İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 124. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٢٤

3:124 4. cüz 7. hizb Mushaf’ta 66. sayfa Medeni sure

3:124 ayetinin metni

إِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِنِينَ أَلَن يَكْفِيَكُمْ أَن يُمِدَّكُمْ رَبُّكُم بِثَلَٰثَةِ ءَالَٰفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُنزَلِينَ ۝١٢٤

Okunuşu

idh taqūlu lil'mu'minīna alan yakfiyakum an yumiddakum rabbukum bithalāthati ālāfin mina l-malāikati munzalīna

Meal

Hani sen Müminlere: “Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?” diyordun.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 124. ayeti (3:124) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 66. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 124. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

124. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber- Bedir savaşında müşriklere yardım geleceğini duyduktan sonra Müminleri yerlerinde tutmak için, "Allah -Subhanuhu ve Teâlâ-'nın sizi desteklemek için indirdiği üç bin melekle yardım etmesi size yetmez mi?" diye söylediğini hatırla.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

124-126. “Hani sen” müjde vererek “mü’minlere” kalplerine sebat vermek üzere “İndirilen üç bin melekle Rabbinizin size yardım etmesi size yetmez mi? diyordun. Evet, siz sabreder ve sakınırsanız, onlar hemen şimdi üzerinize gelseler dahi” yani bu şekilde ani bir hamle yapıp üzerinize gelecek olurlarsa “Rabbiniz işaretlenmiş beş bin melekle” yani kahramanların alâmeti olan işaretlerle işaretlenmiş “beş bin melekle size yardım eder.” Bu yardımda bizzat melekler doğrudan doğruya savaşa katılmışlar mıdır -ki bazı müfessirler böyle söylemiştir- yoksa o, Allah’ın mü’min kullarına sebat vermek, buna … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 122-132. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 66. sayfası).

  • İnsanların başına gelen felaketler ve onlara verilen nimetler ile sürekli öğüt verilmelidir. Zira insanlar bunlara bakarak öğüt alırlar.
  • Allah'ın yardımı, rahmeti ve lütfunun kullara gönderilmesinin en önemli sebeplerinden bir tanesi de takvalı olmak ve savaşın zorluklarına karşı sabırlı olmaktır.
  • Bütün işler Allah'a aittir. Dilediği gibi hükmeder ve dilediği gibi emreder. Hakiki Mümin, işlerini Allah'a teslim eden ve hükmüne boyun eğen kimsedir.
  • Günahlar -ki faiz bunlardan birisidir- kulun hüsran içinde olmasının en büyük sebeplerindendir. Özellikle de en şiddetli sıkıntı ve zorluk anlarında durumu böyle olur.
  • Faizin yasak olması ile ilgili ayetlerin Uhud Gazvesi'nin anlatıldığı ayetler ile birlikte zikredilmesinin sebebi, İslam dininin emirlerinde ve yasaklarında kapsayıcı ve birbiri ile bağlantılı olmasıdır. Öyle ki, bir konunun ortasında diğerinden bahsedilmiştir.

124. ayetin diğer mealleri

Mü’minlere: Rabbinizin, indirilen üç bin melekle yardım ulaştırması size yetmez mi? diyordun.

  O zaman sen, müminlere şöyle diyordun: İndirilen üç bin melekle Rabbinizin sizi takviye etmesi, sizin için yeterli değil midir?

O zaman sen müminlere: "Rabbinizin size, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

124. ayet kelime kelime

  1. إِذْ idh O zaman
  2. تَقُولُ taqūlu sen diyordun ق و ل
  3. لِلْمُؤْمِنِينَ lil'mu'minīna mü'minlere أ م ن
  4. أَلَن alan size yetmez mi?
  5. يَكْفِيَكُمْ yakfiyakum ك ف ي
  6. أَن an size yardım etmesi
  7. يُمِدَّكُمْ yumiddakum م د د
  8. رَبُّكُم rabbukum Rabbinizin ر ب ب
  9. بِثَلَٰثَةِ bithalāthati üç ث ل ث
  10. ءَالَٰفٍ ālāfin bin أ ل ف
  11. مِّنَ mina melek ile
  12. ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ l-malāikati م ل ك
  13. مُنزَلِينَ munzalīna indirilmiş ن ز ل

124. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Enfâl 8:9–10

    إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَٱسْتَجَابَ لَكُمْ أَنِّى مُمِدُّكُم بِأَلْفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُرْدِفِينَ …

    Hani siz Rabbinizden imdat istiyordunuz da: “Muhakkak Ben size birbiri ardınca bin melek ile yardım ediyorum” diye duanıza karşılık vermişti. …

  • Muhammed 47:4–6

    فَإِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَضَرْبَ ٱلرِّقَابِ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَثْخَنتُمُوهُمْ فَشُدُّوا۟ ٱلْوَثَاقَ فَإِمَّا مَنًّۢا بَعْدُ وَإِمَّا فِدَآءً حَتَّىٰ تَضَعَ ٱلْحَرْبُ أَوْزَارَهَا ذَٰلِكَ وَلَوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَٱنتَصَرَ مِنْهُمْ وَلَٰكِن لِّيَبْلُوَا۟ بَعْضَكُم بِبَعْضٍ وَٱلَّذِينَ قُتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَلَن يُضِلَّ أَعْمَٰلَهُمْ …

    Kâfirlerle, (savaşta) karşılaştığınız zaman boyunlarına vurun! Onları iyice bozguna uğratınca (esirleri) sımsıkı bağlayın. Sonra savaş, yüklerini atıp sona erince de onları ya karşılıksız olarak ya da fidye ile salıverin. İşte böyle! Eğer Allah dileseydi, (iman edenler, kâfirlere karşı savaş yapmadan da) galip gelirdi. Fakat bu, sizi birbirinizle denemek içindir. Allah yolunda öldürülenlerin amellerini Allah asla boşa çıkarmayacaktır. …

  • Ra’d 13:40

    وَإِن مَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَٰغُ وَعَلَيْنَا ٱلْحِسَابُ

    Onlara vadettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) senin ruhunu alsak da senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise bize aittir.

  • Bakara 2:272

    لَّيْسَ عَلَيْكَ هُدَىٰهُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَلِأَنفُسِكُمْ وَمَا تُنفِقُونَ إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ ٱللَّهِ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

    (Ey Muhammed!) Onları hidayete erdirmek senin üzerine (bir sorumluluk) değildir. Fakat Allah, dilediği kimseyi hidayete erdirir. İyilik olarak her ne verirseniz, o kendiniz içindir. Zaten siz, yalnız Allah’ın rızasını/vechini kazanmak için verirsiniz. İyilik olarak ne verirseniz (bunun karşılığı) size eksiksizce ödenecektir. Ve siz, haksızlığa uğratılmazsınız.

  • Kasas 28:56

    إِنَّكَ لَا تَهْدِى مَنْ أَحْبَبْتَ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يَشَآءُ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

    Şüphesiz sen, sevdiklerine hidayet edemezsin. Fakat Allah, dilediğine hidayet eder. Hidayete erecek olanları en iyi O bilir.

Daha fazlası

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ