7:7 ayetinin metni
فَلَنَقُصَّنَّ عَلَيْهِم بِعِلْمٍ وَمَا كُنَّا غَآئِبِينَ ٧
Okunuşu
falanaquṣṣanna ʿalayhim biʿil'min wamā kunnā ghāibīna
Meal
Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Biz onlardan gâib/uzak değildik.
سورة الأعراف، الآية ٧
فَلَنَقُصَّنَّ عَلَيْهِم بِعِلْمٍ وَمَا كُنَّا غَآئِبِينَ ٧
falanaquṣṣanna ʿalayhim biʿil'min wamā kunnā ghāibīna
Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Biz onlardan gâib/uzak değildik.
A’râf Suresi’nin 7. ayeti (7:7) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 151. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Sonra da bütün mahlukata onlar hakkında sahip olduğumuz bilgiyle dünyada yaptıkları amellerini haber vereceğiz. Biz, onların bütün amellerini biliyorduk, onlardan hiçbir şey bize gizli kalmadı, biz de onlardan hiçbir vakit habersiz değildik.
7. “Ve biz onlara” yani bütün insanlara yaptıklarını, amellerine dair kesin “bir bilgiye dayanarak anlatacağız. Biz” hiçbir zaman “(onlardan) uzak ve habersiz değildik.” Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Allah yaptıklarını bir bir saymış, onlar ise onu unutmuşlardır.” (el-Mücadele, 58/6) “Andolsun ki sizin üstünüzde yedi kat (gök) yarattık. Biz yaratılmışlardan gafil değiliz.” (el-Mümimûn, 23/17) Daha sonra Yüce Allah amellerin karşılığının verileceğini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
A’râf suresinin 1-11. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 151. sayfası).
Sonra da onlara, (yaptıklarını) ilim ile açıklayacağız. Biz onlardan gaib/uzak değildik.
Ve onlara (olup bitenleri) tam bir bilgi ile mutlaka anlatacağız. Biz, onlardan uzak değiliz.
Ve elbette onlara, olan-biten herşeyi bir bilgi ile anlatacağız; çünkü biz onlardan uzak değiliz.
وَعِندَهُۥ مَفَاتِحُ ٱلْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَآ إِلَّا هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِن وَرَقَةٍ إِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فِى ظُلُمَٰتِ ٱلْأَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ
Gaybın anahtarları O’nun yanındadır. Onları, kendisinden başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Onun ilmi olmadan hiçbir yaprak düşmez ve yerin karanlıklarında hiçbir tane, hiçbir yaş ve hiçbir kuru yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.