Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tekbir/tazim etmeniz, şükretmeniz içindir
Bakara Suresi’nin 185. ayeti (2:185) Medeni bir surededir; 2. cüzde, Mushaf’ın 28. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 185. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
185. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ramazan ayı, Kur'an'ın Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kadir gecesinde indirilmeye başlandığı aydır. Allah onu insanlara hidayet olması için indirmiştir. İçinde hidayete apaçık işaret eden deliller ve hak ile batılı birbirinden ayıran açıklamalar vardır. Kim yolcu veya hasta olmadığı halde ramazan ayına ulaşırsa, o ayda farz olarak orucu tutsun. Oruç tutmaya dayanamayanlar yahut yolcu olanlar ise oruçlarını açabilirler. Oruçlarını açarlarsa bu günleri kaza etsinler. Allah, koyduğu bu hükümleri sizin için zorluk değil, kolaylık olmasını istiyor. Bu ayın bütün günlerinde orucu tamamlayın ve sizi ramazan orucunu tutmaya ve bu ayı tamamlamaya muvaffak kıldığı için, ramazan ayının sonunda ve bayram gününde Allah'ı tekbir edin. Umulur ki, razı olduğu bu dine sizi hidayet ettiği için Allah'a şükredersiniz.
185. “O Ramazan ayı ki hidayetin ve Furkanın beyânı olan Kur’ân, insanlara yol gösterici olarak onda indirilmiştir.” Yani size farz kılınan oruç büyük bir ay olan Ramazan ayı orucudur. Bu ayda sizin hakkınızda Allah’ın büyük lütufları gerçekleşmiştir. Bu da dinî ve dünyevî maslahatlarınıza yol gösteren, hakkı en açık bir şekilde açıklayan, hak ile batılı, hidâyet ile sapıklığı, bahtiyar olanlarla bedbaht olanları ayıran (Furkan olan) Kur’ân-ı Kerîm’dir. Bu derece faziletli ve Allah’ın kendisinde sizi bunca ihsana mazhar kıldığı bir ay elbette ki orucun farz kılındığı bir dönem olmaya … Devamını oku
Allah, ramazan ayını oruç ayı yaparak ve Kur’an’ı o ayda indirerek faziletli kıldı. O, aynı zamanda Kur’an ayıdır. Bu yüzden Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ramazan ayında Cebrâil ile beraber Kur'an’ı karşılıklı okur ve başka aylarda olmadığı kadar bu ayda çok Kur’an okumaya çaba gösterirdi.
İslam dini, temel ve alt bütün meselelerde zorluğun bertaraf edilmesi ve kolaylaştırma üzerine kaim olmuştur. Allah, dinde bizim üzerimize herhangi bir zorluk vermemiştir.
Allah Teâlâ’nın kullarına yakındır, onları kuşatır ve onların hallerini eksiksiz olarak bilir. Bunun için de onların dualarını işitir ve isteklerine icabet eder.
185. ayetin diğer mealleri
Ramazan ayı, içinde insanlara doğru yolu gösteren, doğru ile yanlışı birbirinden ayırıp açıklayan, bir rehber olmak üzere Kur’an’ın indirildiği aydır. Sizden kim o aya erişirse oruç tutsun. Hasta olan veya seferde bulunan, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Sayıyı tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı tekbir etmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz.
Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an' ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.
O Ramazan ayı ki, insanları irşad için, hak ile batılı ayıracak olan, hidayet rehberi ve deliller halinde bulunan Kur'ân onda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun. Kim de hasta, yahut yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. Allah size kolaylık diler zorluk dilemez. Sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz.
Abdullah b. Abbas -radıyallahu anhumâ- şöyle dedi: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- insanlara hitap ederken, ayakta duran bir adam gördü ve onun kim olduğunu sordu. Ashâb: O, Ebu İsrâîl’dir. Güneşte durmayı, oturmamayı, gölgelenmemeyi, konuşmamayı ve sürekli oruç tutmayı adamıştır, dediler. Bunun…
Aişe -radıyallahu anha-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim üzerinde oruç borcu olduğu halde ölürse orucunu onun yerine velisi tutar.»
İbn Abbas -radıyallahu anhuma- merfû olarak rivayet ediyor. Bir adam Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek; "Ey Allah'ın Rasûlü! Annem, üzerine bir ay oruç borcu olduğu halde öldü. Onun oruçlarını kaza edeyim mi?" dedi. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- de; «Annenin herhangi bir…
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "İnsanlara (Mekke'den ayrılmadan önce) en son bulunacakları yerin Beytullah olması emri buyuruldu. Ancak hayızlı kadına ruhsat verildi."
Oruç, sayılı günlerdir. İçinizden hasta veya yolcu olanlar, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Oruca dayanamayanlar ise, bir yoksul doyuracak kadar fidye versin. Kim gönülden bir iyilik yaparsa, o iyiliği kendine yapmıştır. Şunu bilin ki; oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
Onların etleri de, kanları da Allah’a asla ulaşmaz. Fakat sizden ona takvâ ulaşır. Size hidayet ettiği için Allah'ı tekbir edin diye O, bunları sizin emrinize vermiştir. İhsan sahiplerine müjde ver.