İçeriğe geç

A’râf Suresi 146. Ayet

سورة الأعراف، الآية ١٤٦

7:146 9. cüz 17. hizb Mushaf’ta 168. sayfa Mekki sure

7:146 ayetinin metni

سَأَصْرِفُ عَنْ ءَايَٰتِىَ ٱلَّذِينَ يَتَكَبَّرُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَإِن يَرَوْا۟ كُلَّ ءَايَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا۟ بِهَا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلْغَىِّ يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ عَنْهَا غَٰفِلِينَ ۝١٤٦

Okunuşu

sa-aṣrifu ʿan āyātiya alladhīna yatakabbarūna fī l-arḍi bighayri l-ḥaqi wa-in yaraw kulla āyatin lā yu'minū bihā wa-in yaraw sabīla l-rush'di lā yattakhidhūhu sabīlan wa-in yaraw sabīla l-ghayi yattakhidhūhu sabīlan dhālika bi-annahum kadhabū biāyātinā wakānū ʿanhā ghāfilīna

Meal

Haksız yere yeryüzünde büyüklenen kimseleri ayetlerimizi (anlayıp, ibret almaktan) uzak tutacağım. Onlar bütün ayetleri görseler de iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Sapıklık yolunu gördüklerinde onu yol edinirler. İşte bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil olmalarından dolayıdır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 146. ayeti (7:146) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 168. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 146. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

146. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Haksız yere hakka ve Allah'ın kullarına karşı kendilerini üstün görenleri yeryüzünde ve kendi nefislerindeki ayetleri ve kitabımın ayetlerini anlayıp ibret almaktan uzaklaştıracağım. Her ayeti görseler dahi ondan yüz çevirip itiraz etmeleri, Allah ve resulünün yolundan sapmalarından dolayı tasdik etmezler. Şayet Allah'ın rızasına ulaştıran hak yolu görseler bile o yolu arzulayıp ilerlemezler. Eğer günah ve sapıklık yolunu görseler Allah'ın gazabına götüren bu yolda ilerlerler. Onların bu başına gelen resullerin getirdiğini doğrulayan Allah'ın yüce ayetlerini yalanlamarından ve onlara bakmaktan gafil olduklarından dolayıdır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

146. “Yeryüzünde haksız yere kibirlenenleri” Allah’ın kullarına, hakka ve hakkı getirenlere karşı büyüklük taslayanlara “âyetlerimden” yani gerek afakî (dış dünyadaki) âyetlerden, gerekse enfusi de (iç alemdeki) âyetlerden ibret almaktan ve Kitab’ın âyetlerini gereği gibi kavramaktan “yüz çevirteceğim.” Bu durumda olanları Allah, çok büyük çaptaki hayırlardan mahrum bırakır. İlahi yardıma mazhar kılmaz. Allah’ın âyetlerinden faydalanacakları şeyler anlayıp kavramazlar. Hatta onlar, gerçekleri tersyüz görüp çirkin olanı güzel görecek hale bile gelirler. “Onlar bütün âyetleri görseler bile” … Devamını oku

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 144-149. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 168. sayfası).

  • Kulun, Allah'ın kendisine vermiş olduğu ihsan ve lütfu izhar edip, açığa vurması gerekir. Kuşkusuz şükür, nimetlerin arttırılmasıyla bağlantılıdır.
  • Kulun üzerine düşen, söz ve fiillerin en güzelini yapmasıdır.
  • Dinî emirleri; kararlılık, ciddiyet, ibadetlerde azimli olmak, belirlediği salah ve ıslah olan şeyleri yerine getirmek, fesat ve ifsada götüren şeyleri de engellemek suretiyle kabul edip, yerine getirmek gerekir.
  • Bir kimse, Rabbinin kulları üzerinde olan hakkı hususunda hata edip ihmalkâr davranırsa işlemiş olduğu bu günahın büyüklüğünü kabul edip, itiraf etmesi gerekir. Çünkü düşmüş olduğu bu hatadan dolayı Allah'tan başka sığınacağı kimse yoktur. Ancak O'na sığınır.

146. ayetin diğer mealleri

Haksız yere yeryüzünde büyüklenen kimseleri ayetlerimizi (anlayıp, ibret almaktan) uzak tutacağım. Onlar bütün ayetleri görseler de iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Sapıklık yolunu gördüklerinde onu yol edinirler. İşte bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil olmalarından dolayıdır.

Yeryüzünde haksız yere böbürlenenleri âyetlerimden uzaklaştıracağım. Onlar bütün mucizeleri görseler de iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Fakat azgınlık yolunu görürlerse, hemen ona saparlar. Bu durum, onların âyetlerimizi yalanlamalarından ve onlardan gafil olmalarından ileri gelmektedir.

Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları, âyetlerimizi anlamaktan uzak tutacağım. Onlar ki, bütün âyetlerimizi görseler de onlara iman etmezler. Doğru yolu görseler de o yolu tutup gitmezler. Eğer sapıklık yolunu görürlerse tutar onu izlerler. Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr etmeyi âdet edinmişler ve onlardan hep gafil olagelmişlerdir.

146. ayet kelime kelime

  1. سَأَصْرِفُ sa-aṣrifu uzaklaştıracağım
  2. عَنْ ʿan ayetlerimden
  3. ءَايَٰتِىَ āyātiya
  4. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseleri
  5. يَتَكَبَّرُونَ yatakabbarūna büyüklenenleri
  6. فِى fī yeryüzünde
  7. ٱلْأَرْضِ l-arḍi
  8. بِغَيْرِ bighayri olmaksızın
  9. ٱلْحَقِّ l-ḥaqi hak
  10. وَإِن wa-in ve eğer
  11. يَرَوْا۟ yaraw onlar görseler
  12. كُلَّ kulla her
  13. ءَايَةٍ āyatin ayeti
  14. لَّا lā yine inanmazlar
  15. يُؤْمِنُوا۟ yu'minū
  16. بِهَا bihā ona
  17. وَإِن wa-in ve eğer
  18. يَرَوْا۟ yaraw görseler
  19. سَبِيلَ sabīla yolu
  20. ٱلرُّشْدِ l-rush'di doğru
  21. لَا lā onu edinmezler
  22. يَتَّخِذُوهُ yattakhidhūhu
  23. سَبِيلًا sabīlan yol
  24. وَإِن wa-in ama eğer
  25. يَرَوْا۟ yaraw görseler
  26. سَبِيلَ sabīla yolunu
  27. ٱلْغَىِّ l-ghayi azgınlık
  28. يَتَّخِذُوهُ yattakhidhūhu onu edinirler
  29. سَبِيلًا sabīlan yol
  30. ذَٰلِكَ dhālika öyle
  31. بِأَنَّهُمْ bi-annahum çünkü onlar
  32. كَذَّبُوا۟ kadhabū yalanladılar
  33. بِـَٔايَٰتِنَا biāyātinā ayetlerimizi
  34. وَكَانُوا۟ wakānū ve oldular
  35. عَنْهَا ʿanhā onları
  36. غَٰفِلِينَ ghāfilīna umursamaz

146. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Kasas 28:43

    وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ مِنۢ بَعْدِ مَآ أَهْلَكْنَا ٱلْقُرُونَ ٱلْأُولَىٰ بَصَآئِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَّعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

    Şüphesiz önceki nesilleri helâk ettikten sonra, belki hatırlayıp öğüt alırlar diye Mûsâ'ya, insanlar için basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere kitap verdik.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • A’râf 7:136

    فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَأَغْرَقْنَٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ عَنْهَا غَٰفِلِينَ

    Bu yüzden onlardan intikam aldık. Ayetlerimizi yalanlamaları ve onları umursamamaları sebebiyle kendilerini denizde boğduk.

  • En’âm 6:25

    وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ وَجَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِن يَرَوْا۟ كُلَّ ءَايَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا۟ بِهَا حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوكَ يُجَٰدِلُونَكَ يَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    İçlerinden sana kulak verenler vardır. Halbuki Biz, onu anlayamasınlar diye kalblerine perdeler, kulaklarına ağırlık koyduk. Her türlü ayeti/mucizeyi görseler de ona yine iman etmezler. Hatta sana gelseler seninle mücadele ederler. O kâfirler: “Bu (Kur’ân), eskilerin masallarından başka bir şey değildir.” derler.

  • Mü’min 40:75

    ذَٰلِكُم بِمَا كُنتُمْ تَفْرَحُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَبِمَا كُنتُمْ تَمْرَحُونَ

    Bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarmanızdan ve böbürlenmenizden ötürüdür.

  • Kasas 28:39

    وَٱسْتَكْبَرَ هُوَ وَجُنُودُهُۥ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَظَنُّوٓا۟ أَنَّهُمْ إِلَيْنَا لَا يُرْجَعُونَ

    Firavun ve askerleri, bize döndürülmeyeceklerini sanarak yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar.

  • Şûrâ 42:42

    إِنَّمَا ٱلسَّبِيلُ عَلَى ٱلَّذِينَ يَظْلِمُونَ ٱلنَّاسَ وَيَبْغُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Ceza yolu ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenler içindir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

  • Fussilet 41:15

    فَأَمَّا عَادٌ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَقَالُوا۟ مَنْ أَشَدُّ مِنَّا قُوَّةً أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ ٱلَّذِى خَلَقَهُمْ هُوَ أَشَدُّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَكَانُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا يَجْحَدُونَ

    Âd kavmine gelince, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve; "Bizden daha kuvvetli kim var?" dediler. Onlar kendilerini yaratan Allah’ın, onlardan daha kuvvetli olduğunu görmediler mi? Onlar bizim ayetlerimizi (mucizelerimizi) inkâr ediyorlardı.

A’râf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ