İçeriğe geç

Ankebût Suresi 42. Ayet

سورة العنكبوت، الآية ٤٢

29:42 20. cüz 40. hizb Mushaf’ta 401. sayfa Mekki sure

29:42 ayetinin metni

إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ ۝٤٢

Okunuşu

inna l-laha yaʿlamu mā yadʿūna min dūnihi min shayin wahuwa l-ʿazīzu l-ḥakīmu

Meal

Allah, kendi dışında hangi şeye tapmakta olduklarını şüphesiz bilmektedir. O; mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ankebût Suresi’nin 42. ayeti (29:42) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 401. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Ankebût Suresi 42. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

42. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Şüphesiz Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, onların kendisi dışında nelere ibadet ettiklerini elbette biliyor. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, hiçbir şeyin kendisine galip gelemeyeceği kadar güçlü olan; yaratmasında, takdirinde ve düzeninde hikmet sahibidir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

42. Yüce Allah, müşriklerin edindikleri ilâhların güçsüzlüklerinin ne kadar ileri derecede olduğunu beyan ettikten sonra bundan daha açık bir ifade ile aslında onların hiçbir şey olmadıklarını, aksine bunların uydurulmuş birtakım isimlerden ve öyle kabul ettikleri birtakım kuruntulardan öteye gitmediklerini anlatmakta, iyiden iyiye incelenmesi halinde akıl sahibi bir kimsenin bu uydurma varlıkların bir hiç olduklarını ve gerçekte var olmadıklarını açıkça göreceğini belirterek şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz Allah, kendisinin dışında yalvardıklarının bir hiç olduğunu bilir.” Yani Yüce Allah -ki … Devamını oku

Ankebût Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ankebût suresinin 39-45. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 401. sayfası).

  • "Örümcek Örneği" misali son derece önemlidir.
  • Dünyada olan azap türlerinin çokluğu belirtilmiştir.
  • Yüce Allah, haksızlık etmekten münezzehtir.
  • Allah'ın dışında başka şeylere bağlanmak en zayıf sebeplere bağlanmaktır.
  • Mümin kimsenin davranışlarının ıslah edilmesinde, namazın önemi anlatılmıştır.

42. ayetin diğer mealleri

Allah, kendi dışında hangi şeye dua/ibadet etmekte olduklarını şüphesiz bilmektedir. O çok güçlüdür, Hakim'dir.

Allah, onların kendisini bırakıp da hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz bilir. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.

Allah, onların kendisini bırakıpta hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz ki bilir. O mutlak güç ve hikmet sahibidir.

42. ayet kelime kelime

  1. إِنَّ inna şüphesiz
  2. ٱللَّهَ l-laha Allah
  3. يَعْلَمُ yaʿlamu bilir
  4. مَا mā şeyleri
  5. يَدْعُونَ yadʿūna onların yalvardıklarını
  6. مِن min kendisinden başka
  7. دُونِهِۦ dūnihi
  8. مِن min ne gibi
  9. شَىْءٍ shayin şeylere
  10. وَهُوَ wahuwa O
  11. ٱلْعَزِيزُ l-ʿazīzu üstündür
  12. ٱلْحَكِيمُ l-ḥakīmu hüküm ve hikmet sahibidir

42. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:77

    أَوَلَا يَعْلَمُونَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ

    Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da, açığa vurduklarını da bilir.

  • Bakara 2:235

    وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا عَرَّضْتُم بِهِۦ مِنْ خِطْبَةِ ٱلنِّسَآءِ أَوْ أَكْنَنتُمْ فِىٓ أَنفُسِكُمْ عَلِمَ ٱللَّهُ أَنَّكُمْ سَتَذْكُرُونَهُنَّ وَلَٰكِن لَّا تُوَاعِدُوهُنَّ سِرًّا إِلَّآ أَن تَقُولُوا۟ قَوْلًا مَّعْرُوفًا وَلَا تَعْزِمُوا۟ عُقْدَةَ ٱلنِّكَاحِ حَتَّىٰ يَبْلُغَ ٱلْكِتَٰبُ أَجَلَهُۥ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِىٓ أَنفُسِكُمْ فَٱحْذَرُوهُ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ حَلِيمٌ

    Böyle (iddet beklemekte olan) kadınlara kapalı bir şekilde evlenme teklif etmenizde veya içinizden onlarla evlenmeyi geçirmenizde size bir günah yoktur. Allah, sizin onları anacağınızı bilmektedir. Fakat meşru sözler dışında onlarla gizlice sözleşmeyin, müddet sona erene kadar nikâh akdine kalkışmayın. İçinizde olanı Allah’ın bildiğini bilin de, O’ndan çekinin. Allah’ın çokça bağışlayan ve Halim (Kullarına azabı göndermede acele etmez) olduğunu bilin.

  • Mâide 5:97

    جَعَلَ ٱللَّهُ ٱلْكَعْبَةَ ٱلْبَيْتَ ٱلْحَرَامَ قِيَٰمًا لِّلنَّاسِ وَٱلشَّهْرَ ٱلْحَرَامَ وَٱلْهَدْىَ وَٱلْقَلَٰٓئِدَ ذَٰلِكَ لِتَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَأَنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    Allah Kâ’be’yi, Beyt-i Haram’ı, Haram ayları, kurbanı ve boyunları gerdanlıklı kurbanlıkları da insanlar için bir kıyâm/ ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, Allah’ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini ve Allah’ın her şeyi en iyi bilen olduğunu sizin de bilmeniz içindir.

  • Nahl 16:23

    لَا جَرَمَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْمُسْتَكْبِرِينَ

    Muhakkak, Allah onların içlerinde gizlediklerini de açığa koyduklarını da elbette bilir. O, büyüklenenleri hiç sevmez.

  • Nahl 16:35

    وَقَالَ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا عَبَدْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ نَّحْنُ وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَهَلْ عَلَى ٱلرُّسُلِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

    Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye ibadet etmezdik, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

  • Nahl 16:91

    وَأَوْفُوا۟ بِعَهْدِ ٱللَّهِ إِذَا عَٰهَدتُّمْ وَلَا تَنقُضُوا۟ ٱلْأَيْمَٰنَ بَعْدَ تَوْكِيدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ ٱللَّهَ عَلَيْكُمْ كَفِيلًا إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ

    Ahitleştiğiniz zaman Allah'ın ahdini yerine getirin ve pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Çünkü Allah'ı üzerinize kefil gösterdiniz. Şüphesiz Allah, tüm yaptıklarınızı bilir.

Ankebût Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ