İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 15. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٥

3:15 3. cüz 6. hizb Mushaf’ta 51. sayfa Medeni sure

3:15 ayetinin metni

قُلْ أَؤُنَبِّئُكُم بِخَيْرٍ مِّن ذَٰلِكُمْ لِلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَأَزْوَٰجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَرِضْوَٰنٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ بَصِيرٌۢ بِٱلْعِبَادِ ۝١٥

Okunuşu

qul a-unabbi-ukum bikhayrin min dhālikum lilladhīna ittaqaw ʿinda rabbihim jannātun tajrī min taḥtihā l-anhāru khālidīna fīhā wa-azwājun muṭahharatun wariḍ'wānun mina l-lahi wal-lahu baṣīrun bil-ʿibādi

Meal

De ki: Size, bundan daha hayırlı olanı haber vereyim mi? Allah’tan korkan/günahlardan sakınanlara, altından nehirler akan ebedi kalacakları Cennetler vardır. Tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır. Allah, kullarını hakkıyla görendir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 15. ayeti (3:15) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 51. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 15. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

15. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Peygamber de ki: Size, bu arzulardan daha hayırlı olanı haber vereyim mi? İtaat ederek ve isyanı terk ederek Allah'tan sakınanlara, saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan, cennetler vardır. Orada ebedî kalırlar ve onlar ölmeyecekler ve yok olmayacaklardır. Onlar için yaratılış ve ahlak olarak her türlü kötülükten uzak temiz eşler vardır. Bununla birlikte onlara Allah’ın rızası vardır. Allah, onlara ebediyen gazap edip, öfkelenmez. Allah, kullarının hallerini hakkıyla görendir. O'na bunlardan hiçbir şey gizli kalmaz. O, kullarına, yaptıkları amellerine göre karşılık verecektir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

15. Daha sonra Yüce Allah, Allah’tan sakınan, O’na kulluk eden takva sahipleri için bu zevk ve lezzetlerden daha hayırlı olanlarının hazılanmış olduğunu haber vermektedir. Onlar için çeşit çeşit, hayırlı ve kalıcı nimetler hazırlanmıştır. Hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırına bile gelmedik ebedi nimetler vardır. Onlar için Allah’tan bir razı oluş da vardır. Bu ise her şeyden daha büyüktür. Onlara her türlü rahatsızlık ve eksiklikten tertemiz kılınmış zevceler de vardır. Onların huyları güzel, yaratılışları da mükemmeldir. Zira bir şeyin nefyedilmesi … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 10-15. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 51. sayfası).

  • Kıyamet günü Allah'ın azabı indiğinde kâfirlerin, malları ve evlatları ile övünmeleri, onları Allah Teâlâ'nın azabından kurtarmaz.
  • Gerçek zafer; sadece sayı ve hazırlık/teçhizat ile alakalı değildir. Gerçek zafer ancak Allah'ın desteği ve yardımı iledir.
  • Allah Teâlâ, insanları imtihan etmek için dünyevi arzular türünden olan şeyleri onlar için süslü ve çekici kılmıştır ki, böylece kimin Allah Teâlâ'nın sınırlarına riayet ettiğini ve kimin de sınırlarını çiğnediğini ortaya koysun.
  • Dünya lezzetlerinin tamamı az ve geçicidir. Bunlar, ahiretteki büyük ve bitmeyecek nimetler ile mukayese edilemez.

15. ayetin diğer mealleri

De ki: Size, bundan daha hayırlı olanı haber vereyim mi? Allah’tan korkan/günahlardan sakınanlara, altından nehirler akan ebedi kalacakları cennetler vardır. Tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır. Allah, kullarını hakkıyla görendir.

  (Rasûlüm!) De ki: Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Takvâ sahipleri için Rableri yanında, içinden ırmaklar akan, ebediyyen kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) Allah'ın rızası vardır. Allah kullarını hakkıyla görür.

De ki, size, o istediklerinizden daha hayırlısını haber vereyim mi? Korunan kullar için Rablerinin yanında cennetler var ki, altlarından ırmaklar akar, içlerinde ebedî kalmak üzere onlara, hem tertemiz eşler var, hem de Allah'dan bir rıza vardır. Allah, o kulları görür.

15. ayet kelime kelime

  1. قُلْ qul de ki ق و ل
  2. أَؤُنَبِّئُكُم a-unabbi-ukum size söyleyeyim mi? ن ب أ
  3. بِخَيْرٍ bikhayrin daha iyisini خ ي ر
  4. مِّن min bunlardan
  5. ذَٰلِكُمْ dhālikum
  6. لِلَّذِينَ lilladhīna korunanlar için vardır
  7. ٱتَّقَوْا۟ ittaqaw و ق ي
  8. عِندَ ʿinda katında ع ن د
  9. رَبِّهِمْ rabbihim Rableri ر ب ب
  10. جَنَّٰتٌ jannātun cennetler ج ن ن
  11. تَجْرِى tajrī akan ج ر ي
  12. مِن min altlarından
  13. تَحْتِهَا taḥtihā ت ح ت
  14. ٱلْأَنْهَٰرُ l-anhāru ırmaklar ن ه ر
  15. خَٰلِدِينَ khālidīna sürekli kalacakları خ ل د
  16. فِيهَا fīhā içinde
  17. وَأَزْوَٰجٌ wa-azwājun ve eşler ز و ج
  18. مُّطَهَّرَةٌ muṭahharatun tertemiz ط ه ر
  19. وَرِضْوَٰنٌ wariḍ'wānun ve rızası ر ض و
  20. مِّنَ mina Allah'ın
  21. ٱللَّهِ l-lahi
  22. وَٱللَّهُ wal-lahu Allah
  23. بَصِيرٌۢ baṣīrun görür ب ص ر
  24. بِٱلْعِبَادِ bil-ʿibādi kullarını ع ب د

15. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Tevbe 9:72

    وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَمَسَٰكِنَ طَيِّبَةً فِى جَنَّٰتِ عَدْنٍ وَرِضْوَٰنٌ مِّنَ ٱللَّهِ أَكْبَرُ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    Allah, Mümin erkeklere ve Mümin kadınlara, ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan Cennetler ve Adn Cennetlerinde çok güzel köşkler vadetti. Allah’ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Tevbe 9:89

    أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    Allah onlara içinde ebedî kalacakları, içinden ırmaklar akan Cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.

  • Mâide 5:85

    فَأَثَٰبَهُمُ ٱللَّهُ بِمَا قَالُوا۟ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْمُحْسِنِينَ

    Bu sözlerine karşılık olarak Allah, onlara içinde ırmaklar akan, orada ebedî kalacakları Cennetler vermiştir. İşte bu ihsan sahiplerinin mükâfatıdır.

  • Tâhâ 20:76

    جَنَّٰتُ عَدْنٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَذَٰلِكَ جَزَآءُ مَن تَزَكَّىٰ

    İçinde temelli kalacakları, alt kısmından ırmakların aktığı Adn Cennetleri vardır. İşte bu arınanların mükâfatıdır.

  • İbrâhîm 14:23

    وَأُدْخِلَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِمْ تَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَٰمٌ

    İman eden ve salih ameller işleyenler, Rablerinin izniyle, ebedî kalacakları ve içlerinden ırmaklar akan Cennetlere sokulacaklar. Oradaki esenlik dilekleri “selâm”dır.

  • Nisâ 4:13

    تِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    İşte bu (hükümler) Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat ederse; Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetlere sokar. İşte bu en büyük kurtuluştur.

  • Âl-i İmrân 3:136

    أُو۟لَٰٓئِكَ جَزَآؤُهُم مَّغْفِرَةٌ مِّن رَّبِّهِمْ وَجَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَنِعْمَ أَجْرُ ٱلْعَٰمِلِينَ

    İşte onların mükâfatı Rableri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan Cennetler'dir ki, orada ebedî kalacaklardır. Böyle amel edenlerin mükâfatı pek de güzeldir!

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

21 Ekim 2026 Çarşamba 10 جمادى الأولى 1448 هـ