İçeriğe geç

Bakara Suresi 217. Ayet

سورة البقرة، الآية ٢١٧

2:217 2. cüz 4. hizb Mushaf’ta 34. sayfa Medeni sure

2:217 ayetinin metni

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلشَّهْرِ ٱلْحَرَامِ قِتَالٍ فِيهِ قُلْ قِتَالٌ فِيهِ كَبِيرٌ وَصَدٌّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَكُفْرٌۢ بِهِۦ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَإِخْرَاجُ أَهْلِهِۦ مِنْهُ أَكْبَرُ عِندَ ٱللَّهِ وَٱلْفِتْنَةُ أَكْبَرُ مِنَ ٱلْقَتْلِ وَلَا يَزَالُونَ يُقَٰتِلُونَكُمْ حَتَّىٰ يَرُدُّوكُمْ عَن دِينِكُمْ إِنِ ٱسْتَطَٰعُوا۟ وَمَن يَرْتَدِدْ مِنكُمْ عَن دِينِهِۦ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ فَأُو۟لَٰٓئِكَ حَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ ۝٢١٧

Okunuşu

yasalūnaka ʿani l-shahri l-ḥarāmi qitālin fīhi qul qitālun fīhi kabīrun waṣaddun ʿan sabīli l-lahi wakuf'run bihi wal-masjidi l-ḥarāmi wa-ikh'rāju ahlihi min'hu akbaru ʿinda l-lahi wal-fit'natu akbaru mina l-qatli walā yazālūna yuqātilūnakum ḥattā yaruddūkum ʿan dīnikum ini is'taṭāʿū waman yartadid minkum ʿan dīnihi fayamut wahuwa kāfirun fa-ulāika ḥabiṭat aʿmāluhum fī l-dun'yā wal-ākhirati wa-ulāika aṣḥābu l-nāri hum fīhā khālidūna

Meal

Sana haram ayı onda savaşmayı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük suçtur, Allah yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram’a (girmeye) engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük suçtur. Fitne (çıkarmak)/şirk ise, öldürmekten daha büyüktür. Güçleri yeterse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden dönüp, kâfir olarak ölürse, işte onlar, amelleri dünyada ve ahirette boşa gidenlerdir. İşte onlar ateş ehlidir. Orada ebedi kalacaklardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Bakara Suresi’nin 217. ayeti (2:217) Medeni bir surededir; 2. cüzde, Mushaf’ın 34. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.

Bakara Suresi 217. ayeti dinleyin

69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (75)

217. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Peygamber! İnsanlar sana haram aylarda zilkade, zilhicce, muharrem ve recep aylarında savaş yapmanın hükmünü soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: “Müşriklerin yapmakta olduğu Allah'ın yolundan alıkoymanın çok çirkin olduğu gibi, bu aylarda savaş yapmakta Allah'ın katında çok büyük ve kınanmış bir suçtur. Aynı şekilde Müminlerin Mescid-i Haram’a girmelerine engel olmak ve Mescid-i Haram’ın ahalisini oradan çıkarmak Allah'ın katında haram aylarda savaş yapmaktan daha da büyüktür.” Onların İçinde bulundukları şirk, savaştan daha büyüktür. Ey Müminler! Müşrikler bunu başarabilecekleri bir yol bulabilseler, sizleri hak olan dininizden batıl olan dinlerine döndürünceye dek savaşıp zulümlerine devam ederler. Sizlerden kim dininden döner ve Allah'a karşı inkâr ile ölürse, bütün salih amelleri batıl olur. O, ahirette cehennem ateşine girerek, orada ebedî olarak kalacaktır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

217. “Sana haram ayı, onda savaşmayı sorarlar” buyruğu ile ilgili olarak cumhur, haram aylarda savaşmanın haram kılınmasının, müşriklerin bulundukları yerde öldürülmesi emri ile nesh edildiği görüşündedir. Bazı müfessirler ise bunun nesh olmadığı görüşündedirler. Çünkü mutlak olan emir, mukayyed olana hamledilir. Bu âyet-i kerime ise mutlak olan savaşma emrinin umumunu kayıtlamaktadır. Çünkü haram ayların meziyetlerinin en büyüğü bu aylarda savaşmanın haram kılınmasıdır. Ancak bu hüküm, yalnızca savaşı başlatmak ile ilgilidir. Savunma kastı ile savaş ise Haram beldede caiz olduğu gibi Haram … Devamını oku

Bakara Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Bakara suresinin 216-219. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 34. sayfası).

  • İşlerin akıbeti hakkında sahip olunan bilgisizlik, kişiyi fayda veren şeyi çirkin görüp zarar veren şeyden hoşlanır duruma getirir. İnsanın üzerine düşen Allah’tan doğruluk ve hidayet istemesidir.
  • İslam dini, muhterem olan şeyleri yüceltmek ve bunlara karşı saldırıları yasaklamak üzere gelmiştir. Bunların en büyüklerinden biri de, insanları Allah Teâlâ'nın yolundan alıkoymaktır.
  • Kâfirlerin, İslam'la ve güç yetirebilseler dinlerinden çıkarana kadar Müslümanlarla savaşı ilelebet devam eder. Allah ise; kâfirlerin tuzaklarını bozup, zayıflatır.
  • Allah Teâlâ’ya iman etmek, O’na hicret etmek ve yolunda cihat etmek, kişiyi Allah’ın rahmet ve mağfiretine kavuşturan en büyük vesilelerdir.
  • Din, kulların maslahatını gözeterek bazı yönleriyle faydalı olsa da geneli zararlı olan şeyleri haram kılmıştır.

217. ayetin diğer mealleri

Sana hürmetli ayda yapılan savaşı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük suçtur, Allah yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram’a (girmeye) engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük suçtur. Fitne (çıkarmak)/şirk ise, öldürmekten daha büyüktür. Güçleri yeterse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden dönüp, kâfir olarak ölürse işte onlar, amelleri dünyada ve ahirette boşa gidenlerdir. İşte onlar ateş ehlidir. Orada ebedi kalacaklardır.

Sana haram ayı, yani onda savaşmayı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük bir günahtır. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek, Allah’ı inkâr etmek, Mescid-i Harâm'ın ziyaretine mâni olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır. Fitne, (bir kimseyi) öldürmekten daha kötüdür. Onlar eğer güçleri yeterse, sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler. Sizden kim, dininden döner ve kâfir olarak ölürse, işte dünya ve âhiretteki amelleri boşa gitmiş olanlar bunlardır; Cehennem ashâbı olanlar da bunlardır ve bunlar orada daimîdirler.

Ey Muhammed! Sana haram aydan ve o ayda savaşmaktan soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak, büyük bir günahtır. Bununla beraber Allah yolundan alıkoymak, O'nu inkar etmek, insanları, Mescid-i Haram'dan menetmek ve halkını oradan çıkarmak, Allah yanında daha büyük bir günahtır ve fitne, öldürmekten daha büyük bir vebaldir. Onlar, güçleri yeterse, sizi dininizden döndürmek için sizinle savaşmaktan hiçbir zaman geri durmazlar. Sizden de her kim, dininden döner ve kâfir olarak can verirse artık onların bütün amelleri, dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. İşte onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır.

217. ayet kelime kelime

  1. يَسْـَٔلُونَكَ yasalūnaka sana soruyorlar س أ ل
  2. عَنِ ʿani ayında
  3. ٱلشَّهْرِ l-shahri ش ه ر
  4. ٱلْحَرَامِ l-ḥarāmi haram ح ر م
  5. قِتَالٍ qitālin savaşmaktan ق ت ل
  6. فِيهِ fīhi onda
  7. قُلْ qul de ki ق و ل
  8. قِتَالٌ qitālun savaş ق ت ل
  9. فِيهِ fīhi O (aylar)da
  10. كَبِيرٌ kabīrun büyük bir günahtır ك ب ر
  11. وَصَدٌّ waṣaddun ve alıkoymak ص د د
  12. عَن ʿan yolundan
  13. سَبِيلِ sabīli س ب ل
  14. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  15. وَكُفْرٌۢ wakuf'run ve inkar etmek ك ف ر
  16. بِهِۦ bihi O'nu
  17. وَٱلْمَسْجِدِ wal-masjidi ve Mescid-i س ج د
  18. ٱلْحَرَامِ l-ḥarāmi Haram(dan) ح ر م
  19. وَإِخْرَاجُ wa-ikh'rāju sürüp çıkarmak خ ر ج
  20. أَهْلِهِۦ ahlihi halkını أ ه ل
  21. مِنْهُ min'hu ondan (Mekke'den)
  22. أَكْبَرُ akbaru daha büyük (bir günahtır) ك ب ر
  23. عِندَ ʿinda yanında ع ن د
  24. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  25. وَٱلْفِتْنَةُ wal-fit'natu ve fitne ف ت ن
  26. أَكْبَرُ akbaru daha büyük(bir günah)tır ك ب ر
  27. مِنَ mina öldürmekten
  28. ٱلْقَتْلِ l-qatli ق ت ل
  29. وَلَا walā vazgeçmezler
  30. يَزَالُونَ yazālūna ز ي ل
  31. يُقَٰتِلُونَكُمْ yuqātilūnakum sizinle savaşmaktan ق ت ل
  32. حَتَّىٰ ḥattā kadar
  33. يَرُدُّوكُمْ yaruddūkum sizi döndürünceye ر د د
  34. عَن ʿan dininizden
  35. دِينِكُمْ dīnikum د ي ن
  36. إِنِ ini eğer
  37. ٱسْتَطَٰعُوا۟ is'taṭāʿū güçleri yetse ط و ع
  38. وَمَن waman ve kim
  39. يَرْتَدِدْ yartadid döner ر د د
  40. مِنكُمْ minkum sizden
  41. عَن ʿan dininden
  42. دِينِهِۦ dīnihi د ي ن
  43. فَيَمُتْ fayamut ve ölürse م و ت
  44. وَهُوَ wahuwa ve o
  45. كَافِرٌ kāfirun kafir olarak ك ف ر
  46. فَأُو۟لَٰٓئِكَ fa-ulāika işte
  47. حَبِطَتْ ḥabiṭat boşa çıkmıştır ح ب ط
  48. أَعْمَٰلُهُمْ aʿmāluhum onların bütün yaptıkları ع م ل
  49. فِى fī dünyada (da)
  50. ٱلدُّنْيَا l-dun'yā د ن و
  51. وَٱلْـَٔاخِرَةِ wal-ākhirati ahirette (de) أ خ ر
  52. وَأُو۟لَٰٓئِكَ wa-ulāika ve onlar
  53. أَصْحَٰبُ aṣḥābu halkıdır ص ح ب
  54. ٱلنَّارِ l-nāri ateş ن و ر
  55. هُمْ hum ve onlar
  56. فِيهَا fīhā orada
  57. خَٰلِدُونَ khālidūna sürekli kalacaklardır خ ل د

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

217. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:39

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    Ayetlerimizi yalanlayıp, inkâr edenler cehennemliktirler. Onlar, orada ebedi kalacaklardır.

  • Âl-i İmrân 3:22

    أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ حَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ

    Bunlar, dünya ve ahirette amelleri boşa çıkanlardır. Bunların bir yardımcısı da yoktur.

  • A’râf 7:36

    وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱسْتَكْبَرُوا۟ عَنْهَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklük taslayanlar, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

  • Âl-i İmrân 3:116

    إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَن تُغْنِىَ عَنْهُمْ أَمْوَٰلُهُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُهُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    Kâfirlerin ne malları ne evlatları Allah’a karşı bir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar ateş ehlidirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

  • Bakara 2:81

    بَلَىٰ مَن كَسَبَ سَيِّئَةً وَأَحَٰطَتْ بِهِۦ خَطِيٓـَٔتُهُۥ فَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    Hayır! günah işleyip günahı kendisini kuşatmış olan kimseler, cehennemlikler işte onlardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Mücâdele 58:17

    لَّن تُغْنِىَ عَنْهُمْ أَمْوَٰلُهُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُهُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    Onların malları da evlatları da Allah katında onlara hiçbir yarar sağlamayacaktır. Onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada ebedîdir.

Bakara Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ