İçeriğe geç

A’râf Suresi 27. Ayet

سورة الأعراف، الآية ٢٧

7:27 8. cüz 16. hizb Mushaf’ta 153. sayfa Mekki sure

7:27 ayetinin metni

يَٰبَنِىٓ ءَادَمَ لَا يَفْتِنَنَّكُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ كَمَآ أَخْرَجَ أَبَوَيْكُم مِّنَ ٱلْجَنَّةِ يَنزِعُ عَنْهُمَا لِبَاسَهُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوْءَٰتِهِمَآ إِنَّهُۥ يَرَىٰكُمْ هُوَ وَقَبِيلُهُۥ مِنْ حَيْثُ لَا تَرَوْنَهُمْ إِنَّا جَعَلْنَا ٱلشَّيَٰطِينَ أَوْلِيَآءَ لِلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ ۝٢٧

Okunuşu

yābanī ādama lā yaftinannakumu l-shayṭānu kamā akhraja abawaykum mina l-janati yanziʿu ʿanhumā libāsahumā liyuriyahumā sawātihimā innahu yarākum huwa waqabīluhu min ḥaythu lā tarawnahum innā jaʿalnā l-shayāṭīna awliyāa lilladhīna lā yu'minūna

Meal

Ey Âdemoğlu! Şeytan; ana ve babanızı, mahrem yerlerini birbirine göstermek için elbiselerini sıyırarak Cennet'ten çıkardığı gibi, sakın sizi de fitneye düşürmesin. O ve ordusu, sizin onları göremediğiniz yerden sizi görürler. Doğrusu biz şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kıldık.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 27. ayeti (7:27) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 153. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 27. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

27. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Âdemoğlu! Şeytan size, günahları güzel göstererek mahrem yerleri örten bedensel elbiselerden veya takva elbisesinden sıyırarak sakın aldatmasın. Muhakkak o, daha önce sizin ebeveynlerinizi de ağaçtan yemeyi güzel göstererek kandırmıştı. Bunun neticesinde o ikisi de cennetten çıkarılmış ve mahrem yerleri açılarak görünmüştü. Muhakkak şeytan ve zürriyeti sizleri görüyor ve izliyorlar. Oysa sizler onları göremiyor ve izleyemiyorsunuz. Öyleyse sizin, ona ve zürriyetine karşı çok dikkatli olmanız gerekir. Muhakkak biz, Şeytanları Allah’a iman etmeyenlerin dostları kıldık. Nitekim onların, salih amel işleyen Müminler üzerinde hiçbir gücü yoktur.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

27. Yüce Allah Ademoğullarını şeytanın babalarına yaptıklarının bir benzerini yapmasına karşılık uyarıp sakındırarak şöyle buyurmaktadır: “Ey Ademoğulları! Şeytan… ana babanızı (aldatıp) cennetten çıkardığı” ve onların o yüksek yerden daha aşağılara inmelerine sebep olduğu “gibi sakın sizi de” günahları size süslü göstermek, sizi isyana çağırmak, isyan arzunuzu harekete geçirmek sureti ile “(aldatıp) fitneye düşürmesin” ve siz de sakın ona itaat etmeyesiniz. Zira o, size de aynı şeyleri yapmak istemektedir. Gücü yettiği takdirde sizi fitneye düşürüp azdırmaktan yana elinden gelen hiçbir şeyi … Devamını oku

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 23-30. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 153. sayfası).

  • Günah işleyen kimse yaptıklarını itiraf eder, bunlardan dolayı bağışlanma diler, kendini pişman hisseder ve işlemiş olduğu bu günahları terk ederse Âdem’in tavrına benzer bir davranış sergilemiş olur. Böylece Rabbi onu seçkin bir kul yapar ve ona hidayet eder. Her kim de bir günah işer ardından inat ve ısrarla buna devam ederse İblis'e benzer bir davranışta bulunmuştur. Durumu böyle olan kimse ancak Allah’tan daha da fazla uzaklaşır.
  • Elbiseler iki çeşittir: Mahrem yerlerin örtüldüğü bedensel elbiseler ve kul ile sürekli bereber olan dindarlık (elbisesi). Bu soyut bir elbise olup, kalp ve ruhun güzelliğidir.
  • Şeytanın avanelerinin çoğu bedensel elbiselerin çıkarılmasına ve mahrem yerlerin gösterilmesine davet eder. Böylece insanlara, çirkin işler yapmaları ve hayasızlığa düşmeleri kolay gelir.
  • Hidayet, Allah’ın bir ihsanı ve lütfudur. Dalalet ise, -cehaleti ve zulmüyle- şeytanı dost edinerek kulun rezil rüsva olmasıdır. Kendisi için dalalete sebep olmuştur.

27. ayetin diğer mealleri

Ey Ademoğulları, şeytan ana ve babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sakın sizi de fitneye düşürmesin. O ve ordusu, sizin onları göremediğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlerin velileri kıldık.

  Ey Âdem oğulları! Şeytan, ana babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, inanmayanların dostları kıldık.

Ey Âdemoğulları. Şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları, inanmayanların dostu yaptık.

27. ayet kelime kelime

  1. يَٰبَنِىٓ yābanī Ey oğulları
  2. ءَادَمَ ādama Adem
  3. لَا lā sizi bir belaya düşürmesin
  4. يَفْتِنَنَّكُمُ yaftinannakumu
  5. ٱلشَّيْطَٰنُ l-shayṭānu şeytan
  6. كَمَآ kamā gibi
  7. أَخْرَجَ akhraja çıkardığı
  8. أَبَوَيْكُم abawaykum ana babanızı
  9. مِّنَ mina cennetten
  10. ٱلْجَنَّةِ l-janati
  11. يَنزِعُ yanziʿu soyarak
  12. عَنْهُمَا ʿanhumā onların
  13. لِبَاسَهُمَا libāsahumā elbiselerini
  14. لِيُرِيَهُمَا liyuriyahumā onlara göstermek için
  15. سَوْءَٰتِهِمَآ sawātihimā çirkin yerlerini
  16. إِنَّهُۥ innahu muhakkak
  17. يَرَىٰكُمْ yarākum sizi görürler
  18. هُوَ huwa o
  19. وَقَبِيلُهُۥ waqabīluhu ve kabilesi
  20. مِنْ min yerden
  21. حَيْثُ ḥaythu
  22. لَا lā sizin onları göremeyeceğiniz
  23. تَرَوْنَهُمْ tarawnahum
  24. إِنَّا innā muhakkak
  25. جَعَلْنَا jaʿalnā biz yaptık
  26. ٱلشَّيَٰطِينَ l-shayāṭīna şeytanları
  27. أَوْلِيَآءَ awliyāa dostları
  28. لِلَّذِينَ lilladhīna kimselerin
  29. لَا lā inanmayan(ların)
  30. يُؤْمِنُونَ yu'minūna zaman

27. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Tegâbün 64:2

    هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ فَمِنكُمْ كَافِرٌ وَمِنكُم مُّؤْمِنٌ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    Sizi yaratan O’dur. Sizden bir kısmınız kâfir, bir kısmınız Mümindir. Allah, tüm yaptıklarınızı görendir.

  • Kehf 18:50

    وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ كَانَ مِنَ ٱلْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِۦٓ أَفَتَتَّخِذُونَهُۥ وَذُرِّيَّتَهُۥٓ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِى وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّۢ بِئْسَ لِلظَّٰلِمِينَ بَدَلًا

    Hani biz meleklere: “Âdem için (selamlamak için) secde edin!” demiştik de İblis’ten başka hepsi secde etmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar, sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!

  • Rûm 30:30

    فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا فِطْرَتَ ٱللَّهِ ٱلَّتِى فَطَرَ ٱلنَّاسَ عَلَيْهَا لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ ٱلدِّينُ ٱلْقَيِّمُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    Sen yüzünü hanif olarak dine, Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtratına dosdoğru çevir. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

  • A’lâ 87:3

    وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ

    O, (her şeyi) ölçüyle yapıp, yol gösterendir.

  • Tâhâ 20:50

    قَالَ رَبُّنَا ٱلَّذِىٓ أَعْطَىٰ كُلَّ شَىْءٍ خَلْقَهُۥ ثُمَّ هَدَىٰ

    "Bizim Rabbimiz, her şeye yaratılışını veren ve sonra da doğru yolu gösterendir." dedi.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ