İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 93. Ayet

سورة آل عمران، الآية ٩٣

3:93 4. cüz 7. hizb Mushaf’ta 62. sayfa Medeni sure

3:93 ayetinin metni

كُلُّ ٱلطَّعَامِ كَانَ حِلًّا لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ إِلَّا مَا حَرَّمَ إِسْرَٰٓءِيلُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ مِن قَبْلِ أَن تُنَزَّلَ ٱلتَّوْرَىٰةُ قُلْ فَأْتُوا۟ بِٱلتَّوْرَىٰةِ فَٱتْلُوهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ۝٩٣

Okunuşu

kullu l-ṭaʿāmi kāna ḥillan libanī is'rāīla illā mā ḥarrama is'rāīlu ʿalā nafsihi min qabli an tunazzala l-tawrātu qul fatū bil-tawrāti fa-it'lūhā in kuntum ṣādiqīna

Meal

Tevrat indirilmeden önce, İsrail’in (Ya'kûb’un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğulları'na helâl idi. De ki: ''Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat’ı getirip okuyun.''

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 93. ayeti (3:93) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 62. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 93. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

93. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Bütün güzel olan yiyecekler İsrailoğulları için helal idi. Tevrat indirilmeden önce Yakup'un kendi nefsine haram kıldığı hariç hiçbir şey onlara haram kılınmadı. Yahudilerin iddia ettikleri gibi haram kılma Tevrat'ta bulunmuyordu. -Ey Peygamber!- Onlara de ki: "Eğer iddia ettiğinizde doğru söyleyen kimseler iseniz Tevrat’ı getirip okuyun." Bunun üzerine şaşırıp kaldılar ve onu getiremediler. Bu, Yahudilerin Tevrat üzerine attıkları iftirayı ve (Tevrat'ın) içeriğini tahrif ettiklerini gösteren bir örnektir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 93–94. ayetler

93-94. Yahudilerin İsa ile Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in peygamberliğine dil uzattığı hususlardan birisi de, onların neshin batıl olduğunu iddia etmeleri ve bir peygamberin kendisinden önceki peygambere muhalif bir hüküm getirmesinin imkânsız olduğunu söylemeleridir. Yüce Allah ise onları, bildikleri bir hususu hatırlatarak yalanlamaktadır. Şöyle ki onlar, Tevrat’ın inişinden önce bütün yiyeceklerin İsrailoğullarına helâl olduklarını biliyorlardı. Bunlardan ancak İsrail diye bilinen Yakub aleyhisselam’ın yakalandığı bir hastalıktan ötürü kendisine yasak kıldığı cüz’i bazı şeyler … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 92-100. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 62. sayfası).

  • Yahudiler Allah Teâlâ ve peygamberleri adına yalan söylerler. Bu yalanlarından biri de Yakup -aleyhisselam-'ın bazı yiyecekleri haram kılmasının Tevrat'la indiğini iddia etmeleridir.
  • Mabetlerin en azametli ve en şereflisi Beytu'l-haram'dır. O, Allah'a ibadet amaçlı kurulmuş ilk evdir. Onda, başkasında olmayan özellikler vardır.
  • Yüce Allah hac ibadetinin farz oluşunu en güçlü ifadelerle zikrederek, farz oluşuna vurgu yapmıştır.

93. ayetin diğer mealleri

Tevrat indirilmeden önce, İsrail’in (Yakub'un) kendine haram kıldıklarının dışında, İsrail oğullarına her yiyecek helal idi. Eğer doğru söyleyenler iseniz Tevrat'ı getirip okuyun! de.

  Tevrat'ın indirilmesinden önce, İsrail’in (Ya'kub'un) kendisine haram kıldıkları dışında, yiyeceğin her türlüsü İsrailoğullarına helâl idi. De ki: Eğer doğru sözlü iseniz, o zaman Tevrat'ı getirip onu okuyun.

Tevrat indirilmeden önce, İsrail (Yakub)in kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helal idi. De ki: "Eğer doğrulardan iseniz, haydi Tevrat'ı getirip okuyun".

93. ayet kelime kelime

  1. كُلُّ kullu bütün ك ل ل
  2. ٱلطَّعَامِ l-ṭaʿāmi yiyecekler ط ع م
  3. كَانَ kāna idi ك و ن
  4. حِلًّا ḥillan helal ح ل ل
  5. لِّبَنِىٓ libanī oğullarına ب ن ي
  6. إِسْرَٰٓءِيلَ is'rāīla İsrail
  7. إِلَّا illā dışında
  8. مَا mā şeyler
  9. حَرَّمَ ḥarrama haram kıldığı ح ر م
  10. إِسْرَٰٓءِيلُ is'rāīlu İsrail'in
  11. عَلَىٰ ʿalā kendisine
  12. نَفْسِهِۦ nafsihi ن ف س
  13. مِن min önce
  14. قَبْلِ qabli ق ب ل
  15. أَن an indirilmeden
  16. تُنَزَّلَ tunazzala ن ز ل
  17. ٱلتَّوْرَىٰةُ l-tawrātu Tevrat
  18. قُلْ qul de ki ق و ل
  19. فَأْتُوا۟ fatū getirin أ ت ي
  20. بِٱلتَّوْرَىٰةِ bil-tawrāti Tevrat'ı
  21. فَٱتْلُوهَآ fa-it'lūhā ve okuyun ت ل و
  22. إِن in eğer
  23. كُنتُمْ kuntum iseniz ك و ن
  24. صَٰدِقِينَ ṣādiqīna doğru ص د ق

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 4 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

93. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Bakara 2:97

    قُلْ مَن كَانَ عَدُوًّا لِّجِبْرِيلَ فَإِنَّهُۥ نَزَّلَهُۥ عَلَىٰ قَلْبِكَ بِإِذْنِ ٱللَّهِ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَهُدًى وَبُشْرَىٰ لِلْمُؤْمِنِينَ

    De ki: “Her kim Cebrâîl’e düşman ise, bilsin ki o, Allah’ın izni ile Kur’an’ı; önceki kitapları doğrulayıcı, Müminler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir.”

  • Yûsuf 12:66

    قَالَ لَنْ أُرْسِلَهُۥ مَعَكُمْ حَتَّىٰ تُؤْتُونِ مَوْثِقًا مِّنَ ٱللَّهِ لَتَأْتُنَّنِى بِهِۦٓ إِلَّآ أَن يُحَاطَ بِكُمْ فَلَمَّآ ءَاتَوْهُ مَوْثِقَهُمْ قَالَ ٱللَّهُ عَلَىٰ مَا نَقُولُ وَكِيلٌ

    Babaları: “ Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız dışında, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim” dedi. Ona güvencelerini verdiklerinde, “Allah söylediklerimize vekildir” dedi.

  • Bakara 2:177

    لَّيْسَ ٱلْبِرَّ أَن تُوَلُّوا۟ وُجُوهَكُمْ قِبَلَ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَلَٰكِنَّ ٱلْبِرَّ مَنْ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةِ وَٱلْكِتَٰبِ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ وَءَاتَى ٱلْمَالَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ ذَوِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ وَٱلسَّآئِلِينَ وَفِى ٱلرِّقَابِ وَأَقَامَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَى ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ إِذَا عَٰهَدُوا۟ وَٱلصَّٰبِرِينَ فِى ٱلْبَأْسَآءِ وَٱلضَّرَّآءِ وَحِينَ ٱلْبَأْسِ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ صَدَقُوا۟ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُتَّقُونَ

    Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne döndürmeniz iyilik değildir. Fakat iyilik Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden, malına olan sevgisine rağmen; akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, isteyenlere, kölelere ve esirlere veren, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, sözleştikleri zaman sözlerini yerine getiren, sıkıntıda, hastalıkta ve savaşta sabredenlerin yaptıklarıdır. İşte doğru ve takvalı olanlar onlardır.

  • İnsân 76:8

    وَيُطْعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا

    Yemeğe olan sevgilerine rağmen yoksula, yetime ve esire yemek yedirirler.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Vâkıa 56:87

    تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    Eğer doğru söylüyor iseniz, onu (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize!

  • Sâffât 37:157

    فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin.

  • Duhân 44:36

    فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    Eğer doğru söylüyorsanız, haydi atalarımızı getirin.

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

20 Ekim 2026 Salı 9 جمادى الأولى 1448 هـ