yābanī ādama qad anzalnā ʿalaykum libāsan yuwārī sawātikum warīshan walibāsu l-taqwā dhālika khayrun dhālika min āyāti l-lahi laʿallahum yadhakkarūna
Meal
Ey Âdemoğlu! Size mahrem yerlerinizi örteceğiniz ve bir de süslenip güzelleşeceğiniz elbiseler indirdik. Takva elbisesi ise, bunlardan daha da hayırlıdır. İşte bunlar, umulur da öğüt alırlar diye indirilen Allah ayetlerindendir.
A’râf Suresi’nin 26. ayeti (7:26) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 153. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 26. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
26. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Âdemoğlu! Sizlere mahrem bölgenizi örtmeniz için kesinlikle zaruri olan elbiseler ve de insanlar arasında süslenip güzelleştiğiniz tamamlayıcı elbiseler kıldık. Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından sakınmak olan takva elbisesi ise bu somut elbiselerden daha da hayırlıdır. İşte bu zikredilen elbiseler, Allah'ın kudretine delalet eden ayetlerindendir. Umulur ki, onun sizler üzerine olan nimetlerini hatırlar ve ona şükredersiniz.
26. Daha sonra Yüce Allah zaruri elbise ile güzellik amacıyla giyilen elbise edinme imkânını onlara kolaylaştırmış olma lütfunu hatırlatmaktadır. Yiyecek, içecek, binek, nikah vb. nimetler de bu kabildendir. Yüce Allah bunların da hem zaruri olanlarını hem de onları tamamlayıcı ve lüks nitelikte olanlarını da ihsan etmiştir. Ayrıca Yüce Allah bunların asıl maksat olmadıklarını, aksine onları kendisine ibadete ve itaate yardımcı olsun diye indirmiş olduğunu beyan etmektedir. İşte bundan dolayı: “Takva elbisesine gelince işte o daha hayırlıdır” buyurmaktadır. Yani takva elbisesi maddi elbiseden … Devamını oku
Günah işleyen kimse yaptıklarını itiraf eder, bunlardan dolayı bağışlanma diler, kendini pişman hisseder ve işlemiş olduğu bu günahları terk ederse Âdem’in tavrına benzer bir davranış sergilemiş olur. Böylece Rabbi onu seçkin bir kul yapar ve ona hidayet eder. Her kim de bir günah işer ardından inat ve ısrarla buna devam ederse İblis'e benzer bir davranışta bulunmuştur. Durumu böyle olan kimse ancak Allah’tan daha da fazla uzaklaşır.
Elbiseler iki çeşittir: Mahrem yerlerin örtüldüğü bedensel elbiseler ve kul ile sürekli bereber olan dindarlık (elbisesi). Bu soyut bir elbise olup, kalp ve ruhun güzelliğidir.
Şeytanın avanelerinin çoğu bedensel elbiselerin çıkarılmasına ve mahrem yerlerin gösterilmesine davet eder. Böylece insanlara, çirkin işler yapmaları ve hayasızlığa düşmeleri kolay gelir.
Hidayet, Allah’ın bir ihsanı ve lütfudur. Dalalet ise, -cehaleti ve zulmüyle- şeytanı dost edinerek kulun rezil rüsva olmasıdır. Kendisi için dalalete sebep olmuştur.
26. ayetin diğer mealleri
Ey Ademoğulları, size avret yerlerinizi örtecek bir elbise ve bir de süs elbisesi indirdik. Takva elbisesi ise daha hayırlıdır. İşte bu, Allah’ın ayetlerindendir. Ola ki düşünüp, öğüt alırlar.
Ey Âdem oğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise yarattık. Takvâ elbisesi... İşte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın âyetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onları indirdi).
Ey Âdemoğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Hayırlı olan, takva elbisesidir. İşte bu(nlar), Allah'ın âyetlerindendir, belki düşünüp öğüt alırlar.
26. ayet kelime kelime
يَٰبَنِىٓyābanīEy oğulları
ءَادَمَādamaAdem
قَدْqadmuhakkak
أَنزَلْنَاanzalnāindirdik
عَلَيْكُمْʿalaykumsize
لِبَاسًاlibāsangiysi
يُوَٰرِىyuwārīörtecek
سَوْءَٰتِكُمْsawātikumçirkin yerlerinizi
وَرِيشًاwarīshanve süslenecek elbise
وَلِبَاسُwalibāsuve giysisi
ٱلتَّقْوَىٰl-taqwātakva
ذَٰلِكَdhālikabu
خَيْرٌkhayrunen iyisidir
ذَٰلِكَdhālikaişte bu(nlar)
مِنْminayetlerindendir
ءَايَٰتِāyāti
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
لَعَلَّهُمْlaʿallahumbelki
يَذَّكَّرُونَyadhakkarūnadüşünüp öğüt alırlar
26. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
(Orada olsaydın) Güneş doğduğunda; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, battığında da sol yandan kayıp gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah’ın âyetlerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.