İçeriğe geç

Mü’min Suresi 75. Ayet

سورة غافر، الآية ٧٥

40:75 24. cüz 48. hizb Mushaf’ta 475. sayfa Mekki sure

40:75 ayetinin metni

ذَٰلِكُم بِمَا كُنتُمْ تَفْرَحُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَبِمَا كُنتُمْ تَمْرَحُونَ ۝٧٥

Okunuşu

dhālikum bimā kuntum tafraḥūna fī l-arḍi bighayri l-ḥaqi wabimā kuntum tamraḥūna

Meal

Bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarmanızdan ve böbürlenmenizden ötürüdür.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mü’min Suresi’nin 75. ayeti (40:75) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 475. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Mü’min Suresi 75. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

75. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Onlara şöyle denilir: "Çarptırıldığınız o azap, içinde bulunduğunuz şirke sevinmeniz ve sevinçte aşırıya gitmeniz sebebiyledir."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

75. Cehennem ehline şöyle denilecektir: “Bu” üzerinizdeki çeşit çeşit azap “yeryüzünde haksız yere şımarmanız ve böbürlenmeniz sebebiyledir.” Yani hem tutunduğunuz batıl sebebiyle hem de peygamberlerin getirdiği ilimlere muhalefet ettiğiniz ilimler sebebiyle şımarıyordunuz. Haksızlık, saldırganlık, zulüm ve isyan içinde Allah’ın kullarına karşı böbürleniyordunuz. Nitekim Yüce Allah, bu surenin sonlarında şöyle buyurmaktadır: “Peygamberleri onlara apaçık deliller getirdiklerinde onlar yanlarındaki ilim ile şımardılar.” (el-Mümin, 40/83) Yine Karun’un kavmi de ona şöyle demişti: “Şımarma; çünkü … Devamını oku

Mü’min Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mü’min suresinin 67-77. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 475. sayfası).

  • Yüce Allah'ın mahlukatı aşama aşama yaratması ilahi bir kanundur. İnsanlar, bu kanundan hayatlarındaki evreleri görüp, öğrenirler.
  • Batıl ile sevinmek çok kötü tutumdur.
  • Sabır; insanların, özellikle de davetçilerin hayatında çok önemli bir özelliktir.

75. ayetin diğer mealleri

İşte bu, yeryüzünde haksız yere şımarmanız ve boşuna böbürlenmeniz sebebiyledir.

Bu, sizin yeryüzünde haksız olarak şımarmanızdan ve aşırı derecede sevinip böbürlenmenizden ötürüdür.

Bunun sebebi şudur: Çünkü siz yeryüzünde haksız yere seviniyor ve güveniyordunuz.

75. ayet kelime kelime

  1. ذَٰلِكُم dhālikum bu durum
  2. بِمَا bimā ötürüdür
  3. كُنتُمْ kuntum sizin
  4. تَفْرَحُونَ tafraḥūna şımarmanızdan
  5. فِى fī yeryüzünde
  6. ٱلْأَرْضِ l-arḍi
  7. بِغَيْرِ bighayri olmaksızın
  8. ٱلْحَقِّ l-ḥaqi hakkı
  9. وَبِمَا wabimā ve ötürüdür
  10. كُنتُمْ kuntum olmanızdan
  11. تَمْرَحُونَ tamraḥūna böbürlenmiş

75. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Ahkâf 46:20

    وَيَوْمَ يُعْرَضُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ أَذْهَبْتُمْ طَيِّبَٰتِكُمْ فِى حَيَاتِكُمُ ٱلدُّنْيَا وَٱسْتَمْتَعْتُم بِهَا فَٱلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ ٱلْهُونِ بِمَا كُنتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَبِمَا كُنتُمْ تَفْسُقُونَ

    Kâfirler, ateşe sunulduğu gün: "Dünya hayatınızda bütün iyiliklerinizi yitirdiniz. Onlardan isteğiniz gibi faydalandınız. Bugün ise, dünyada haksız yere büyüklenmeniz ve fasıklık yapmanız sebebiyle alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız." denir.

  • A’râf 7:146

    سَأَصْرِفُ عَنْ ءَايَٰتِىَ ٱلَّذِينَ يَتَكَبَّرُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَإِن يَرَوْا۟ كُلَّ ءَايَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا۟ بِهَا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلْغَىِّ يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ عَنْهَا غَٰفِلِينَ

    Haksız yere yeryüzünde büyüklenen kimseleri ayetlerimizi (anlayıp, ibret almaktan) uzak tutacağım. Onlar bütün ayetleri görseler de iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Sapıklık yolunu gördüklerinde onu yol edinirler. İşte bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil olmalarından dolayıdır.

  • Yûnus 10:23

    فَلَمَّآ أَنجَىٰهُمْ إِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُم مَّتَٰعَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ثُمَّ إِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    Fakat Allah onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde (şirk koşarak) haksız yere taşkınlıkta bulunurlar. Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendi aleyhinizedir. (Bununla) sadece dünya hayatının yararını elde edersiniz. Sonunda dönüşünüz bizedir. (Biz de) bütün yaptıklarınızı size haber vereceğiz.

  • Kasas 28:39

    وَٱسْتَكْبَرَ هُوَ وَجُنُودُهُۥ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَظَنُّوٓا۟ أَنَّهُمْ إِلَيْنَا لَا يُرْجَعُونَ

    Firavun ve askerleri, bize döndürülmeyeceklerini sanarak yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar.

  • Fussilet 41:15

    فَأَمَّا عَادٌ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَقَالُوا۟ مَنْ أَشَدُّ مِنَّا قُوَّةً أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ ٱلَّذِى خَلَقَهُمْ هُوَ أَشَدُّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَكَانُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا يَجْحَدُونَ

    Âd kavmine gelince, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve; "Bizden daha kuvvetli kim var?" dediler. Onlar kendilerini yaratan Allah’ın, onlardan daha kuvvetli olduğunu görmediler mi? Onlar bizim ayetlerimizi (mucizelerimizi) inkâr ediyorlardı.

  • Şûrâ 42:42

    إِنَّمَا ٱلسَّبِيلُ عَلَى ٱلَّذِينَ يَظْلِمُونَ ٱلنَّاسَ وَيَبْغُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Ceza yolu ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenler içindir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

Mü’min Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ