İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 78. Ayet

سورة آل عمران، الآية ٧٨

3:78 3. cüz 6. hizb Mushaf’ta 60. sayfa Medeni sure

3:78 ayetinin metni

وَإِنَّ مِنْهُمْ لَفَرِيقًا يَلْوُۥنَ أَلْسِنَتَهُم بِٱلْكِتَٰبِ لِتَحْسَبُوهُ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ وَمَا هُوَ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ وَيَقُولُونَ هُوَ مِنْ عِندِ ٱللَّهِ وَمَا هُوَ مِنْ عِندِ ٱللَّهِ وَيَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ ۝٧٨

Okunuşu

wa-inna min'hum lafarīqan yalwūna alsinatahum bil-kitābi litaḥsabūhu mina l-kitābi wamā huwa mina l-kitābi wayaqūlūna huwa min ʿindi l-lahi wamā huwa min ʿindi l-lahi wayaqūlūna ʿalā l-lahi l-kadhiba wahum yaʿlamūna

Meal

Onların bir kısmı, kitaptan olmadığı halde, sizin kitaptan zannetmeniz için (kitaba bakarak) dillerini eğip bükerler. O, Allah katından olmadığı halde: “Allah katındandır” derler. Bile bile Allah hakkında yalan söylerler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 78. ayeti (3:78) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 60. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 78. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

78. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yahudilerden bir grup, Allah tarafından indirilmiş olan Tevrat'tan olmadığı halde,Tevrat'ı okuduklarını zannetmeniz için (kitaba bakarak) dillerini eğip bükerler. Hâlbuki o, Tevrat'tan değildir. Bilakis o, onların yalanlarından ve Allah'a karşı attıkları iftiradandır. Onlar: "Okuduğumuz Allah katından indirilmiştir" derler. Oysa o, Allah katından değildir. Onlar Allah hakkında yalan söylerler ve onlar Allah ve resulü hakkında söyledikleri yalanları da bilmektedirler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

78. Yani Kitap ehlinden Allah’ın Kitabını tahrif eden bir kesim vardır. “tabı (okurken) siz (okuduklarını) Kitaptan sanasınız diye dillerini eğip bükerler.” Bu, hem lafzî tahrifi hem de manevi tahrifi kapsar. Diğer taraftan bunlar bu çirkin tahriflerine rağmen bu tahriflerinin Kitaptan olduğu vehmini verirler. Hâlbuki bunu yaparken yalan söylemekte ve açıktan açığa da Allah’a yalan isnat etmektedirler. Bunu yaparken kendi vahim durumlarını ve kötü hallerini de çok iyi bilmektedirler.

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 78-83. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 60. sayfası).

  • Yahudi âlimleri sapıklık içindeydiler. Allah'ın kelamını tahrif etmek için hile ve tuzaklar, düzenlerler. Ayrıca bu tahriflerini Allah Teâlâ'ya nispet ederek insanlara yalan söylerler.
  • Her kim nebilerden birisinin dini üzerine olduğunu iddia ediyorsa, Muhammed -aleyhissalatu vesselam-'a iman etmelidir. Yoksa Allah Teâlâ'ya verdiği ahdini bozmuş olur.
  • İnsanların en yüksek dereceye sahip olanları ilim ve ameli bir araya getiren ve insanları bu konuda terbiye eden rabbani âlimlerdir.
  • En büyük sapıklık, iyi ve facir olan tüm yaratılmışların kendisine teslim olduğu Allah Teâlâ'nın dininden yüz çevirmektir.

78. ayetin diğer mealleri

Onların bir kısmı, kitaptan olmadığı halde, sizin kitaptan zannetmeniz için (kitaba bakarak) dillerini eğip bükerler. O, Allah katından olmadığı halde “Allah katındandır” derler. Bile bile Allah hakkında yalan söylerler.

  Ehli kitaptan bir grup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları Kitap’tan değildir. Onun, Allah katından olduğunu söylerler; halbuki o, Allah katından değildir. Böylece onlar bile bile Allah'a iftira ediyorlar.

Kitap ehlinden öyle bir güruh da vardır ki, siz onu kitaptan sanasınız diye, dillerini kitaba doğru eğip bükerler. Halbuki o, kitaptan değildir. "Bu, Allah katındandır." derler; oysa o, Allah katından değildir. Allah'a karşı, kendileri bilip dururken, yalan söylerler.

78. ayet kelime kelime

  1. وَإِنَّ wa-inna ve şüphesiz
  2. مِنْهُمْ min'hum onlardan
  3. لَفَرِيقًا lafarīqan bir grup (var ki) ف ر ق
  4. يَلْوُۥنَ yalwūna eğip bükerler ل و ي
  5. أَلْسِنَتَهُم alsinatahum dillerini ل س ن
  6. بِٱلْكِتَٰبِ bil-kitābi Kitapla ك ت ب
  7. لِتَحْسَبُوهُ litaḥsabūhu siz sanasınız diye ح س ب
  8. مِنَ mina Kitaptan
  9. ٱلْكِتَٰبِ l-kitābi ك ت ب
  10. وَمَا wamā (halbuki) yoktur
  11. هُوَ huwa o
  12. مِنَ mina Kitapta
  13. ٱلْكِتَٰبِ l-kitābi ك ت ب
  14. وَيَقُولُونَ wayaqūlūna ve derler ق و ل
  15. هُوَ huwa o
  16. مِنْ min katındandır
  17. عِندِ ʿindi ع ن د
  18. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  19. وَمَا wamā oysa değildir
  20. هُوَ huwa o
  21. مِنْ min katından
  22. عِندِ ʿindi ع ن د
  23. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  24. وَيَقُولُونَ wayaqūlūna ve söylerler ق و ل
  25. عَلَى ʿalā karşı
  26. ٱللَّهِ l-lahi Allah'a
  27. ٱلْكَذِبَ l-kadhiba yalan ك ذ ب
  28. وَهُمْ wahum ve onlar
  29. يَعْلَمُونَ yaʿlamūna bile bile ع ل م

78. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Tevbe 9:31

    ٱتَّخَذُوٓا۟ أَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَٰنَهُمْ أَرْبَابًا مِّن دُونِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسِيحَ ٱبْنَ مَرْيَمَ وَمَآ أُمِرُوٓا۟ إِلَّا لِيَعْبُدُوٓا۟ إِلَٰهًا وَٰحِدًا لَّآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ سُبْحَٰنَهُۥ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    Onlar, Allah ile birlikte alimlerini, rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i de rabler edindiler. Oysa tek ilahtan başkasına ibadet etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka (hak) ilah yoktur. Allah, onların koştuğu şirkten münezzehtir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Âl-i İmrân 3:75

    وَمِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ مَنْ إِن تَأْمَنْهُ بِقِنطَارٍ يُؤَدِّهِۦٓ إِلَيْكَ وَمِنْهُم مَّنْ إِن تَأْمَنْهُ بِدِينَارٍ لَّا يُؤَدِّهِۦٓ إِلَيْكَ إِلَّا مَا دُمْتَ عَلَيْهِ قَآئِمًا ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُوا۟ لَيْسَ عَلَيْنَا فِى ٱلْأُمِّيِّـۧنَ سَبِيلٌ وَيَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

    Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, “Ümmîlere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.

  • Âl-i İmrân 3:198

    لَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا نُزُلًا مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيْرٌ لِّلْأَبْرَارِ

    Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah tarafından bir ikram olarak, altlarından ırmaklar akan, ebedî olarak kalacakları Cennetler vardır. İyiler için Allah katındaki (nimetler) daha hayırlıdır.

  • Âl-i İmrân 3:37

    فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَأَنۢبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا ٱلْمِحْرَابَ وَجَدَ عِندَهَا رِزْقًا قَالَ يَٰمَرْيَمُ أَنَّىٰ لَكِ هَٰذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِندِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ يَرْزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

    Rabbi, onu güzel bir kabul ile kabul etti ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya’yı da ona bakmakla görevlendirdi. Zekeriya ne zaman yanına, onun bulunduğu ibadet mahalline girse, O’nun yanında bir yiyecek bulurdu: Meryem, bu sana nereden geldi? dediğinde, o şöyle cevap verirdi: Bu, Allah katından! Doğrusu Allah, dilediği kimseye hesapsız rızık bağışlar.

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ