Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay bırakmamak istiyor. Onlar için büyük azap vardır.
Âl-i İmrân Suresi’nin 176. ayeti (3:176) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 73. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
Âl-i İmrân Suresi 176. ayeti dinleyin
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (77)
176. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Peygamber!- Gerisin geriye dinlerinden dönen münafıkların küfürde koşuşturması seni hüzne düşürmesin. Onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah'a iman ve itaatten uzaklaşarak ancak kendilerine zarar verirler. Allah onları rezil rüsva ederek ve başarısız kılarak ahiret nimetlerinden bir pay almamalarını istiyor. Ahirette onlar için büyük bir azap vardır.
176. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in insanlara düşkünlüğü pek fazlaydı. Onların hidâyet bulmaları için son derece gayret ederdi ve hidâyet bulmadıkları vakit de üzülürdü. O bakımdan Yüce Allah ona şöyle hitap etmektedir: “Küfürde” ona olan aşırı rağbetleri ve ona çokça düşkün olmaları sebebi ile “yarışan kimseler seni üzmesin. Onlar Allah’a hiçbir zarar veremezler.” Çünkü Allah dininin yardımcısıdır, Rasûlünü destekleyendir ve onlara rağmen emrini gerçekleştirendir. O bakımdan onlara aldırma, onları önemseme. Onlar dünyada imanı elden kaçırmaları, ahirette de can yakıcı azap ile … Devamını oku
Mümin kimse, şeytanın kâfirlerden edindiği yardımcılar ve destekçiler ile onu korkutmasına aldırış etmemesi gerekir. Çünkü bütün iş Allah Teâlâ'ya aittir.
Kulun, Allah'ın kendisine mühlet vermesine aldanmaması gerekir. Bilakis onun üzerine düşen bir an önce tövbe etmesidir. Verilen mühlet içinde olduğundan vakit geçmeden tövbe etmelidir.
Allah'ın, vereceği lütfuna mani olan cimri, karşılıksız bolca veren kerem sahibi Allah ile ticaret yapmaktan kendi nefsini mahrum bırakarak ancak kendine zarar verir ve kıyamet günü kendisini azaba maruz bırakır.
176. ayetin diğer mealleri
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar Allah’a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara, ahiretten hiçbir nasip vermemek istiyor ve onlara büyük bir azap vardır.
(Rasûlüm) İnkârda yarışanlar sana kaygı vermesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara, ahiretten yana bir nasip vermemek istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiç bir şekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.
Ebu Musa -radıyallahu anh- merfu olarak rivayet ediyor: «İşittiği ezaya Allah’tan daha sabırlı hiç kimse/hiçbir şey yoktur. Zira ona çocuk isnat ederler. O ise onlara afiyet ve rızık vermeye devam eder.»
Artık onların malları da evlatları da seni imrendirmesin. Doğrusu Allah, bunlar yüzünden dünya hayatında onları azaba uğratmayı ve canlarının, kâfirler olarak, güçlükle çıkmasını ister.
Ey Peygamber! Kalpleri inanmamışken, ağızlarıyla “İman ettik” diyerek küfürde yarışanlar, seni üzmesin. Yahudilerden yalana kulak verenler ve sana gelmeyen başka bir topluluk hesabına seni dinleyenler kelimeleri (konuldukları) yerlerinden tahrif ederler. Size şu hüküm verilirse alın, o verilmezse kaçının, derler. Allah’ın fitneye düşmesini dilediği kimse için Allah’a karşı senin elinden bir şey gelmez. İşte onlar, Allah’ın kalplerini arındırmak istemediği kimselerdir. Onlara dünyada rezillik, ahirette de büyük bir azap vardır.
Şüphe yok ki kâfir olanlar, Allah’ın yolundan alıkoyanlar ve hidayet kendilerine apaçık göründükten sonra rasule karşı gelenler Allah’a asla hiçbir zarar veremezler ve o bunların amellerini boşa çıkaracaktır.