İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 16. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٦

3:16 3. cüz 6. hizb Mushaf’ta 52. sayfa Medeni sure

3:16 ayetinin metni

ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَآ إِنَّنَآ ءَامَنَّا فَٱغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ ۝١٦

Okunuşu

alladhīna yaqūlūna rabbanā innanā āmannā fa-igh'fir lanā dhunūbanā waqinā ʿadhāba l-nāri

Meal

Onlar: "Rabbimiz! Biz, kesin olarak iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru!" derler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 16. ayeti (3:16) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 52. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 16. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

16. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Cennet ehli dualarında Rablerine şöyle yalvarırlar: "Rabbimiz! Biz, sana kesin olarak iman ettik. Resullerine indirdiklerine iman ettik. Senin şeriatine (dinine) tabi olduk. Bizim işlediğimiz günahları bağışla ve bizi ateşin azabından koru!"

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

16-17. İlimde derinleşmiş, ilim ve iman ehli kimseler, günahlarının bağışlanması ve cehennem azabından korunmak için imanları ile Rablerine yalvarır ve yönelirler. İşte bu, Yüce Allah’ın sevdiği vesilelerden (tevessül çeşitlerinden)dir. Kul Rabbine, Allah’ın kendisine lütfetmiş olduğu iman ve salih amelleri vesile kılarak Allah’ın kendi üzerindeki nimetlerini -mükâfaatın elde edilmesi ve cezanın da uzaklaştırılması sureti ile- tamamlamasını ister. Daha sonra Yüce Allah bu hayırlı kullarını en güzel nitelikler ile vasfetmektedir ki bunların ilki “Allah’ın rızasını isteyerek nefsi, Allah’ın … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 16-22. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 52. sayfası).

  • Günahlara kefaret olan ve ateşin azabından koruyan en büyük husus, Allah Teâlâ'ya iman etmek ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerine tabi olmaktır.
  • En yüce şehadet ve hakikat; Allah Teâlâ'nın ilahlığı ve O'nun bu ilahlıktaki birliğidir. Bundan dolayı Allah, kendi nefsi için şahitlikte bulunmuştur. Aynı şekilde melekleri ve yarattıklarından ilim sahipleri de buna şahitlik etmişlerdir.
  • Haddi aşmak ve akli etmek; çekişmeye girmenin ve haktan uzaklaşmanın en büyük sebeplerindendir.

16. ayetin diğer mealleri

Onlar: Rabbimiz! Biz, kesin olarak iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru, diyenlerdir.

(Bu nimetler) «Ey Rabbimiz! İman ettik; bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru!» diyen;

Onlar ki, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, iman getirdik, artık bizim suçlarımızı bağışla ve bizi ateş azabından koru!" derler.

16. ayet kelime kelime

  1. ٱلَّذِينَ alladhīna (onlar ki)
  2. يَقُولُونَ yaqūlūna derler ق و ل
  3. رَبَّنَآ rabbanā Rabbimiz ر ب ب
  4. إِنَّنَآ innanā gerçekten biz
  5. ءَامَنَّا āmannā inandık أ م ن
  6. فَٱغْفِرْ fa-igh'fir bağışla غ ف ر
  7. لَنَا lanā bizden
  8. ذُنُوبَنَا dhunūbanā günahlarımızı ذ ن ب
  9. وَقِنَا waqinā ve bizi koru و ق ي
  10. عَذَابَ ʿadhāba azabından ع ذ ب
  11. ٱلنَّارِ l-nāri ateş ن و ر

16. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Yûsuf 12:98

    قَالَ سَوْفَ أَسْتَغْفِرُ لَكُمْ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

    Ya'kûb: “Rabbimden sizin bağışlanmanızı dileyeceğim. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” dedi.

Daha fazlası

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ