A’râf Suresi’nin 147. ayeti (7:147) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 168. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 147. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
147. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Resullerimizin doğruluğunu ispat eden ayetlerimizi ve ahiret gününde Allah ile buluşmayı yalanlayanların itaat cinsinden yapmış oldukları amelleri geçersiz kılınmıştır. İman şartı gerçekleşmediği için yaptıklarına karşılık sevap almazlar. Ahiret gününde ancak Allah'a karşı işlemiş oldukları küfür ve şirklerinin karşılığı ile cezalandırılırlar. Bunun cezası da cehennemde ebedî kalmaktır.
147. Bizim peygamberlerimizle gönderdiklerimizin doğruluğuna delil olan büyük delil ve “âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayanların amelleri boşa gitmiştir.” Çünkü onların amellerinin bir temeli yoktur ve onlar kabul edilme şartını da taşımamaktadır. Bu şart ise Allah’ın âyetlerine iman ve Allah’ın, amellerin karşılığını vereceğini tasdik etmektir. Acaba bunlar, amellerinin boşa çıkması ve maksatlarının tam aksi ile karşılaşmaları dolayısı ile “yaptıklarından başkası ile mi cezalandırılacaklardı?!” Çünkü âhiret gününe iman etmeyen kimseler, amellerinin karşılığı olarak mükafat beklemeklezler. Amellerinin nihaî bir amacı da yoktur. Dolayısıyla da amelleri boşa çıkmış ve hiçbir fayda sağlamamıştır.
Kulun, Allah'ın kendisine vermiş olduğu ihsan ve lütfu izhar edip, açığa vurması gerekir. Kuşkusuz şükür, nimetlerin arttırılmasıyla bağlantılıdır.
Kulun üzerine düşen, söz ve fiillerin en güzelini yapmasıdır.
Dinî emirleri; kararlılık, ciddiyet, ibadetlerde azimli olmak, belirlediği salah ve ıslah olan şeyleri yerine getirmek, fesat ve ifsada götüren şeyleri de engellemek suretiyle kabul edip, yerine getirmek gerekir.
Bir kimse, Rabbinin kulları üzerinde olan hakkı hususunda hata edip ihmalkâr davranırsa işlemiş olduğu bu günahın büyüklüğünü kabul edip, itiraf etmesi gerekir. Çünkü düşmüş olduğu bu hatadan dolayı Allah'tan başka sığınacağı kimse yoktur. Ancak O'na sığınır.
147. ayetin diğer mealleri
Ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanların amelleri boşa gitmiştir. Onlar ancak (dünyada) yaptıklarının karşılığını görürler.
Halbuki âyetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanların amelleri boşa çıkmıştır. Onlar, yapmakta oldukları amellerden başka bir şey için mi cezalandırılırlar!
Âyetlerimizi ve ahiretteki karşılaşmayı inkâr edenlerin amelleri hepten boşa gitmiştir. Çekecekleri ceza kendi yaptıklarından başkası mı olacaktır?
147. ayet kelime kelime
وَٱلَّذِينَwa-alladhīnave kimselerin
كَذَّبُوا۟kadhabūyalanlayanların
بِـَٔايَٰتِنَاbiāyātināayetlerimizi
وَلِقَآءِwaliqāive kavuşmayı
ٱلْـَٔاخِرَةِl-ākhiratiahirete
حَبِطَتْḥabiṭatboşa çıkmıştır
أَعْمَٰلُهُمْaʿmāluhumeylemleri
هَلْhalonlar ceza mı görüyorlar?
يُجْزَوْنَyuj'zawna
إِلَّاillādışında
مَاmāşeyler ile
كَانُوا۟kānūoldukları
يَعْمَلُونَyaʿmalūnayapıyor
147. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Zayıf düşürülenler de büyüklenenlere: "Hayır gece gündüz hileler kuruyor; bize Allah'ı inkâr etmemizi ve O'na eşler koşmamızı emrediyordunuz" derler. Azabı gördüklerinde pişmanlıklarını açığa vururlar. Biz de kâfirlerin boyunlarına halkalar dolarız. Onlar işlediklerinden başka bir şeyle mi cezalandırılırlar?
Kim bir iyilik getirirse, ona bundan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük getirirse; bilsin ki kötülük işleyenler ancak yapmakta olduklarının cezasına çarptırılırlar.