"Allah’ın verdiği söz haktır ve kıyametin kopacağında şüphe yoktur." denildiği zaman: "Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz. Yalnız onun hakkında (gerçekten olacağını) sadece zannediyoruz. Bu konuda kesin bir bilgi sahibi değiliz" derdiniz.
Câsiye Suresi’nin 32. ayeti (45:32) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 501. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Câsiye Suresi 32. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
32. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Sizlere"Allah'ın -kullarını tekrar diriltip hak ettikleri karşılıklarını vereceği sözü- haktır; gerçekten onda bir şüphe yoktur." denildiği zaman siz de şöyle derdiniz: "Biz bu kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz. Biz yalnızca onun meydana geleceği hakkında zayıf bir zan içindeyiz. Kıyametin kopacağına dair kesin bir bilgi sahibi değiliz."
32. Yine Yüce Allah, onları şu buyrukları ile de azarlayacaktır: “Allah’ın vaadi haktır ve Kıyamet hakkında şüphe yoktur’, denildiğinde de siz” bunları inkâr ederek “şöyle derdiniz: Kıyamet nedir biz bilmeyiz. Bizim (onun vukuu hakkındaki bilgimiz) sadece tahminden ibarettir, yoksa kesin bir bilgiye sahip değiliz.” Bu, onların dünyada iken öldükten sonra dirilişler hakkindeki tutumlarıdır. Onları onu inkâr etmiş ve öldükten sonra diriliş haberini getirenlerin sözlerini de reddetmişlerdi.
Hevâ ve hevese tabi olmak sahibini helak eder ve muvaffak olma sebeplerini engeller.
Kıyamet günü son derece şiddetli ve korkunçtur.
Şüphesiz zan, haktan (ilimden) hiçbir şeyin yerine geçmez. Özellikle itikat alanında.
32. ayetin diğer mealleri
Allah’ın verdiği söz haktır ve kıyametin kopacağında şüphe yoktur, denildiği zaman: Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz. Yalnız onun hakkında (gerçekten olacağını) sadece zannediyoruz. Bu konuda kesin bir bilgi sahibi değiliz.
«Allah'ın vaadi gerçektir, kıyamet gününde şüphe yoktur» dendiği zaman: Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz, onun bir tahminden ibaret olduğunu sanıyoruz; (onun hakkında) kesin bir bilgi elde etmiş değiliz, demiştiniz.
Allah'ın vaadi gerçektir. "O kıyâmetin geleceğinde şüphe yoktur." denildiğinde "Kıyamet nedir bilmiyoruz." Yalnız bir zandan ibârettir sanıyoruz. Fakat bu hususta kesin bir bilgimiz yok." derdiniz.
Şu halde sen sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Onlara vaadettiklerimizin bir kısmını sana göstersek de senin dünya hayatını sona erdirsek de, sonuçta bize döndürülürler.