A’râf Suresi’nin 6. ayeti (7:6) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 151. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 6. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
6. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Peygamberlerimizi gönderdiğimiz topluluklara, kıyamet günü peygamberlere nasıl karşılık verdiklerini mutlaka soracağız. Peygamberlere de tebliğ edilmesi emredilenlerin tebliğ edilip edilmediğini ve ümmetlerinin onlara nasıl karşılık verdiklerini muhakkak soracağız.
6. Yani Allah’ın kendilerine peygamber göndermiş olduğu ümmetlere, peygamberlerine nasıl cevap ve karşılık verdiklerini soracağız. “O gün onları çağırıp buyuracak ki: Peygamberlere ne karşılık verdiniz?” (el-Kasas, 28/65) buyruğunda da bu durum dile getirilmektedir. “Gönderilen peygamberleri de” Rablerinin buyruklarını tebliğ etmeleri ve ümmetlerinin kendilerine verdikleri karşılıklar hakkında “sorguya çekeceğiz.”
Kur’an’ın indirilme amaçlarından biri de, kâfirlerin ve inat edenlerin uyarılması ve Müminler için bir hatırlatma olmasıdır.
Allah; Kur’an’ı Müminlere, ona uyarak amel etmeleri için indirdi. Eğer bunu yaparlarsa eğitimleri tamamlanmış olur ve üzerlerine olan nimet kemale erer. En güzel amel ve ahlaka hidayet bulurlar.
Kıyamet günü kulların amellerinin tartılması, hiçbir yönüyle haksızlık ve zulüm barındırmayan bir adalet ve doğrulukla olacaktır.
Allah yeryüzünü, beşeriyetin ondan faydalanması için hazırlamıştır. Böylece onun üzerine bina inşa edebiliyor, ekin ekebiliyor ve faydalanmak üzere içinde bulunan şeyleri çıkarabiliyorlar.
6. ayetin diğer mealleri
Kendilerine (peygamber) gönderilenlere mutlaka soracağız; gönderilen peygamberlere de elbette soracağız.
Elbette kendilerine peygamber gönderilen kimseleri de, gönderilen peygamberleri de mutlaka sorguya çekeceğiz!
Kendilerine elçi gönderilmiş olanlara da soracağız, gönderilen elçilere de soracağız.
Allah peygamberleri toplayacağı gün: “Size ne cevap verildi?” buyuracak, onlar da: “Bizim hiçbir bilgimiz yok. Şüphesiz gaybları çok iyi bilen ancak sensin.” diyecekler.