Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihat edenler, işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah günahları bağışlayandır, çokça merhamet edendir.
Bakara Suresi’nin 218. ayeti (2:218) Medeni bir surededir; 2. cüzde, Mushaf’ın 34. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 218. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
218. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah'a ve resulüne iman eden, vatanlarını Allah'a ve resulüne hicret ederek terk eden ve Allah'ın kelimesi en üstün olsun diye savaşanlar, işte onlar Allah'ın rahmetini ve mağfiretini arzularlar. Allah, kullarının günahlarını bağışlar ve onlara merhamet eder.
218. Bu üç çeşit amel, mutluluğun adresi ve ubudiyetin/kulluğun eksenidir. İnsanın kazancı, zarar ve ziyanı bunlarla ortaya çıkar. İmanı ele alalım. Onun faziletini anlatmaya imkân yoktur. Mutluları bedbahtlardan, cennetlikleri cehennemliklerden ayırt edici özelliğe sahip bir esas hakkında ne söylenebilir ki! Kul iman sahibi olduğu takdirde yaptığı hayır işler kabul olunur, ona sahip olmadı mı onun hiçbir harcaması, hiçbir fidyesi, farz ve nafilesi kabul olunmaz. Hicrete gelince; hicret sevilen ve alışılmış şeylerden Allah’ın rızası için ayrılmak demektir. Muhacir vatanını, mallarını, aile … Devamını oku
İşlerin akıbeti hakkında sahip olunan bilgisizlik, kişiyi fayda veren şeyi çirkin görüp zarar veren şeyden hoşlanır duruma getirir. İnsanın üzerine düşen Allah’tan doğruluk ve hidayet istemesidir.
İslam dini, muhterem olan şeyleri yüceltmek ve bunlara karşı saldırıları yasaklamak üzere gelmiştir. Bunların en büyüklerinden biri de, insanları Allah Teâlâ'nın yolundan alıkoymaktır.
Kâfirlerin, İslam'la ve güç yetirebilseler dinlerinden çıkarana kadar Müslümanlarla savaşı ilelebet devam eder. Allah ise; kâfirlerin tuzaklarını bozup, zayıflatır.
Allah Teâlâ’ya iman etmek, O’na hicret etmek ve yolunda cihat etmek, kişiyi Allah’ın rahmet ve mağfiretine kavuşturan en büyük vesilelerdir.
Din, kulların maslahatını gözeterek bazı yönleriyle faydalı olsa da geneli zararlı olan şeyleri haram kılmıştır.
218. ayetin diğer mealleri
İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihat edenler, işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah günahları bağışlayandır, çokça merhamet edendir.
İman edenler ve hicret edip Allah yolunda cihad edenler var ya, işte Allah'ın rahmetini umanlar da bunlardır. Allah, çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
Şüphesiz ki iman edenlere, Allah yolunda hicret edip, cihad edenlere gelince, işte onlar, Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sâbiîlerden kim Allah’a ve ahiret gününe iman eder ve salih amel işlerse; onlara Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlara bir korku yoktur, üzülmeyeceklerdir.
Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sabiilerden kim Allah’a ve ahiret gününe iman eder ve salih amel işlerse, onlara Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlara bir korku yoktur, üzülmeyeceklerdir.
İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (Muhacirler'i) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek Müminlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır.
İman eden, hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselere Allah katında en büyük dereceler vardır. İşte kurtulanlar onlardır.
Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler, Hristiyanlar, Mecûsiler ve Allah’a ortak koşanlar var ya; Allah, kıyamet günü onların aralarında mutlaka hüküm verecektir. Çünkü Allah, her şeye şahittir.
Asıl Müminler, Allah’a ve Rasûlüne iman edip, sonra da hiç şüphe etmeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir. İşte doğrular/sadıklar onlardır.