İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 79. Ayet

سورة آل عمران، الآية ٧٩

3:79 3. cüz 6. hizb Mushaf’ta 60. sayfa Medeni sure

3:79 ayetinin metni

مَا كَانَ لِبَشَرٍ أَن يُؤْتِيَهُ ٱللَّهُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحُكْمَ وَٱلنُّبُوَّةَ ثُمَّ يَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُوا۟ عِبَادًا لِّى مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلَٰكِن كُونُوا۟ رَبَّٰنِيِّـۧنَ بِمَا كُنتُمْ تُعَلِّمُونَ ٱلْكِتَٰبَ وَبِمَا كُنتُمْ تَدْرُسُونَ ۝٧٩

Okunuşu

mā kāna libasharin an yu'tiyahu l-lahu l-kitāba wal-ḥuk'ma wal-nubuwata thumma yaqūla lilnnāsi kūnū ʿibādan lī min dūni l-lahi walākin kūnū rabbāniyyīna bimā kuntum tuʿallimūna l-kitāba wabimā kuntum tadrusūna

Meal

Allah'ın, kendisine kitabı, hükmü ve peygamberliği verdiği bir insana (peygambere), “Allah'ı bırakıp bana ibadet edin” demek yaraşmaz. Lakin (her peygamber), “Öğrettiğiniz ve okuduğunuz kitap gereğince Rabbanî insanlar olunuz” der

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 79. ayeti (3:79) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 60. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 79. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

79. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Allah, kendi katından bir kimseye indirilmiş bir kitap verdikten, onu ilim ve anlayış ile rızıklandırdıktan ve kendisini peygamber olarak seçtikten sonra o kimsenin,’’ Allah’ı bırakıp, benim kullarım olun’’ demesi doğru değildir. Fakat, onlara şöyle der: "Kitabı ezberleyerek ve anlayarak ders verdiniz, insanlara indirilmiş olan kitabı öğretmeniz sebebiyle ilimleriyle amel eden âlimler, terbiye ve ıslah eden kimseler olun."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 79–80. ayetler

79 - 80. Yani Allah’ın vahyi, Kitabı ve peygamberliği lütfettiği, ona şer’î hükümleri verdiği bir insanın, diğer insanlara kendisine ibadet etmelerini, peygamberlere ve meleklere ibadet edip onları rabler edinmelerini emretmesi son derece imkânsız ve hiç olmayacak bir şeydir. Çünkü bu, bizatihi küfürdür. İşte bu peygamber de nasıl böyle bir şey yapabilir ki? Yüce Allah ona her yönden küfrün zıddı olan İslâm’ı göndermiş iken o nasıl olur onun zıddı olan küfrü emredebilir? Böyle bir şeye imkân yoktur; çünkü onun durumu ve üzerinde bulunduğu gerçek, Allah’ın kendisine lütfetmiş olduğu faziletler … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 78-83. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 60. sayfası).

  • Yahudi âlimleri sapıklık içindeydiler. Allah'ın kelamını tahrif etmek için hile ve tuzaklar, düzenlerler. Ayrıca bu tahriflerini Allah Teâlâ'ya nispet ederek insanlara yalan söylerler.
  • Her kim nebilerden birisinin dini üzerine olduğunu iddia ediyorsa, Muhammed -aleyhissalatu vesselam-'a iman etmelidir. Yoksa Allah Teâlâ'ya verdiği ahdini bozmuş olur.
  • İnsanların en yüksek dereceye sahip olanları ilim ve ameli bir araya getiren ve insanları bu konuda terbiye eden rabbani âlimlerdir.
  • En büyük sapıklık, iyi ve facir olan tüm yaratılmışların kendisine teslim olduğu Allah Teâlâ'nın dininden yüz çevirmektir.

79. ayetin diğer mealleri

Allah’ın kendisine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiği bir insanın, bütün bunlardan sonra: Allah’ı bırakıp, benim kullarım olun, demesi mümkün değildir. Fakat: "Kitabı öğrettiğinize, okuduğunuza göre Rabbani kul olunuz, der.

  Hiçbir insanın, Allah'ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: «Allah'ı bırakıp bana kul olun!» demesi mümkün değildir. Bilakis (şöyle demesi gerekir): Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe hâlis kullar olunuz.

İnsanlardan hiçbir kimseye, Allah kendisine kitap, hüküm ve peygamberlik verdikten sonra, kalkıp insanlara: "Allah'ı bırakıp bana kul olun." demesi yakışmaz. Fakat onun: "Öğrettiğiniz ve okuduğunuz kitap gereğince Rabb'e halis kullar olun" (demesi uygundur).

79. ayet kelime kelime

  1. مَا mā mümkün değildir
  2. كَانَ kāna ك و ن
  3. لِبَشَرٍ libasharin hiçbir insanın ب ش ر
  4. أَن an ona vermesinden (sonra)
  5. يُؤْتِيَهُ yu'tiyahu أ ت ي
  6. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  7. ٱلْكِتَٰبَ l-kitāba Kitap ك ت ب
  8. وَٱلْحُكْمَ wal-ḥuk'ma hüküm (hikmet) ح ك م
  9. وَٱلنُّبُوَّةَ wal-nubuwata ve peygamberlik ن ب أ
  10. ثُمَّ thumma sonra (o kalksın)
  11. يَقُولَ yaqūla demesi ق و ل
  12. لِلنَّاسِ lilnnāsi insanlara أ ن س
  13. كُونُوا۟ kūnū olun ك و ن
  14. عِبَادًا ʿibādan kul(lar) ع ب د
  15. لِّى lī bana
  16. مِن min bırakıp
  17. دُونِ dūni د و ن
  18. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ı
  19. وَلَٰكِن walākin fakat (der ki)
  20. كُونُوا۟ kūnū olun ك و ن
  21. رَبَّٰنِيِّـۧنَ rabbāniyyīna Rabbe halis kullar ر ب ب
  22. بِمَا bimā şeyler gereğince
  23. كُنتُمْ kuntum olduğunuz ك و ن
  24. تُعَلِّمُونَ tuʿallimūna okuyor ع ل م
  25. ٱلْكِتَٰبَ l-kitāba Kitap ك ت ب
  26. وَبِمَا wabimā ve
  27. كُنتُمْ kuntum olduğunuz ك و ن
  28. تَدْرُسُونَ tadrusūna öğretiyor د ر س

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

79. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Tevbe 9:31

    ٱتَّخَذُوٓا۟ أَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَٰنَهُمْ أَرْبَابًا مِّن دُونِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسِيحَ ٱبْنَ مَرْيَمَ وَمَآ أُمِرُوٓا۟ إِلَّا لِيَعْبُدُوٓا۟ إِلَٰهًا وَٰحِدًا لَّآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ سُبْحَٰنَهُۥ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    Onlar, Allah ile birlikte alimlerini, rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i de rabler edindiler. Oysa tek ilahtan başkasına ibadet etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka (hak) ilah yoktur. Allah, onların koştuğu şirkten münezzehtir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Yûnus 10:37

    وَمَا كَانَ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانُ أَن يُفْتَرَىٰ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلَٰكِن تَصْدِيقَ ٱلَّذِى بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصِيلَ ٱلْكِتَٰبِ لَا رَيْبَ فِيهِ مِن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Bu Kur'an Allah'tandır. Başkası tarafından uydurulmuş bir (kitap) değildir. Ancak kendinden öncekini doğrulayan ve o kitabı açıklayandır. Onda şüphe yoktur, o âlemlerin Rabbindendir.

  • Yûnus 10:104

    قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِن كُنتُمْ فِى شَكٍّ مِّن دِينِى فَلَآ أَعْبُدُ ٱلَّذِينَ تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلَٰكِنْ أَعْبُدُ ٱللَّهَ ٱلَّذِى يَتَوَفَّىٰكُمْ وَأُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    De ki: Ey İnsanlar! Benim dinimden şüphede iseniz; bilin ki ben Allah’tan başka ibadet ettiklerinize ibadet etmem, ancak sizi öldürecek olan Allah’a ibadet ederim. Ben, Müminlerden olmakla emrolundum.

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

18 Ekim 2026 Pazar 7 جمادى الأولى 1448 هـ