wa-ikh'tāra mūsā qawmahu sabʿīna rajulan limīqātinā falammā akhadhathumu l-rajfatu qāla rabbi law shi'ta ahlaktahum min qablu wa-iyyāya atuh'likunā bimā faʿala l-sufahāu minnā in hiya illā fit'natuka tuḍillu bihā man tashāu watahdī man tashāu anta waliyyunā fa-igh'fir lanā wa-ir'ḥamnā wa-anta khayru l-ghāfirīna
Meal
Mûsâ belirlediğimiz vakit için kavminden yetmiş adam seçti. Onları kuvvetli bir sarsıntı alınca, Mûsâ: "Rabbim! Eğer dileseydin onları ve beni daha önce helâk ederdin. İçimizdeki sefih/akılsızların yaptıkları yüzünden bizi helâk mı edeceksin? Bu senin imtihanından başka bir şey değildir. Sen, onunla dilediğini sapıttırır ve dilediğine de hidayet edersin. Sen bizim velimizsin. Bizi affet, bize merhamet et! Sen bağışlayanların en hayırlısısın!"
A’râf Suresi’nin 155. ayeti (7:155) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 169. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 155. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
155. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Musa, cahillerin buzağıya tapmasından dolayı Rabbinden özür dilemeleri için kavmini temsil eden seçkinlerden yetmiş adamı seçti. Allah onlara hazır olacakları bir vakit tayin etti. O vakitte hazır olduklarında Allah'a karşı cesaret edip Musa'dan kendilerine Allah'ı apaçık gözleri ile ayan beyan görmeyi talep ettiler. İşte bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı tuttu ve onun korkunçluğundan dolayı yıldırım çapmış gibi bayılıp düştüler ve helak olup öldüler. Musa, Rabbine yalvarıp yakardı ve dedi ki: "Ey Rabbim! Eğer dileseydin onları da beni de daha gelmeden önce helak ederdin. İçimizden bir takım beyinsizlerin işlediği günah yüzünden bizi helak edecek misin? Kavmimin buzağıya tapma hadisesinde bulunmaları ise, o ancak senin imtihan ve sınavından başka bir şey değildir. Bununla sen dilediğini saptırırsın, dilediğini de hidayete iletirsin. Sen bizim velimizsin, bize geniş merhametinle merhamet eyle. Sen bağışlayanların ve günahları affedenlerin en hayırlısısın."
155. İsrailoğulları tevbe edip de akıllarını başlarına alarak doğruya dönünce “Mûsâ tayin ettiğimiz vakit için kavminden” onların en seçkinlerinden, Rablerinin huzurunda kavimleri için özür beyan etmek maksadı ile “yetmiş adam seçti.” Allah, onlara Mûsâ ile birlikte huzura gelecekleri bir vakit tayin etmişti. Bu vakitte huzura geldiklerinde: “Ey Mûsâ, bize açıkça Allah’ı göster” (en-Nisa, 4/153) diyerek Allah’a karşı olmadık bir cüretkârlık gösterdiler ve oldukça saygısızca bir tutum takındılar. Bunun üzerine “onları o müthiş sarsıntı tutunca” onlar da baygın düştüler ve öldüler. Mûsâ … Devamını oku
Ayetlerde, delillerin açık olması halinde içtihat yapıp hata eden kimse hakkında verilecek hükümlerde mazur görülmeyeceğine dair delil vardır. Fıkıh âlimleri bunu uzak tevil diye isimlendirirler.
Dua etmenin adabından bir tanesi de insanın ilk önce kendi nefsi için dua etmeye başlamasıdır. Musa -aleyhisselam- dua etmeye kendi nefsinden başlamış, Allah'ın kendisine gazaplanmasına karşı edepli olma adına önce kendi adına bağışlanma talep etmiştir. Sonra buzağıya tapma hususunda kavmine engel olmayıp, ihmalkâr ya da gevşek davranmış olma ihtimalinden dolayı kardeşi için bağışlanma talep etmiştir.
Öfkeden ve öfkenin kişinin aklını ele geçirmesinden sakındırılmıştır. Bu sebepten dolayı Yüce Allah, emreden ve yasaklayan öfkeymiş gibi yatışıp sakinleşme eylemini öfkeye nispet etmiştir.
Yüce Allah'ın öfkesinden, O'nun insanı yok edip imha etmesinden korkmak gerekir. Musa -aleyhisselam-'ın Rabbinin makamındaki durumuna ve Rabbinin öfkesinden korkusuna bakılmalıdır.
155. ayetin diğer mealleri
Musa belirlediğimiz vakit için kavminden yetmiş adam seçti. Onları kuvvetli bir sarsıntı alınca Musa: Rabbim, eğer dileseydin onları ve beni daha önce helak ederdin. İçimizdeki sefih/akılsızların yaptıkları yüzünden bizi helak mı edeceksin? Bu senin imtihanından başka bir şey değildir. Sen, onunla dilediğini sapıttırır ve dilediğine de hidayet edersin. Sen bizim velimizsin. Bizi affet, bize merhamet et! Sen bağışlayanların en hayırlısısın!
Musa tayin ettiğimiz vakitte kavminden yetmiş adam seçti. Onları o müthiş deprem yakalayınca Musa dedi ki: «Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de daha önce helâk ederdin. İçimizden birtakım beyinsizlerin işlediği (günah) yüzünden hepimizi helâk edecek misin? Bu iş, senin imtihanından başka bir şey değildir. Onunla dilediğini saptırırsın, dilediğini de doğru yola iletirsin. Sen bizim sahibimizsin, bizi bağışla ve bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin!
Bir de Musa, mîkatımız için (tayin ettiğimiz vakitte tevbe için) kavminden yetmiş erkek seçti. Ne zaman ki, bunları o sarsıntı yakaladı, işte o zaman Musa: "Rabbim! dedi, dileseydin bunları da, beni de daha önce helâk ederdin. Şimdi bizi, içimizdeki o beyinsizlerin yaptıkları yüzünden helâk mi edeceksin? O iş de senin imtihanından başka bir şey değildi. Sen bu imtihanla dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini de hidayete erdirirsin. Bizim velimiz sensin. Artık bizi bağışla, merhamet et, sen bağışlayanların en hayırlısısın."
155. ayet kelime kelime
وَٱخْتَارَwa-ikh'tārave seçti
مُوسَىٰmūsāMusa
قَوْمَهُۥqawmahukavminden
سَبْعِينَsabʿīnayetmiş
رَجُلًاrajulanadam
لِّمِيقَٰتِنَاlimīqātinābizimle buluşma vakti için
فَلَمَّآfalammāne zaman ki
أَخَذَتْهُمُakhadhathumuonları yakalayınca
ٱلرَّجْفَةُl-rajfatusarsıntı
قَالَqāla(Musa) dedi ki
رَبِّrabbiRabbim
لَوْlawşayet
شِئْتَshi'tadileseydin
أَهْلَكْتَهُمahlaktahumbunları da helak ederdin
مِّنmindaha önce
قَبْلُqablu
وَإِيَّٰىَwa-iyyāyave beni de
أَتُهْلِكُنَاatuh'likunābizi helak mı edeceksin?
بِمَاbimāötürü
فَعَلَfaʿalayaptıklarından
ٱلسُّفَهَآءُl-sufahāubazı beyinsizlerin
مِنَّآminnāiçimizden
إِنْinbu (iş)
هِىَhiya
إِلَّاillābaşka bir şey değildir
فِتْنَتُكَfit'natukasenin imtihanından
تُضِلُّtuḍilluşaşırtırsın
بِهَاbihāonunla
مَنmandilediğini
تَشَآءُtashāu
وَتَهْدِىwatahdīve yol gösterirsin
مَنmandilediğine
تَشَآءُtashāu
أَنتَantasen
وَلِيُّنَاwaliyyunābizim velimizsin
فَٱغْفِرْfa-igh'firbağışla
لَنَاlanābizi
وَٱرْحَمْنَاwa-ir'ḥamnāve bize acı
وَأَنتَwa-antave sen
خَيْرُkhayruen iyisisin
ٱلْغَٰفِرِينَl-ghāfirīnabağışlayanların
155. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.