İçeriğe geç

Bakara Suresi 233. Ayet

سورة البقرة، الآية ٢٣٣

2:233 2. cüz 4. hizb Mushaf’ta 37. sayfa Medeni sure

2:233 ayetinin metni

وَٱلْوَٰلِدَٰتُ يُرْضِعْنَ أَوْلَٰدَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ أَرَادَ أَن يُتِمَّ ٱلرَّضَاعَةَ وَعَلَى ٱلْمَوْلُودِ لَهُۥ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ لَا تُكَلَّفُ نَفْسٌ إِلَّا وُسْعَهَا لَا تُضَآرَّ وَٰلِدَةٌۢ بِوَلَدِهَا وَلَا مَوْلُودٌ لَّهُۥ بِوَلَدِهِۦ وَعَلَى ٱلْوَارِثِ مِثْلُ ذَٰلِكَ فَإِنْ أَرَادَا فِصَالًا عَن تَرَاضٍ مِّنْهُمَا وَتَشَاوُرٍ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا وَإِنْ أَرَدتُّمْ أَن تَسْتَرْضِعُوٓا۟ أَوْلَٰدَكُمْ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِذَا سَلَّمْتُم مَّآ ءَاتَيْتُم بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ ۝٢٣٣

Okunuşu

wal-wālidātu yur'ḍiʿ'na awlādahunna ḥawlayni kāmilayni liman arāda an yutimma l-raḍāʿata waʿalā l-mawlūdi lahu riz'quhunna wakis'watuhunna bil-maʿrūfi lā tukallafu nafsun illā wus'ʿahā lā tuḍārra wālidatun biwaladihā walā mawlūdun lahu biwaladihi waʿalā l-wārithi mith'lu dhālika fa-in arādā fiṣālan ʿan tarāḍin min'humā watashāwurin falā junāḥa ʿalayhimā wa-in aradttum an tastarḍiʿū awlādakum falā junāḥa ʿalaykum idhā sallamtum mā ātaytum bil-maʿrūfi wa-ittaqū l-laha wa-iʿ'lamū anna l-laha bimā taʿmalūna baṣīrun

Meal

Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse, onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir sütanneye) emzirtmek isterseniz örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Bakara Suresi’nin 233. ayeti (2:233) Medeni bir surededir; 2. cüzde, Mushaf’ın 37. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.

Bakara Suresi 233. ayeti dinleyin

69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (75)

233. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Anneler evlatlarını tam iki sene boyunca emzirirler. Bu iki sene sınırı emzirme süresini tamamlamayı isteyen anneler içindir. Boşanmış olan emziren annelerin nafakası ve giyimi ise dine muhalefet etmeyen bir ölçüyle insanların bildikleri örfe göre bebeğin babasının görevidir. Allah hiç kimseyi gücünün ve kudretinin üzerinde bir yükle sorumlu kılmaz. Anne ve babadan herhangi birinin çocuğu diğerinin zararı için kullanması helal olmaz. Eğer çocuğun babası ve hiçbir malı yoksa babanın üzerine olan hakların aynısı çocuğun varisinin sorumluluğudur. Eğer anne ve baba doğan bebeğin maslahatına olan şeylerde birbiriyle istişare ettikten ve karşılıklı razı olduktan sonra çocuğu iki sene tamamlamadan sütten kesmek isterse, o ikisi için bir günah yoktur. Şayet çocuklarınız için annelerinden başka emziren bir kadın tutmak isterseniz, vermeyi anlaştığınız ücreti eksiltmeden veya oyalamadan ona güzelce teslim edip vermenizde sizin için bir günah yoktur. Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkun. Şunu bilin ki, şüphesiz Allah yapmakta olduklarınızı görür. O'na hiçbir şey gizli kalmaz. Yaptığınız amellere göre sizlere karşılığını verecektir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

233. “Anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler” buyruğu emir manasına bir haberdir (yani “emzirsinler” demektir). Burada çocukların iki tam yıl emzirilmesi, ayrıca bir emri gerektirmeyecek kadar kesin bir husus kabul edilmiştir. “Yıl” hem tam bir yıl, hem de yılın büyük bir bölümü hakkında kullanıldığından dolayı “iki tam yıl” kaydı getirilmiş, ardından da “bu, emzirmeyi tamamlamak isteyenler içindir.” buyrulmuştur. Süt emen çocuk iki yılı tamamladı mı artık onun süt emmesi tamamlanmış ve bundan sonra aldığı süt diğer gıdalar seviyesine gelmiş olur. Bundan dolayı iki yıldan sonraki süt emme … Devamını oku

Bakara Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Bakara suresinin 231-233. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 37. sayfası).

  • Evlenmesine engel olarak ya da istemediği bir şeye zorlayarak erkeklerin, velisi olduğu kadına zulmetmesi yasaklanmıştır.
  • Kocasından boşanmış olsa bile din annenin emzirme hakkını muhafaza etmiştir. Çocuğunu emzirdiği sürece kocanın (boşamış olduğu) kadına nafaka vermesi gerekir.
  • Allah Teâlâ, birinin diğerine zarar verme maksadıyla çocuklarını kullanmasını karı kocaya yasaklamıştır.
  • Evlilik hayatıyla alakalı bütün işlerin müzakere ve iki eş arasında karşılıklı rızayla yapılması teşvik edilmiştir.

233. ayetin diğer mealleri

Anneler çocuklarını, baba için tam iki sene emzirirler. Emzirmeyi tamamlatmak isteyen annelerin yiyecek ve giyeceğini uygun bir şekilde sağlamak, çocuk kendisinin olan babaya borçtur. Bir kişiye gücünün üstünde bir şey yüklenmez. Çocuğu yüzünden anne de, çocuk kendisinin olan baba da zarara sokulmamalıdır. (Baba yoksa, çocuk hakkında) Vârise de aynısı (sorumluluklar) düşer. Eğer anne ve baba aralarında danışarak ve anlaşarak (iki yıldan önce) sütten kesmek isterlerse, ikisine de günah yoktur. Çocuklarınızı (süt anneye) emzirtmek isterseniz, vereceğiniz ücreti örfe uygun bir şekilde öderseniz size bir günah yoktur. Allah’tan sakının. Allah’ın, yaptığınız şeyleri gördüğünü bilin.

Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için, anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların örfe uygun olarak beslenmesi ve giyimi baba tarafına aittir. Bir insan ancak gücü yettiğinden sorumlu tutulur. Hiçbir anne, çocuğu sebebiyle, hiçbir baba da çocuğu yüzünden zarara uğratılmamalıdır. Onun benzeri (nafaka temini) vâris üzerine de gerekir. Eğer ana ve baba birbiriyle görüşerek ve karşılıklı anlaşarak çocuğu memeden kesmek isterlerse, kendilerine günah yoktur. Çocuklarınızı (süt anne tutup) emzirtmek istediğiniz takdirde, süt anneye vermekte olduğunuz ücreti iyilikle teslim etmeniz şartıyla, üzerinize günah yoktur. Allah’tan korkun. Bilin ki Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.

Anneler, çocuklarını, emzirmenin tamamlanmasını isteyenler için tam iki yıl emzirirler. Çocuk kendisine ait olan babaya da emzirenlerin yiyecekleri ve giyecekleri geleneklere uygun olarak bir borçtur. Bununla beraber herkes ancak gücüne göre mükellef olur. Çocuğu sebebiyle bir anne de, çocuğu sebebiyle bir baba da zarara sokulmasın. Varise düşen de yine aynı borçtur. Eğer ana ve baba birbirleriyle istişare edip, her ikisinin de rızasıyla çocuğu memeden ayırmak isterlerse kendilerine bir günah yoktur. Eğer çocuklarınızı başkalarına emzirtmek isterseniz vereceğinizi güzel güzel verdikten sonra bunda da size bir günah yoktur. Bununla beraber Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah yaptıklarınızı görür.

233. ayet kelime kelime

  1. وَٱلْوَٰلِدَٰتُ wal-wālidātu ve anneler و ل د
  2. يُرْضِعْنَ yur'ḍiʿ'na emzirirler ر ض ع
  3. أَوْلَٰدَهُنَّ awlādahunna çocuklarını و ل د
  4. حَوْلَيْنِ ḥawlayni iki yıl ح و ل
  5. كَامِلَيْنِ kāmilayni tam ك م ل
  6. لِمَنْ liman kimse için
  7. أَرَادَ arāda isteyen ر و د
  8. أَن an tamamlamak
  9. يُتِمَّ yutimma ت م م
  10. ٱلرَّضَاعَةَ l-raḍāʿata emzirmeyi ر ض ع
  11. وَعَلَى waʿalā üzerinedir
  12. ٱلْمَوْلُودِ l-mawlūdi babanın و ل د
  13. لَهُۥ lahu (çocuk kendisine ait olan)
  14. رِزْقُهُنَّ riz'quhunna onların yiyecekleri ر ز ق
  15. وَكِسْوَتُهُنَّ wakis'watuhunna ve giyecekleri ك س و
  16. بِٱلْمَعْرُوفِ bil-maʿrūfi uygun biçimde ع ر ف
  17. لَا lā yükümlü tutulmaz
  18. تُكَلَّفُ tukallafu ك ل ف
  19. نَفْسٌ nafsun hiç kimse ن ف س
  20. إِلَّا illā başka
  21. وُسْعَهَا wus'ʿahā gücünün yettiğinden و س ع
  22. لَا lā zarara sokulmasın
  23. تُضَآرَّ tuḍārra ض ر ر
  24. وَٰلِدَةٌۢ wālidatun (ne) anne و ل د
  25. بِوَلَدِهَا biwaladihā çocuğu yüzünden و ل د
  26. وَلَا walā ve (ne de)
  27. مَوْلُودٌ mawlūdun baba و ل د
  28. لَّهُۥ lahu (çocuğun aidolduğu)
  29. بِوَلَدِهِۦ biwaladihi çocuğu yüzünden و ل د
  30. وَعَلَى waʿalā ve üzerinde
  31. ٱلْوَارِثِ l-wārithi mirasçının و ر ث
  32. مِثْلُ mith'lu aynı (yükümlülük var)dır م ث ل
  33. ذَٰلِكَ dhālika bunun
  34. فَإِنْ fa-in eğer
  35. أَرَادَا arādā isterlerse ر و د
  36. فِصَالًا fiṣālan sütten kesmek ف ص ل
  37. عَن ʿan rızalarıyla
  38. تَرَاضٍ tarāḍin ر ض و
  39. مِّنْهُمَا min'humā kendi aralarında
  40. وَتَشَاوُرٍ watashāwurin ve danışarak ش و ر
  41. فَلَا falā yoktur
  42. جُنَاحَ junāḥa günah ج ن ح
  43. عَلَيْهِمَا ʿalayhimā kendilerine
  44. وَإِنْ wa-in eğer
  45. أَرَدتُّمْ aradttum isterseniz ر و د
  46. أَن an (sütannesi tutup) emzirtmek
  47. تَسْتَرْضِعُوٓا۟ tastarḍiʿū ر ض ع
  48. أَوْلَٰدَكُمْ awlādakum çocuklarınızı و ل د
  49. فَلَا falā yine yoktur
  50. جُنَاحَ junāḥa bir günah ج ن ح
  51. عَلَيْكُمْ ʿalaykum üzerinize
  52. إِذَا idhā sonra
  53. سَلَّمْتُم sallamtum verdikten س ل م
  54. مَّآ mā şeyi (ücreti)
  55. ءَاتَيْتُم ātaytum verdiğiniz أ ت ي
  56. بِٱلْمَعْرُوفِ bil-maʿrūfi güzelce ع ر ف
  57. وَٱتَّقُوا۟ wa-ittaqū ve korkun و ق ي
  58. ٱللَّهَ l-laha Allah'tan
  59. وَٱعْلَمُوٓا۟ wa-iʿ'lamū ve bilin ki ع ل م
  60. أَنَّ anna şüphesiz
  61. ٱللَّهَ l-laha Allah
  62. بِمَا bimā her şeyi
  63. تَعْمَلُونَ taʿmalūna yaptığınız ع م ل
  64. بَصِيرٌ baṣīrun görmektedir ب ص ر

Bu ayetin geçtiği hadisler

Sahih Sahîh-i Buhârî 5369

Ey Allah’ın Rasûlü! Ebu Selemeoğullarına infakta bulunduğum zaman bana bir ecir var mıdır? Ben onları, sağa sola rızık için koşturmaları için terk etmiyorum. Onlar benim oğullarım, dedim. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Sen onlara infakta bulunduğunda sana ecir vardır.» buyurdu.

Ümmü Seleme -radıyallahu anhâ-’dan rivayet olunduğuna göre o, şöyle demiştir: Ey Allah’ın Rasûlü! Ebu Selemeoğullarına infakta bulunduğum zaman bana bir ecir var mıdır? Ben onları, sağa sola rızık için koşturmaları için terk etmiyorum. Onlar benim oğullarım, dedim. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi…

لَكِ أَجْرُ مَا أَنْفَقْتِ عَلَيْهِمْ ‏"

Râvi: Ümmü Seleme + 2 başka rivayet Şerhli

Diğer hadisler (2)

233. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Lokmân 31:14

    وَوَصَّيْنَا ٱلْإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيْهِ حَمَلَتْهُ أُمُّهُۥ وَهْنًا عَلَىٰ وَهْنٍ وَفِصَٰلُهُۥ فِى عَامَيْنِ أَنِ ٱشْكُرْ لِى وَلِوَٰلِدَيْكَ إِلَىَّ ٱلْمَصِيرُ

    Biz insana anne ve babasını tavsiye ettik. Anası onu zayıflık üstüne zayıflığa düşerek taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yılda olur. "Bana ve ana babana şükret, dönüş yalnız banadır."

  • Ahkâf 46:15

    وَوَصَّيْنَا ٱلْإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيْهِ إِحْسَٰنًا حَمَلَتْهُ أُمُّهُۥ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًا وَحَمْلُهُۥ وَفِصَٰلُهُۥ ثَلَٰثُونَ شَهْرًا حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَبَلَغَ أَرْبَعِينَ سَنَةً قَالَ رَبِّ أَوْزِعْنِىٓ أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ ٱلَّتِىٓ أَنْعَمْتَ عَلَىَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَىَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَٰلِحًا تَرْضَىٰهُ وَأَصْلِحْ لِى فِى ذُرِّيَّتِىٓ إِنِّى تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنِّى مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

    Biz; insana, anne ve babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu güçlük içinde taşımış ve güçlükle doğurmuştur. Onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Ta ki bülûğ çağına ulaştığı ve kırk yaşına eriştiği zaman: "Rabbim! Bana, ana-babama verdiğin nimetine şükretmemi, razı olacağın salih amelleri yapmamı bana ilham et. Benim için soyumu da ıslah et. Ben, sana tevbe ettim ve ben sana teslim olanlardanım." dedi.

  • Nisâ 4:23

    حُرِّمَتْ عَلَيْكُمْ أُمَّهَٰتُكُمْ وَبَنَاتُكُمْ وَأَخَوَٰتُكُمْ وَعَمَّٰتُكُمْ وَخَٰلَٰتُكُمْ وَبَنَاتُ ٱلْأَخِ وَبَنَاتُ ٱلْأُخْتِ وَأُمَّهَٰتُكُمُ ٱلَّٰتِىٓ أَرْضَعْنَكُمْ وَأَخَوَٰتُكُم مِّنَ ٱلرَّضَٰعَةِ وَأُمَّهَٰتُ نِسَآئِكُمْ وَرَبَٰٓئِبُكُمُ ٱلَّٰتِى فِى حُجُورِكُم مِّن نِّسَآئِكُمُ ٱلَّٰتِى دَخَلْتُم بِهِنَّ فَإِن لَّمْ تَكُونُوا۟ دَخَلْتُم بِهِنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ وَحَلَٰٓئِلُ أَبْنَآئِكُمُ ٱلَّذِينَ مِنْ أَصْلَٰبِكُمْ وَأَن تَجْمَعُوا۟ بَيْنَ ٱلْأُخْتَيْنِ إِلَّا مَا قَدْ سَلَفَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

    Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anaları, kendileriyle gerdeğe girmiş olduğunuz karılarınızdan olup evlerinizde büyüttüğünüz üvey kızlarınız, -Eğer analarıyla zifafa girmemiş iseniz (annelerini boşayıp, onlarla nikâh kıymanızda) bir sakınca yoktur- kendi öz oğullarınızın karıları ve iki kız kardeşi birden almanız size haram kılınmıştır. Ancak geçen geçmiştir. (Bu sebeple üzerinize bir günah yoktur). Allah, şüphesiz çok bağışlayıcı ve merhamet edendir.

  • Talâk 65:6–7

    أَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنتُم مِّن وُجْدِكُمْ وَلَا تُضَآرُّوهُنَّ لِتُضَيِّقُوا۟ عَلَيْهِنَّ وَإِن كُنَّ أُو۟لَٰتِ حَمْلٍ فَأَنفِقُوا۟ عَلَيْهِنَّ حَتَّىٰ يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّ فَإِنْ أَرْضَعْنَ لَكُمْ فَـَٔاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ وَأْتَمِرُوا۟ بَيْنَكُم بِمَعْرُوفٍ وَإِن تَعَاسَرْتُمْ فَسَتُرْضِعُ لَهُۥٓ أُخْرَىٰ …

    Boşadığınız kadınları, gücünüz ölçüsünde (iddet süresince) oturduğunuz yerde oturtun. Onları sıkıntıya düşürmek için zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler doğuruncaya kadar nafakalarını verin. Eğer sizin için (ücretle) emzirirlerse, onlara ücretlerini verin. Aranızda maruf/bilinen bir şekilde emredin. Eğer güçlük içine girerseniz, bu durumda (çocuğu) onun (babası) için bir başkası emzirebilir. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:244

    وَقَٰتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    Allah yolunda savaşın ve bilin ki; Allah her şeyi işiten ve bilendir.

  • Bakara 2:110

    وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَمَا تُقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    Namazı kılın, zekâtı verin, kendiniz için önden ne hayır yollarsanız Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı en iyi görendir!

  • Bakara 2:194

    ٱلشَّهْرُ ٱلْحَرَامُ بِٱلشَّهْرِ ٱلْحَرَامِ وَٱلْحُرُمَٰتُ قِصَاصٌ فَمَنِ ٱعْتَدَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱعْتَدُوا۟ عَلَيْهِ بِمِثْلِ مَا ٱعْتَدَىٰ عَلَيْكُمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلْمُتَّقِينَ

    Haram ay, haram aya karşılıktır ve hürmetli olan şeylere karşılık kısas vardır. O halde size saldırana, onun size saldırdığı gibi siz de saldırın. Allah’tan sakının ve Allah’ın takva sahipleriyle beraber olduğunu bilin.

  • Bakara 2:237

    وَإِن طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِن قَبْلِ أَن تَمَسُّوهُنَّ وَقَدْ فَرَضْتُمْ لَهُنَّ فَرِيضَةً فَنِصْفُ مَا فَرَضْتُمْ إِلَّآ أَن يَعْفُونَ أَوْ يَعْفُوَا۟ ٱلَّذِى بِيَدِهِۦ عُقْدَةُ ٱلنِّكَاحِ وَأَن تَعْفُوٓا۟ أَقْرَبُ لِلتَّقْوَىٰ وَلَا تَنسَوُا۟ ٱلْفَضْلَ بَيْنَكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    Eğer onlara mehir biçer de, temas etmeden onları boşarsanız mehrin yarısı onların hakkıdır. Ancak kadınlar bundan vazgeçer ya da nikâh bağı elinde bulunan erkek, mehrin yarısını ve daha fazlasını bağışlarsa o başka. Mehrin hepsini bağışlamanız takvaya daha uygundur. Aranızdaki iyiliği unutmayın. Allah, şüphesiz yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

  • Bakara 2:231

    وَإِذَا طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَبَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَأَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ أَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَارًا لِّتَعْتَدُوا۟ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۥ وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ هُزُوًا وَٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَمَآ أَنزَلَ عَلَيْكُم مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْحِكْمَةِ يَعِظُكُم بِهِۦ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    Kadınları boşadığınızda bekleme süreleri sona ererken ya onları güzellikle tutun, ya da güzellikle bırakın, fakat haklarına tecavüz etmek için onlara zararlı olacak şekilde tutmayın. Böyle yapan şüphesiz kendisine zulmetmiş olur. Allah’ın ayetlerini eğlence edinmeyin. Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitabı, hikmeti düşünün. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.

  • Bakara 2:196

    وَأَتِمُّوا۟ ٱلْحَجَّ وَٱلْعُمْرَةَ لِلَّهِ فَإِنْ أُحْصِرْتُمْ فَمَا ٱسْتَيْسَرَ مِنَ ٱلْهَدْىِ وَلَا تَحْلِقُوا۟ رُءُوسَكُمْ حَتَّىٰ يَبْلُغَ ٱلْهَدْىُ مَحِلَّهُۥ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوْ بِهِۦٓ أَذًى مِّن رَّأْسِهِۦ فَفِدْيَةٌ مِّن صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ فَإِذَآ أَمِنتُمْ فَمَن تَمَتَّعَ بِٱلْعُمْرَةِ إِلَى ٱلْحَجِّ فَمَا ٱسْتَيْسَرَ مِنَ ٱلْهَدْىِ فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٍ فِى ٱلْحَجِّ وَسَبْعَةٍ إِذَا رَجَعْتُمْ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌ ذَٰلِكَ لِمَن لَّمْ يَكُنْ أَهْلُهُۥ حَاضِرِى ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer haccı tamamlamaktan alıkonursanız, oraya kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban yerine ulaşıncaya kadar da başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olan ya da başından bir rahatsızlığı bulunan kimse, oruç, sadaka veya kurban olarak fidye ödesin. Güven içinde olduğunuzda hacca kadar umre ile faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen bir kurban kessin. Bunu bulamayan hac esnasında üç gün, döndüğü vakit de yedi gün -ki bu tam on gün eder- oruç tutsun. Bu, ailesi Mecsid-i Haram’da oturmayan kimseler içindir. Allah’tan sakının ve Allah’ın cezasının şiddetli olacağını bilin.

Bakara Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ