İçeriğe geç

En’âm Suresi 35. Ayet

سورة الأنعام، الآية ٣٥

6:35 7. cüz 13. hizb Mushaf’ta 131. sayfa Mekki sure

6:35 ayetinin metni

وَإِن كَانَ كَبُرَ عَلَيْكَ إِعْرَاضُهُمْ فَإِنِ ٱسْتَطَعْتَ أَن تَبْتَغِىَ نَفَقًا فِى ٱلْأَرْضِ أَوْ سُلَّمًا فِى ٱلسَّمَآءِ فَتَأْتِيَهُم بِـَٔايَةٍ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَمَعَهُمْ عَلَى ٱلْهُدَىٰ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْجَٰهِلِينَ ۝٣٥

Okunuşu

wa-in kāna kabura ʿalayka iʿ'rāḍuhum fa-ini is'taṭaʿta an tabtaghiya nafaqan fī l-arḍi aw sullaman fī l-samāi fatatiyahum biāyatin walaw shāa l-lahu lajamaʿahum ʿalā l-hudā falā takūnanna mina l-jāhilīna

Meal

Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, bir tünel açıp yerin dibine inerek yahut göğe de bir merdiven dayayıp onlara bir ayet getirmeye gücün yeterse (hiç durma yap)! Eğer Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzere toplardı. O halde sakın cahillerden olma!

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

En’âm Suresi’nin 35. ayeti (6:35) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 131. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

En’âm Suresi 35. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

35. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul!- Eğer getirmiş olduğun hakka karşı seni yalanlamaları ve yüz çevirmeleri sana ağır geliyor ise, gücün yettiği takdirde yerin içine inebileceğin bir tünel ya da göğe çıkabileceğin bir merdiven bul ve seni desteklediğimiz (mucizelerin) dışında onlara istedikleri mucizeyi getir. Allah dileseydi, onları elbette senin getirmiş olduğun hidayetin üzerine toplardı. Fakat O derin bir hikmet sebebi ile bunu istemedi. Öyleyse bu durumla ilgi cahillerden olma. Sakın iman etmemelerinden dolayı kendini üzüntüyle yıpratma.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

35. “Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geliyorsa” onlara düşkünlüğün, iman etmelerini arzu edişin sebebi ile bu tutumları sana ağır geliyorsa sen bu yolda iman etmeleri için elinden geleni yap. Ancak Allah’ın hidâyete erdirmek istemediğini hidâyete erdirmeye gücün yetmez. “haydi yere bir menfez açıp yahut göğe bir merdiven dayayıp da onlara bir mucize getirmeye gücün yetiyorsa (hiç durma yap)!” Bunun dahi onlara hiçbir faydası olmayacaktır. Bu buyruk ile Peygamber’e bu gibi inatçıların hidâyet bulmalarına dair ümit beslememesi telkin edilmektedir. “Allah dileseydi onları muhakkak hidâyet … Devamını oku

En’âm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

En’âm suresinin 28-35. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 131. sayfası).

  • Allah Teâlâ'nın, kıyamet meydanında ibadet eden ve ibadet edilenleri, tabi olanlarla tabi olunanları birbirleri hakkında şahitlik yapmaları için bir araya toplaması O'nun adaletli olmasındandır.
  • Kur'an'ı her dinleyen ondan istifade edemez. Belki kalbinin mühürlenmesi ya da faydalanmasını engelleyecek sağırlık ve benzeri gibi engeller bulunabilir.
  • Müşriklerin açıktan yalanlamalarına rağmen, kendi nefislerinde Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğunu bildikleri beyan edilmiştir.
  • Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in karşılaştığı yalanlama sadece ona özel değildir. Dolayısıyla bu hususunda kendisi teselli edilip, gönlü alınmıştır. Bilakis yalanlama müşriklerin önceki peygamberlere karşı izledikleri bir yöntemleridir.

35. ayetin diğer mealleri

Eğer, onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, yerde bir delik veya gökte bir merdiven bulmaya gücün yeterse onlara (başka) bir mucize getir. Allah dileseydi, onları hidayet üzerinde toplardı. Öyleyse, cahillerden olma!

  Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldi ise, yapabilirsen yerin içine inebileceğin bir tünel ya da göğe çıkabileceğin bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplayıp birleştirirdi. O halde sakın cahillerden olma!

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi gücün yetiyorsa yerin içine (inebileceğin) bir delik, ya da göğe (çıkabileceğin) bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplardı. O halde cahillerden olma!

35. ayet kelime kelime

  1. وَإِن wa-in ve eğer
  2. كَانَ kāna ağır geldiyse ك و ن
  3. كَبُرَ kabura ك ب ر
  4. عَلَيْكَ ʿalayka sana
  5. إِعْرَاضُهُمْ iʿ'rāḍuhum onların yüz çevirmesi ع ر ض
  6. فَإِنِ fa-ini haydi
  7. ٱسْتَطَعْتَ is'taṭaʿta yapabilirsen ط و ع
  8. أَن an ara ki
  9. تَبْتَغِىَ tabtaghiya ب غ ي
  10. نَفَقًا nafaqan bir delik ن ف ق
  11. فِى fī içine
  12. ٱلْأَرْضِ l-arḍi yerin أ ر ض
  13. أَوْ aw ya da
  14. سُلَّمًا sullaman bir merdiven س ل م
  15. فِى fī göğe
  16. ٱلسَّمَآءِ l-samāi س م و
  17. فَتَأْتِيَهُم fatatiyahum onlara getiresin أ ت ي
  18. بِـَٔايَةٍ biāyatin bir mu'cize أ ي ي
  19. وَلَوْ walaw şayet
  20. شَآءَ shāa dileseydi ش ي أ
  21. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  22. لَجَمَعَهُمْ lajamaʿahum elbette onları toplardı ج م ع
  23. عَلَى ʿalā üzerinde
  24. ٱلْهُدَىٰ l-hudā hidayet ه د ي
  25. فَلَا falā o halde olma
  26. تَكُونَنَّ takūnanna ك و ن
  27. مِنَ mina cahillerden
  28. ٱلْجَٰهِلِينَ l-jāhilīna ج ه ل

35. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Yûnus 10:99

    وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ لَـَٔامَنَ مَن فِى ٱلْأَرْضِ كُلُّهُمْ جَمِيعًا أَفَأَنتَ تُكْرِهُ ٱلنَّاسَ حَتَّىٰ يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

    Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların tümü iman ederdi. Öyleyken insanları iman etmeye sen mi zorlayacaksın?

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ