İçeriğe geç

Bakara Suresi 184. Ayet

سورة البقرة، الآية ١٨٤

2:184 2. cüz 3. hizb Mushaf’ta 28. sayfa Medeni sure

2:184 ayetinin metni

أَيَّامًا مَّعْدُودَٰتٍ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ وَعَلَى ٱلَّذِينَ يُطِيقُونَهُۥ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْكِينٍ فَمَن تَطَوَّعَ خَيْرًا فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُۥ وَأَن تَصُومُوا۟ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ ۝١٨٤

Okunuşu

ayyāman maʿdūdātin faman kāna minkum marīḍan aw ʿalā safarin faʿiddatun min ayyāmin ukhara waʿalā alladhīna yuṭīqūnahu fid'yatun ṭaʿāmu mis'kīnin faman taṭawwaʿa khayran fahuwa khayrun lahu wa-an taṣūmū khayrun lakum in kuntum taʿlamūna

Meal

Oruç, sayılı günlerdir. İçinizden hasta veya yolcu olanlar, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Oruca dayanamayanlar ise, bir yoksul doyuracak kadar fidye versin. Kim gönülden bir iyilik yaparsa, o iyiliği kendine yapmıştır. Şunu bilin ki; oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Bakara Suresi’nin 184. ayeti (2:184) Medeni bir surededir; 2. cüzde, Mushaf’ın 28. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.

Bakara Suresi 184. ayeti dinleyin

69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (75)

184. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Sizlere farz kılınan ramazan ayı orucu senenin günlerine göre bakıldığında sayıca tutmadığınız günlere göre çok azdır. Sizlerden her kim, oruç tutmaya zorlanacak şekilde hastalanırsa veya yolculuktaysa orucunu tutmama hakkı vardır. Sonra orucunu açtığı/tutmadığı günler miktarınca kaza etmesi gerekir. Oruç tutabilenler, oruçlarını açarlarsa fidye vermeleri gerekir. Fidye, oruç açtıkları her gün için bir fakiri yedirmektir. Kim bir fakiri doyuyurken fazladan verse ya da oruç tutarak fakiri doyursa, bu o kimse için daha hayırlıdır. Oruç tutmanın faziletini bilseniz; oruç tutmanız sizin için, oruç açıp/tutmayıp fidye vermenizden daha hayırlıdır. Bu hüküm, Allah’ın orucu farz kıldığı ilk zamanlarda idi. Dileyen oruç tutuyor, dileyen ise orucunu açarak birini yediriyordu. Daha sonra Allah, büluğa ermiş oruç tutmaya gücü yeten herkese orucu zorunlu ve farz kıldı.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

184. “Sayılı günler olarak.” Yüce Allah orucu mü’minlere farz kıldığını zikrettikten sonra bunun sayılı yani sayıca az ve gâyet kolay günler boyunca farz olduğunu haber vermektedir. Yüce Allah bir başka kolaylık göstererek: “Sizden kim hasta veya yolcu olursa o günler sayısınca başka günlerde oruç tutsun” diye buyurmaktadır. Hasta olanlara ve yolculukta bulunanlara verilen bu ruhsatın sebebi çoğunlukla bu hallerde zorlukla karşılaşılmasından dolayıdır. Her bir mü’minin orucun faydasını elde etmesi kaçınılmaz olduğundan dolayı Yüce Allah bu ruhsattan faydalanan kişilere hastalıkları sona … Devamını oku

Bakara Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Bakara suresinin 182-186. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 28. sayfası).

  • Allah, ramazan ayını oruç ayı yaparak ve Kur’an’ı o ayda indirerek faziletli kıldı. O, aynı zamanda Kur’an ayıdır. Bu yüzden Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ramazan ayında Cebrâil ile beraber Kur'an’ı karşılıklı okur ve başka aylarda olmadığı kadar bu ayda çok Kur’an okumaya çaba gösterirdi.
  • İslam dini, temel ve alt bütün meselelerde zorluğun bertaraf edilmesi ve kolaylaştırma üzerine kaim olmuştur. Allah, dinde bizim üzerimize herhangi bir zorluk vermemiştir.
  • Allah Teâlâ’nın kullarına yakındır, onları kuşatır ve onların hallerini eksiksiz olarak bilir. Bunun için de onların dualarını işitir ve isteklerine icabet eder.

184. ayetin diğer mealleri

O, sayılı günlerdir. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar bir yoksul doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendinedir. Oruç tutmanız, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için (fidye vermekten) daha hayırlıdır.

(Size farz kılınan oruç), sayılı günlerdedir. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan ise, diğer günlerde, tutamadığı günler sayısınca tutar. Ona dayanıp kalacaklar üzerine de bir yoksulu doyuracak kadar fidye gerekir. Her kim de hayrına fidyeyi artırırsa, hakkında daha hayırlıdır. Bununla beraber, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

184. ayet kelime kelime

  1. أَيَّامًا ayyāman günlerdir ي و م
  2. مَّعْدُودَٰتٍ maʿdūdātin sayılı ع د د
  3. فَمَن faman kim
  4. كَانَ kāna olursa ك و ن
  5. مِنكُم minkum sizden
  6. مَّرِيضًا marīḍan hasta م ر ض
  7. أَوْ aw veya
  8. عَلَىٰ ʿalā seferde
  9. سَفَرٍ safarin س ف ر
  10. فَعِدَّةٌ faʿiddatun sayısınca tutar ع د د
  11. مِّنْ min günlerde
  12. أَيَّامٍ ayyāmin ي و م
  13. أُخَرَ ukhara başka أ خ ر
  14. وَعَلَى waʿalā ve (lazımdır)
  15. ٱلَّذِينَ alladhīna kimselerin
  16. يُطِيقُونَهُۥ yuṭīqūnahu ona (güç) dayanan(lar) ط و ق
  17. فِدْيَةٌ fid'yatun fidye vermesi ف د ي
  18. طَعَامُ ṭaʿāmu doyuracak ط ع م
  19. مِسْكِينٍ mis'kīnin bir yoksulu س ك ن
  20. فَمَن faman artık kim
  21. تَطَوَّعَ taṭawwaʿa gönülden ط و ع
  22. خَيْرًا khayran bir iyilik yaparsa خ ي ر
  23. فَهُوَ fahuwa o
  24. خَيْرٌ khayrun hayırlıdır خ ي ر
  25. لَّهُۥ lahu kendisi için
  26. وَأَن wa-an ve
  27. تَصُومُوا۟ taṣūmū oruç tutmanız ص و م
  28. خَيْرٌ khayrun daha hayırlıdır خ ي ر
  29. لَّكُمْ lakum sizin için
  30. إِن in eğer
  31. كُنتُمْ kuntum siz ك و ن
  32. تَعْلَمُونَ taʿlamūna bilirseniz ع ل م

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 13 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

184. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Bakara 2:144

    قَدْ نَرَىٰ تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِى ٱلسَّمَآءِ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضَىٰهَا فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَحَيْثُ مَا كُنتُمْ فَوَلُّوا۟ وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۥ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ لَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

    (Ey Muhammed!) Biz, senin yüzünü çok defa semaya doğru çevirip durduğunu görüyoruz. Elbette seni razı olacağın bir kıbleye döndüreceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. (Ey Müslümanlar!) Sizler nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü ona doğru çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler de, bunun Rableri katından gelmiş bir gerçek olduğunu bilmektedirler. Allah onların yaptıklarından habersiz değildir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Ankebût 29:16

    وَإِبْرَٰهِيمَ إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    İbrahim de hani kavmine şöyle demişti: "Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır."

  • Bakara 2:185

    شَهْرُ رَمَضَانَ ٱلَّذِىٓ أُنزِلَ فِيهِ ٱلْقُرْءَانُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَٰتٍ مِّنَ ٱلْهُدَىٰ وَٱلْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ ٱلشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ يُرِيدُ ٱللَّهُ بِكُمُ ٱلْيُسْرَ وَلَا يُرِيدُ بِكُمُ ٱلْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُوا۟ ٱلْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا۟ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tekbir/tazim etmeniz, şükretmeniz içindir

  • Bakara 2:280

    وَإِن كَانَ ذُو عُسْرَةٍ فَنَظِرَةٌ إِلَىٰ مَيْسَرَةٍ وَأَن تَصَدَّقُوا۟ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    Eğer (borçlu) darda ise eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Sadaka olarak bağışlamanız, bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

  • Tevbe 9:41

    ٱنفِرُوا۟ خِفَافًا وَثِقَالًا وَجَٰهِدُوا۟ بِأَمْوَٰلِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    Gerek hafif/kolaylık, gerek ağırlık/zorlukta savaşa çıkın! Mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin! Eğer bilirseniz bu sizin için çok hayırlıdır.

  • Nahl 16:95

    وَلَا تَشْتَرُوا۟ بِعَهْدِ ٱللَّهِ ثَمَنًا قَلِيلًا إِنَّمَا عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    Allah’a verdiğiniz sözü az pahaya satmayın. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.

  • Saf 61:11

    تُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتُجَٰهِدُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ بِأَمْوَٰلِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    Allah’a ve Rasûlüne iman ederseniz, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihat ederseniz. İşte bu, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

Bakara Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ