Peygamberleri onlara, dedi ki: Allah, Tâlût’u size hükümdar gönderdi. O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layığız. Ona, malca da bir bolluk verilmemiştir, dediler. Peygamber de: Allah, onu sizin üzerinize seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı. Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah’ın lütfu geniştir. O, her şeyi bilendir, dedi.
Bakara Suresi’nin 247. ayeti (2:247) Medeni bir surededir; 2. cüzde, Mushaf’ın 40. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 247. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
247. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Şüphesiz Allah bayrağı altında onunla beraber savaşmanız için Tâlût'u size hükümdar kıldı.” Onların soyluları bu seçimi kınayıp itiraz ederek; “Biz hükümdarlığa ondan daha layık olduğumuz halde o, bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Çünkü o, bir hükümdarın oğlu değildir. Bu hükümdarlığında ona yardımcı olacak geniş bir servete de sahip değildir.” dediler. Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Muhakkak ki Allah, onu sizlerin üzerine hükümdar olarak seçti ve onun ilminin genişliğini ve bedensel gücünü artırdı." Allah mülkünü, hikmeti ve rahmetiyle dilediğine verir. Allah'ın lütfu çok geniştir, dilediğine verir, kullarından kimin müstahak olduğunu bilir.
246-247. Yüce Allah bu kıssayı bu ümmete ibret alsınlar, cihada rağbet etsinler ve ondan yüz çevirmesinler diye anlatmaktadır. Zira sabredenlerin dünyada da âhirette de övülmeye değer âkıbetleri olacaktır. Yüz çevirenler ise her ikisini de kaybetmişlerdir. Yüce Allah’ın haber verdiğine göre; İsrailoğullarından görüş sahibi kimseler ile sözleri etkin kişiler cihad hususunda karşılıklı görüş alışverişinde bulundular ve sonunda peygamberlerinden kendilerine bir hükümdar tayin etmesini isteme kararı aldılar. Bu hükümdarın tayin edilmesi ile aralarındaki anlaşmazlığın sona ermesini, tam bir … Devamını oku
İnsanlara liderlik yapacak olan komutanda bulunması gereken en önemli özelliklerinden birisi de liderlik bilgisi ve gücü taşımasıdır.
Yöneticilere, insanların sözlerini sınayıp, sözlerinin ardından eylemlerine de bakarak onları denedikten sonra inanması hususunda yol gösterilmiştir.
İnsanların, başkalarını değerlendirme ve yargılamadaki ölçüleri, bazen Allah Teâlâ’nın katında doğru değerlendirme olmayabilir. Bilakis Allah -Subhanehu- yarattıkları arasından dilediğini hikmeti ve ilmiyle seçer.
247. ayetin diğer mealleri
Peygamberleri onlara, dedi ki: Allah, Talût’u size hükümdar gönderdi. O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layığız. Ona, malca da bir bolluk verilmemiştir, dediler. Peygamber de: Allah, onu sizin üzerinize seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı. Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah’ın lütfu geniştir. O, her şeyi bilendir, dedi
Peygamberleri onlara: Bilin ki Allah, Tâlût'u size hükümdâr olarak gönderdi, dedi. (Bunun üzerine onlar:) Biz, hükümdârlığa daha lâyık olduğumuz halde, kendisine servet ve zenginlik yönünden geniş imkânlar verilmemişken o bize nasıl hükümdâr olur? dediler. (Peygamberleri de onlara:) «Allah sizin üzerinize onu seçti, ilimde ve bedende ona üstünlük verdi. Allah (fazlı ve lütfu) geniş olan ve herşeyi hakkıyla bilendir» dedi.
Peygamberleri onlara: "Allah, size hükümdar olmak üzere Talût'u gönderdi." demişti. Onlar: "Ona bizim üzerimize hükümdar olmak nereden geldi? Oysa hükümdarlığa biz ondan daha lâyıkız, ona maldan bir genişlik, bir bolluk da verilmemiştir." dediler. Peygamberleri de "Onu sizin başınıza Allah seçmiş ve ona bilgi ve vücut bakımından bir güç, bir genişlik vermiştir." dedi. Hem Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah'ın rahmeti geniştir, o her şeyi bilir.
"Sizin dininize uyanlardan başkasına inanmayın” derler. Ey Rasûlüm! De ki: “Doğru yol, Allah'ın yoludur.” Yine onlar şöyle derler: "(Müslümanlardan) Birine, size verilen ilmi (öğretirseniz onlar bu ilmi öğrenir de) ve (sonra) bunu Rabbinizin huzurunda aleyhinize delil olarak (kullanırlar)” De ki: Nimet ve lütuf Allah’ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah, ihsanı bol olan, her şeyi bilendir.
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki ), Allah (onların yerine) sevdiği bir toplum getirir. Onlar da Allah’ı severler. Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü, Allah yolunda cihat eder ve kınayıcıların kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah (lütfu) geniştir, her şeyi bilendir.
Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir tane gibidir ki, her başakta yüz tane vardır. Allah dilediğine kat kat verir. Allah, ihsanı bol olandır, her şeyi bilendir.
Peygamberleri onlara, “Onun hükümdarlığının alameti, size sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden gelen bir huzur, Mûsâ ailesinin ve Hârûn ailesinin bıraktıklarından kalanlar vardır ve onu melekler taşır. Eğer iman etmişseniz, bunda sizin için apaçık delil vardır” dedi.