Oruç, sayılı günlerdir. İçinizden hasta veya yolcu olanlar, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Oruca dayanamayanlar ise, bir yoksul doyuracak kadar fidye versin. Kim gönülden bir iyilik yaparsa, o iyiliği kendine yapmıştır. Şunu bilin ki; oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
Bakara Suresi’nin 184. ayeti (2:184) Medeni bir surededir; 2. cüzde, Mushaf’ın 28. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 184. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
184. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Sizlere farz kılınan ramazan ayı orucu senenin günlerine göre bakıldığında sayıca tutmadığınız günlere göre çok azdır. Sizlerden her kim, oruç tutmaya zorlanacak şekilde hastalanırsa veya yolculuktaysa orucunu tutmama hakkı vardır. Sonra orucunu açtığı/tutmadığı günler miktarınca kaza etmesi gerekir. Oruç tutabilenler, oruçlarını açarlarsa fidye vermeleri gerekir. Fidye, oruç açtıkları her gün için bir fakiri yedirmektir. Kim bir fakiri doyuyurken fazladan verse ya da oruç tutarak fakiri doyursa, bu o kimse için daha hayırlıdır. Oruç tutmanın faziletini bilseniz; oruç tutmanız sizin için, oruç açıp/tutmayıp fidye vermenizden daha hayırlıdır. Bu hüküm, Allah’ın orucu farz kıldığı ilk zamanlarda idi. Dileyen oruç tutuyor, dileyen ise orucunu açarak birini yediriyordu. Daha sonra Allah, büluğa ermiş oruç tutmaya gücü yeten herkese orucu zorunlu ve farz kıldı.
184. “Sayılı günler olarak.” Yüce Allah orucu mü’minlere farz kıldığını zikrettikten sonra bunun sayılı yani sayıca az ve gâyet kolay günler boyunca farz olduğunu haber vermektedir. Yüce Allah bir başka kolaylık göstererek: “Sizden kim hasta veya yolcu olursa o günler sayısınca başka günlerde oruç tutsun” diye buyurmaktadır. Hasta olanlara ve yolculukta bulunanlara verilen bu ruhsatın sebebi çoğunlukla bu hallerde zorlukla karşılaşılmasından dolayıdır. Her bir mü’minin orucun faydasını elde etmesi kaçınılmaz olduğundan dolayı Yüce Allah bu ruhsattan faydalanan kişilere hastalıkları sona … Devamını oku
Allah, ramazan ayını oruç ayı yaparak ve Kur’an’ı o ayda indirerek faziletli kıldı. O, aynı zamanda Kur’an ayıdır. Bu yüzden Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ramazan ayında Cebrâil ile beraber Kur'an’ı karşılıklı okur ve başka aylarda olmadığı kadar bu ayda çok Kur’an okumaya çaba gösterirdi.
İslam dini, temel ve alt bütün meselelerde zorluğun bertaraf edilmesi ve kolaylaştırma üzerine kaim olmuştur. Allah, dinde bizim üzerimize herhangi bir zorluk vermemiştir.
Allah Teâlâ’nın kullarına yakındır, onları kuşatır ve onların hallerini eksiksiz olarak bilir. Bunun için de onların dualarını işitir ve isteklerine icabet eder.
184. ayetin diğer mealleri
O, sayılı günlerdir. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar bir yoksul doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendinedir. Oruç tutmanız, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.
Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için (fidye vermekten) daha hayırlıdır.
(Size farz kılınan oruç), sayılı günlerdedir. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan ise, diğer günlerde, tutamadığı günler sayısınca tutar. Ona dayanıp kalacaklar üzerine de bir yoksulu doyuracak kadar fidye gerekir. Her kim de hayrına fidyeyi artırırsa, hakkında daha hayırlıdır. Bununla beraber, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
(Ey Muhammed!) Biz, senin yüzünü çok defa semaya doğru çevirip durduğunu görüyoruz. Elbette seni razı olacağın bir kıbleye döndüreceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. (Ey Müslümanlar!) Sizler nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü ona doğru çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler de, bunun Rableri katından gelmiş bir gerçek olduğunu bilmektedirler. Allah onların yaptıklarından habersiz değildir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tekbir/tazim etmeniz, şükretmeniz içindir
Gerek hafif/kolaylık, gerek ağırlık/zorlukta savaşa çıkın! Mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin! Eğer bilirseniz bu sizin için çok hayırlıdır.