İçeriğe geç

A’râf Suresi 136. Ayet

سورة الأعراف، الآية ١٣٦

7:136 9. cüz 17. hizb Mushaf’ta 166. sayfa Mekki sure

7:136 ayetinin metni

فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَأَغْرَقْنَٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ عَنْهَا غَٰفِلِينَ ۝١٣٦

Okunuşu

fa-intaqamnā min'hum fa-aghraqnāhum fī l-yami bi-annahum kadhabū biāyātinā wakānū ʿanhā ghāfilīna

Meal

Bu yüzden onlardan intikam aldık. Ayetlerimizi yalanlamaları ve onları umursamamaları sebebiyle kendilerini denizde boğduk.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 136. ayeti (7:136) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 166. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 136. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

136. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Helak edilmeleri için belirlenen zaman gelince, ayetlerimizi yalanlamaları ve o ayetlerin işaret ettiği hakkında hiçbir şüphe bulunmayan hakkı yalanlamaları sebebiyle denizde boğmak suretiyle üzerlerine gazabımızı indirdik.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

136. “Bunun üzerine” yani onların helak edilecekleri vakit gelince Yüce Allah, Mûsâ’ya geceleyin İsrailoğulları ile birlikte yola koyulmasını emretti ve Firavun’un askerleri ile birlikte arkalarından geleceğini haber verdi. “Biz de âyetlerimizi yalanlamaları ve onları umursamamaları” yani hem Allah’ın âyetlerini yalanlamaları hem de bu âyetlerin gösterdiği haktan yüz çevirmeleri “yüzünden kendilerinden intikam aldık ve onları denizde boğduk.” Bir başka yerde de Yüce Allah bu hususu şöylece anlatmaktadır: “Firavun şehirlere” İsrailoğullarını takip etmek üzere insan toplamak maksadı ile … Devamını oku

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 131-137. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 166. sayfası).

  • Hayır, şer, iyilik ve kötülüklerin hepsi Yüce Allah'ın kazası ve kaderi iledir. Bunların hiçbiri Allah'ın kaza ve kaderinden çıkmaz.
  • İnsanların başa gelen zorluk, sıkıntı ve musibetler zamanında Allah'a sığınmaları fitrî imanlarının onları harekete geçirmesinin bir sonucudur.
  • Müminlerin, Yüce Allah'ın ayet ve yarattıklarındaki sünnetini, bunların neden ve sonuçlarını düşünüp tefekkür etmesi gerekir.
  • Yüce Allah'ın azim olan kuvveti karşısında fert ve devletlerin kuvveti yok olmaya mahkumdur. Allah'a iman etmek bütün kuvvetlerin kaynağıdır.
  • Allah Teâlâ sabreden Mümin kullarını zulme uğramalarının ardından yeryüzünde kuvvet sahibi kılar.

136. ayetin diğer mealleri

Biz de onlardan cezasının intikamını aldık. Ayetlerimizi yalanladıkları ve onlardan gafil oldukları için onları denizde boğduk.

Biz de âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil kalmaları sebebiyle kendilerinden intikam aldık ve onları denizde boğduk.

Biz de, âyetlerimizi inkâr ettikleri ve onlara kulak vermedikleri için kendilerinden intikam aldık da hepsini denizde boğduk.

136. ayet kelime kelime

  1. فَٱنتَقَمْنَا fa-intaqamnā biz de öc aldık
  2. مِنْهُمْ min'hum onlardan
  3. فَأَغْرَقْنَٰهُمْ fa-aghraqnāhum onları boğduk
  4. فِى fī yemm(su)da
  5. ٱلْيَمِّ l-yami
  6. بِأَنَّهُمْ bi-annahum çünkü onlar
  7. كَذَّبُوا۟ kadhabū yalanlamışlardı
  8. بِـَٔايَٰتِنَا biāyātinā ayetlerimizi
  9. وَكَانُوا۟ wakānū ve olmuşlardı
  10. عَنْهَا ʿanhā onları
  11. غَٰفِلِينَ ghāfilīna umursamaz

136. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Kasas 28:5–6

    وَنُرِيدُ أَن نَّمُنَّ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱسْتُضْعِفُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ أَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ ٱلْوَٰرِثِينَ …

    Biz ise, ülkede güçsüz bırakılanlara ihsanda bulunmak ve onları önderler yapmak ve onları (oraya) mirasçı kılmak istiyorduk. …

  • Duhân 44:25–28

    كَمْ تَرَكُوا۟ مِن جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ …

    Onlar, nice bahçeleri ve pınarları terk ettiler. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • A’râf 7:146

    سَأَصْرِفُ عَنْ ءَايَٰتِىَ ٱلَّذِينَ يَتَكَبَّرُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَإِن يَرَوْا۟ كُلَّ ءَايَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا۟ بِهَا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلْغَىِّ يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ عَنْهَا غَٰفِلِينَ

    Haksız yere yeryüzünde büyüklenen kimseleri ayetlerimizi (anlayıp, ibret almaktan) uzak tutacağım. Onlar bütün ayetleri görseler de iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Sapıklık yolunu gördüklerinde onu yol edinirler. İşte bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil olmalarından dolayıdır.

A’râf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ