alladhīna yanquḍūna ʿahda l-lahi min baʿdi mīthāqihi wayaqṭaʿūna mā amara l-lahu bihi an yūṣala wayuf'sidūna fī l-arḍi ulāika humu l-khāsirūna
Meal
Onlar, Allah ile yapılan sözleşmeyi kabul ettikten sonra bozan, Allah’ın, birleştirilmesini emrettiği şeyi koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlardır. İşte kaybedecek olanlar onlardır.
Bakara Suresi’nin 27. ayeti (2:27) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 5. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 27. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
27. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah'ın kendileriyle yalnızca O'na ibadet etmeyi ve kendisinden önce rasûllerin haber verdiği rasûlüne ittiba etme sözünü aldığı, akrabalık bağı gibi Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi kesen ve yeryüzünde günahlar ile fesadı yaymak için çaba sarfeden bu kimselerin dünya ve ahiretteki nasipleri eksiktir.
27. “O (fasıklar) Allah’ın ahdini sağlamlaştırdıktan sonra bozarlar.” Bu buyruktaki “ahid” hem onlar ile Rab’leri arasında, hem de onlar ile diğer insanlar arasında olan ve bağlı kalmayı ağır sözlerle ve bağlayıcı hükümlerle pekiştirdikleri bütün ahitleri kapsamaktadır. İşte onlar bu ahitlere hiçbir şekilde aldırmazlar. Aksine onları bozarlar. Allah’ın emirlerini terk eder, yasaklarını çiğnerler. Kendileri ile diğer insanlar arasındaki ahitlere de riayet etmezler. “Allah’ın birleştirilmesini emrettiği şeyleri koparırlar.” Bu buyruğun kapsamına da pek çok şey girmektedir. Şöyle ki Yüce Allah … Devamını oku
Cennetteki nimetlerin mükemmel olmasının sebeplerinden biri de, sunulan lezzetlerini hiçbir tedirginlik ve sıkıntının bulandırmaması, bunlara hiçbir zararın karışmamasıdır.
Allah Teâlâ'nın vermiş olduğu misallerden ancak müminler istifade eder. Çünkü onlar içtenlikle hidayeti isteyen ve hakkıyla onu talep eden kimselerdir.
Fasıkların en belirgin özelliklerinden biri de Allah ve insanlar ile yapmış oldukları anlaşmaları bozmaları, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyleri koparmaları ve yeryüzünde fesat çıkarmak için çaba sarf etmeleridir.
Eşyada asıl olan temizlik ve mübahlıktır. Çünkü Allah Teâlâ yeryüzündeki her şeyi kulları için yaratarak onlara bol bol nimetler vermiştir.
27. ayetin diğer mealleri
Ki onlar, Allah ile yapılan sözleşmeyi kabul ettikten sonra bozanlar, Allah’ın, birleştirilmesini emrettiği şeyi parçalayanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlardır. İşte kaybedecek olanlar onlardır.
Onlar öyle (fasıklar) ki, kesin söz verdikten sonra Allah'ın ahdini bozarlar (sözlerinden dönerler). Allah'ın, birleştirilmesini emrettiğin (sıla-i rahim) i keserler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır.
Onlar ki, söz verip andlaştıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozarlar. Allah'ın birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte zarara uğrayanlar onlardır.
Hani Rabbin (ezelde) Âdemoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti. Onlar da: “Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)” demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü: “Biz bundan habersizdik” dememeniz içindir. …
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim vaadi yerine getireyim. Yalnızca benden korkun.