İçeriğe geç

Ankebût Suresi 65. Ayet

سورة العنكبوت، الآية ٦٥

29:65 21. cüz 41. hizb Mushaf’ta 404. sayfa Mekki sure

29:65 ayetinin metni

فَإِذَا رَكِبُوا۟ فِى ٱلْفُلْكِ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ إِذَا هُمْ يُشْرِكُونَ ۝٦٥

Okunuşu

fa-idhā rakibū fī l-ful'ki daʿawū l-laha mukh'liṣīna lahu l-dīna falammā najjāhum ilā l-bari idhā hum yush'rikūna

Meal

Gemiye bindiklerinde dini yalnız Allah'a has kılarak yalnız O'na dua ederler. Sonuçta onları karaya çıkarıp kurtarınca hemen ortak koşarlar.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ankebût Suresi’nin 65. ayeti (29:65) Mekki bir surededir; 21. cüzde, Mushaf’ın 404. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Ankebût Suresi 65. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

65. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Müşrikler denizde gemiye bindiklerinde boğulmaktan kendilerini kurtarması için duayı/ibadeti yalnızca Allah'a has kılarak sadece O'na dua ederler. Boğulmaktan onları kurtardığında müşrikler Allah ile birlikte ilahlarına dua etmeye tekrardan geri dönerler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 65–66. ayetler

65-66. Daha sonra Yüce Allah, denizde yolculuk yaptıkları ve dalgaların ardı arkasına geldiği sırada ölmekten korkan müşriklerin, dinlerini Allah’a halis kılıp bütün koştukları ortakları terk ettiklerini, buna karşılık Allah’a hiçbir ortak koşmaksızın ihlâsla dua ettiklerini bildirerek bunu, onlara karşı bağlayıcı bir delil olmak üzere ortaya koymaktadır. Zira ihlasla dua edip yalvardıkları zat onları bu sıkıntılı halden kurtarıp karaya çıkarınca onlar, bu durumdan kendilerini kurtaramayan ve hiçbir sıkıntılarını gideremeyen varlıkları O’na ortak koşarlar. Peki, bunların hem rahat hem … Devamını oku

Ankebût Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

29:64 ile 30:5 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 404. sayfası).

  • Müşriklerin zorluk anında putlarını unutarak Allah'a sığınmaları, rahatlıkta ise O'na şirk koşmaları, içinde bulundukları karışıklığın en büyük göstergesidir.
  • Allah yolunda cihat etmek, hak üzere muvaffak kılınmanın sebeplerindendir.
  • Gaybî hususlardan haber vermesi, Kur'an'ın Allah Teâlâ katından olduğuna bir delildir.

65. ayetin diğer mealleri

Gemiye bindikleri zaman, dini/duayı kendisine has kılarak Allah’a dua ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman hemen şirk koşarlar.

Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O’na has kılarak (ihlâsla) Allah'a yalvarırlar. Fakat onları sâlimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah'a) ortak koşmaktadırlar.

Baksana, gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na has kılarak (ihlasla) Allah'a yalvarırlar. Fakat onları salimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah'a) ortak koşmaktadırlar.

65. ayet kelime kelime

  1. فَإِذَا fa-idhā zaman
  2. رَكِبُوا۟ rakibū bindikleri
  3. فِى fī gemiye
  4. ٱلْفُلْكِ l-ful'ki
  5. دَعَوُا۟ daʿawū yalvarırlar
  6. ٱللَّهَ l-laha Allah'a
  7. مُخْلِصِينَ mukh'liṣīna halis kılarak
  8. لَهُ lahu yalnız O'na
  9. ٱلدِّينَ l-dīna dini
  10. فَلَمَّا falammā fakat
  11. نَجَّىٰهُمْ najjāhum onları salimen çıkarınca
  12. إِلَى ilā karaya
  13. ٱلْبَرِّ l-bari
  14. إِذَا idhā hemen
  15. هُمْ hum onlar
  16. يُشْرِكُونَ yush'rikūna ortak koşarlar

65. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Lokmân 31:32

    وَإِذَا غَشِيَهُم مَّوْجٌ كَٱلظُّلَلِ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ فَمِنْهُم مُّقْتَصِدٌ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا كُلُّ خَتَّارٍ كَفُورٍ

    Onları dağlar gibi bir dalga kapladığında dinlerini yalnız Allah’a halis kılarak O'na dua ederler. Allah; onları kurtarıp karaya çıkarınca, onlardan bir kısmı orta yolu tutar. Ayetlerimizi hain ve çokça nankörlük edenden başkası bilerek inkâr etmez.

  • Mü’min 40:14

    فَٱدْعُوا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْكَٰفِرُونَ

    O halde kâfirlerin hoşuna gitmese de, siz dini Allah’a has kılarak O’na ibadet edin.

  • Yûnus 10:22

    هُوَ ٱلَّذِى يُسَيِّرُكُمْ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ حَتَّىٰٓ إِذَا كُنتُمْ فِى ٱلْفُلْكِ وَجَرَيْنَ بِهِم بِرِيحٍ طَيِّبَةٍ وَفَرِحُوا۟ بِهَا جَآءَتْهَا رِيحٌ عَاصِفٌ وَجَآءَهُمُ ٱلْمَوْجُ مِن كُلِّ مَكَانٍ وَظَنُّوٓا۟ أَنَّهُمْ أُحِيطَ بِهِمْ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ لَئِنْ أَنجَيْتَنَا مِنْ هَٰذِهِۦ لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّٰكِرِينَ

    Sizi karada ve denizde yürüten O’dur. Öyle ki, siz bir gemide iken ve güzel bir rüzgar ile akıp götürürken bu yüzden (yolcular) neşelenirlerken, o gemiye şiddetli bir fırtına gelip çatar, her yerden onlara dalgalar hücum eder ve onlar çepeçevre kuşatıldıklarını anlarlar da dini yalnız Allah'a halis kılarak: "Eğer bizi bundan kurtarırsan mutlaka şükredenlerden olacağız" diye Allah'a dua ederek yalvarırlar.

  • Beyyine 98:5

    وَمَآ أُمِرُوٓا۟ إِلَّا لِيَعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ حُنَفَآءَ وَيُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَذَٰلِكَ دِينُ ٱلْقَيِّمَةِ

    Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na ibadet etmeleri, namazı dosdoğru kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.

Ankebût Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ