Münafıklar, kalplerinde hastalık olanlar ve Medine’de bozgunculuk yapıp asılsız haber yayanlar; eğer buna son vermezlerse, seni onlara musallat ederiz de sonra çevrende az bir zamandan fazla kalamazlar.
Ahzâb Suresi’nin 60. ayeti (33:60) Medeni bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 426. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Ahzâb Suresi 60. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
60. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Peygamber! Şehvetlerine bağlandıkları için kalplerinde fücur olan ,Medine'de ki Müslümanların arasını bölmek için yalan haberler yayan münafıklar şayet küfürlerini gizleyip Müslüman gibi gözükerek bu münafıklıklarından vazgeçmezler ise, Biz, sana onları cezalandırmanı emrederiz. Seni onlara musallat kılarız da sonra onlar; yeryüzünde fesat çıkarmalarından dolayı Medine'den kovulmaları yahut helak olmaları sebebiyle Medine'de çok az bir zaman yaşayabilirler.
60. “Eğer münafıklar, kalplerinde” şüphe yahut şehvet gibi bir “hastalık bulunanlar ve Medine’de yalan haber yayanlar” yani müminleri düşmanlar ile korkutup dehşete düşürmeye çalışan, onların çokluklarını, güçlüklerini müslümanların ise zayıf olduklarını dile getirenler “(bu yaptıklarına) son vermezlerse” Burada neye son vereceklerinin açıkça söz konusu edilmemesi, bu işi yapmaya kalkışanların hatırlarından geçirdikleri, akıllarına gelen her türlü vesvese, İslâm’a ve müslümanlara sövmeye kalkışma, müslümanlar arasında yalan haber yayıp güçlerini zayıflatma, mü’min hanımlara kötü maksatlarla … Devamını oku
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in; Yüce Allah'ın ve meleklerinin nezdindeki makamının yüceliği beyan edilmiştir.
Herhangi bir sebep olmaksızın Müminlere eza vermek haramdır.
Nifak; sahibine azabın inmesine sebebiyet verir.
60. ayetin diğer mealleri
Münafıklar, kalplerinde hastalık olanlar ve Medine’de bozguncu, asılsız haber yayanlar eğer buna son vermezlerse, seni onlara musallat ederiz, sonra çevrende az bir zamandan fazla kalamazlar.
Andolsun, iki yüzlüler, kalplerinde hastalık bulunanlar (fuhuş düşüncesi taşıyanlar), şehirde kötü haber yayanlar (bu hallerinden) vazgeçmezlerse, seni onlara musallat ederiz (onlarla savaşmanı ve onları şehirden sürüp çıkarmanı sana emrederiz); sonra orada, senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler.
Andolsun ki, eğer münafıklar ve kalblerinde bir hastalık olanlar ve Medine'de dedikodu yapanlar, bu yaptıklarından vaz geçmezlerse, mutlaka seni onlara musallat ederiz. Sonra seninle orada az bir zamandan fazla komşu kalamazlar.
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler; “Bunları, dinleri aldatmış.” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.