A’râf Suresi’nin 66. ayeti (7:66) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 158. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 66. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
66. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kavminin Allah’ı küfredip, peygamberini yalanlayan ileri gelenleri ve büyükleri dediler ki: “Ey Hûd! Biz kesinlikle biliyoruz ki bizi bir tek Allah'a ibadet etmeye ve putlara ibadet etmeyi terk etmeye davet ederek, sen akılsızlığın ve deliliğin hafifliği içindesin. Biz, peygamber olduğuna dair bize yaptığın çağrında senin kesinlikle yalancı birisi olduğuna inanıyoruz.”
66. “Kavminden kâfir olan ileri gelenler” onun çağrısını reddederek ve görüşünü tenkid ederek: “Biz senin aklında bir hafiflik görüyoruz ve senin kesinlikle yalancılardan olduğunu düşünüyoruz” dediler.” Yani bizim gördüğümüz kadarıyla sen, aklı olgun olmayan, kıtakıllı birisin. Ayrıca biz senin büyük bir ihtimalle yalancılardan olduğunu düşünmekteyiz. Bu şekilde gerçeği tersyüz görüyorlardı ve tamamen körleşmişlerdi. Çünkü kendi peygamberlerini, asıl kendilerinin taşıdıkları sıfatlarla yermeye kalkışmışlardı. Oysa peygamberleri, insanlar içinde bu sıfatlardan en uzak olanıydı. Asıl kıtakıllı … Devamını oku
İyi topraklar, hayat kaynağı olan vahyin üzerine indiği iyi kalplere benzer. Nasıl ki yağmur hayat kaynağı ise bu da böyledir. Muhakkak iyi kalpler vahiy geldiği zaman onu kabul eder, onu öğrenir, köklerinin ve dallarının temizliğine göre yeşerir. İyi olmayan kalplerde ise bunun tam tersidir.
Peygamberler ve nebiler, bütün mahlukata karşı annelerinden ve babalarından daha fazla şefkatlidirler.
Fıtratı bozulmamış kimselerin kalplerini kazanmak ve insanlara bir kolaylık olması için her peygamberi kendi kavminden ve onların dilinde göndermek Allah’ın sünnetindendir.
Hakkı kabul etmeyerek karşı gelen, âlimlere ve nasihat edenlere karşı büyüklenen, isyankâr her şeytana canı gönülden bağlananlar aklı en kıt olan kimselerdir.
66. ayetin diğer mealleri
Kavminden kâfir olan ileri gelenleri: Biz, senin sefehat/cehalet içinde olduğunu görüyoruz. Ve senin yalancılardan olduğuna inanıyoruz, dediler.
Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: «Biz seni kesinlikle bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz.»
Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: "Biz seni bir çılgınlık içinde görüyoruz, ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz."
(Şuayb’ın) kavminden kâfir olan ileri gelenler dediler ki: “(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şuayb’a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz.”
Halkının ileri gelen kâfir takımı: "Biz, senin sadece bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. Sana, görüşü olmayan, ayak takımından başka kimsenin tabi olduğunu da görmüyoruz. Sizin bizim üzerimize bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine sizin yalancılar olduğunuza inanıyoruz" dediler.
Kavminden ileri gelen kâfirler: "Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Eğer Allah dileseydi melekleri gönderirdi. Biz, daha önceki atalarımızdan da bunu duymadık." dediler.