، الآية ١٥٦

7:156 9. cüz 17. hizb Mushaf’ta 170. sayfa Mekki sure

7:156 ayetinin metni

وَٱكْتُبْ لَنَا فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى ٱلْـَٔاخِرَةِ إِنَّا هُدْنَآ إِلَيْكَ قَالَ عَذَابِىٓ أُصِيبُ بِهِۦ مَنْ أَشَآءُ وَرَحْمَتِى وَسِعَتْ كُلَّ شَىْءٍ فَسَأَكْتُبُهَا لِلَّذِينَ يَتَّقُونَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلَّذِينَ هُم بِـَٔايَٰتِنَا يُؤْمِنُونَ ۝١٥٦

Okunuşu

wa-uk'tub lanā fī hādhihi l-dun'yā ḥasanatan wafī l-ākhirati innā hud'nā ilayka qāla ʿadhābī uṣību bihi man ashāu waraḥmatī wasiʿat kulla shayin fasa-aktubuhā lilladhīna yattaqūna wayu'tūna l-zakata wa-alladhīna hum biāyātinā yu'minūna

Meal

Bize bu dünyada ve ahirette iyilik yaz; biz sana (tevbe ile) yöneldik. Allah: "Azabıma dilediğimi uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Rahmetimi takvalı olanlara, zekât verenlere ve ayetlerimize iman etmiş olanlara yazacağım." dedi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 156. ayeti (7:156) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 170. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 156. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

156. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Bizleri bu hayatta nimetlerle, esenlikle ikramda bulundukların, salih amel yapmaya muvaffak ettiklerin, kendilerine ahirette cenneti hazırladığın salih kullarından kıl. Kuşkusuz biz sana tövbe ettik, taksiratımızı itiraf ederek sana döndük. Allah Teâlâ da şöyle buyurmuştur: "Azabıma, bedbahtlığa götürecek amelleri işleyenlerden istediğimi uğratırım. Rahmetim ise dünyada her şeyi kuşatmıştır. Allah'ın rahmeti, ihsanı ve lütfu her kula ulaşmıştır. Rahmetimi ahirette emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkanlara, mallarının zekâtını hak edenlere verenlere ve bizim ayetlerimize inananlara yazacağım."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

156. Mûsâ aleyhisselam duasının devamında şöyle dedi: “Bize hem bu dünyada” faydalı ilim, geniş rızık ve salih amel gibi güzellikler “hem de âhirette iyilik” Yüce Allah’ın salih dostlarına hazırlamış olduğu mükâfatı “yaz. Biz sana döndük” kusurlu olduğumuzu ikrar ederek sana döndük ve bütün işlerimizde sana yöneldik. “Allah buyurdu ki: Ben kimi dilersem onu azabıma uğratırım.” Azabı gerektiren sebepleri işleyerek bedbaht olan kimseleri azabıma duçar ederim. “Rahmetim ise her şeyi” ulvi ve süfli alemi, iyiyi ve kötüyü, mü’mini ve kâfiri “kuşatmıştır.” Allah’ın rahmeti kendisine ulaşmayan … Devamını oku

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 156-159. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 170. sayfası).

  • Tevrat ve İncil, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğine ve doğruluğuna delalet eden apaçık delilleri ihtiva etmiştir.
  • Allah'ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Fakat Allah'ın rahmetinin kulları hakkında farklı mertebeleri vardır. Kişinin imanı ve salih ameline göre değişir.
  • Duruma göre dua bazen genel bazen de tafsilatlı olabilir. Musa, bu konumda duasını genel olarak yapmıştır.
  • Allah -Azze ve Celle-'nin adaletli olmasının örneklerinden bir tanesi de azınlık olan Mümin taifeye insaf ve merhamet etmesidir. Öyleki İsrailoğulları'nın kemâle aykırı olan ve hidayetle çelişen özelliklerini zikretmiştir. Belki bazı kimseler bu sıfatların hepsine ait olduğu zannına kapılabilir. Bundan dolayı Allah Teâlâ onlar arasında hakka tabi olup hakka çağıran, istikamet üzere bulunan bir topluluk olduğunu zikredip, beyan etmiştir.

156. ayetin diğer mealleri

Bize bu dünyada ve ahirette iyilik yaz; biz sana (tevbe ile) yöneldik. Allah: Azabıma dilediğimi uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Rahmetimi sakınanlara/takvalı olanlara ve zekat verenlere ve ayetlerimize iman etmiş olanlara yazacağım, dedi.

  Bize, bu dünyada da iyilik yaz ahirette de. Şüphesiz biz sana döndük.» Allah buyurdu ki: Kimi dilersem onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatır. Onu, sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.

"Ve bize hem bu dünyada bir iyilik yaz, hem de ahirette. Biz gerçekten de tevbe edip senin hidayetine döndük." Buyurdu ki, azabım var, onu dilediğime isabet ettiririm, rahmetim de vardır , o ise her şeyi kaplamış ve kuşatmıştır. Onu da özellikle korunanlara, zekatını verenlere ve âyetlerimize inananlara mahsus kılacağım.

156. ayet kelime kelime

  1. وَٱكْتُبْ wa-uk'tub ve yaz
  2. لَنَا lanā bize
  3. فِى fī bu
  4. هَٰذِهِ hādhihi
  5. ٱلدُّنْيَا l-dun'yā dünyada
  6. حَسَنَةً ḥasanatan iyilik
  7. وَفِى wafī ve
  8. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ākhirati ahirette
  9. إِنَّا innā biz
  10. هُدْنَآ hud'nā yöneldik
  11. إِلَيْكَ ilayka sana
  12. قَالَ qāla (Alah) buyurdu ki
  13. عَذَابِىٓ ʿadhābī azabıma
  14. أُصِيبُ uṣību uğratırım
  15. بِهِۦ bihi onu
  16. مَنْ man kimseyi
  17. أَشَآءُ ashāu dilediğim
  18. وَرَحْمَتِى waraḥmatī ve rahmetim ise
  19. وَسِعَتْ wasiʿat kaplamıştır
  20. كُلَّ kulla her
  21. شَىْءٍ shayin şeyi
  22. فَسَأَكْتُبُهَا fasa-aktubuhā onu yazacağım
  23. لِلَّذِينَ lilladhīna kimselere
  24. يَتَّقُونَ yattaqūna korunanlara
  25. وَيُؤْتُونَ wayu'tūna ve verenlere
  26. ٱلزَّكَوٰةَ l-zakata zekatı
  27. وَٱلَّذِينَ wa-alladhīna ve kimselere
  28. هُم hum onlar
  29. بِـَٔايَٰتِنَا biāyātinā ayetlerimize
  30. يُؤْمِنُونَ yu'minūna inanıyorlar

156. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Mü’min 40:7

    ٱلَّذِينَ يَحْمِلُونَ ٱلْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُۥ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَىْءٍ رَّحْمَةً وَعِلْمًا فَٱغْفِرْ لِلَّذِينَ تَابُوا۟ وَٱتَّبَعُوا۟ سَبِيلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ

    Şu Arşı yüklenenler ve etrafında bulunanlar Rablerini hamt ile tesbih ederler. Ona iman ederler, Müminlere de mağfiret dilerler. “Rabbimiz rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. Tevbe edenlere ve senin yolunu izleyenlere mağfiret buyur ve onları cehennem azabından koru.

  • En’âm 6:54

    وَإِذَا جَآءَكَ ٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَٰتِنَا فَقُلْ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلَىٰ نَفْسِهِ ٱلرَّحْمَةَ أَنَّهُۥ مَنْ عَمِلَ مِنكُمْ سُوٓءًۢا بِجَهَٰلَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنۢ بَعْدِهِۦ وَأَصْلَحَ فَأَنَّهُۥ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Ayetlerimize iman edenler yanına geldikleri zaman de ki: "Selam size! Rabbiniz, rahmet etmeyi kendi üzerine yazmıştır. İçinizden kim cahillikle bir kötülük işler de ardından tevbe edip salih ameller işlerse, şüphesiz Allah çokça bağışlayandır, çokça merhamet edendir."

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:201

    وَمِنْهُم مَّن يَقُولُ رَبَّنَآ ءَاتِنَا فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى ٱلْـَٔاخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ

    İnsanlardan: “Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru!” diyen kimseler de vardır.

  • Nahl 16:30

    وَقِيلَ لِلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ مَاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمْ قَالُوا۟ خَيْرًا لِّلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةٌ وَلَدَارُ ٱلْـَٔاخِرَةِ خَيْرٌ وَلَنِعْمَ دَارُ ٱلْمُتَّقِينَ

    Allah’tan sakınan/takvalı olan kimselere; “Rabbiniz size ne indirdi?” denildiğinde, “İyilik/hayır!” diye karşılık verirler. Bu dünyada güzel amel işleyenlere “iyilik” vardır. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Allah’tan sakınanların/takvalı olanların yurdu ne güzeldir.

  • Zümer 39:10

    قُلْ يَٰعِبَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ لِلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةٌ وَأَرْضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةٌ إِنَّمَا يُوَفَّى ٱلصَّٰبِرُونَ أَجْرَهُم بِغَيْرِ حِسَابٍ

    De ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkup sakının. Bu dünyada iyilik etmekte olanlar için bir iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir.”

A’râf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ