İçeriğe geç

Ahzâb Suresi 45. Ayet

سورة الأحزاب، الآية ٤٥

33:45 22. cüz 43. hizb Mushaf’ta 424. sayfa Medeni sure

33:45 ayetinin metni

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ شَٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا ۝٤٥

Okunuşu

yāayyuhā l-nabiyu innā arsalnāka shāhidan wamubashiran wanadhīran

Meal

Ey peygamber! Gerçekten biz seni; bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ahzâb Suresi’nin 45. ayeti (33:45) Medeni bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 424. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Ahzâb Suresi 45. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

45. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Peygamber! Muhakkak ki biz, seni kendilerine gönderilmiş olan şeyi tebliğ etmen için insanlara karşı bir şahit, Allah'ın hazırlamış olduğu cennetleri Müminlere müjdeleyici ve Allah'ın kendileri için hazırlamış olduğu azabı ile kâfirleri korkutman için gönderdik.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

45. Yüce Allah’ın, Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i vasfetmiş olduğu bu sıfatlar, onun risaletinin amacı, özü ve hususi özellikleri olup beş tanedir: Birincisi onun bir “şahit” olmasıdır. O, ümmetinin işlediği hayır ve şer türünden amellerine şahittir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Bütün insanlara karşı şahitler olasınız, Peygamber de size karşı şahit olsun diye…” (el-Bakara, 2/143); “Her ümmetten birer şahit getirip bunlara karşı da seni şahit getireceğimiz zaman halleri nice olur!” (en-Nisa, 4/41) O nedenle Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adil ve makbul bir … Devamını oku

Ahzâb Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ahzâb suresinin 44-50. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 424. sayfası).

  • Eziyet ve sıkıntılara karşı sabır göstermek başarılı davetçinin özelliklerindendir.
  • Kocanın kendisiyle cinsel ilişkiye girmeden önce boşadığı hanımına, hatırı için malından biraz vermesi menduptur.
  • Kendisini hibe eden bir kadınla nikâh kıyıp, evlenmesi Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e özel olarak caiz kılınmıştır. Ancak Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu şekilde nikâh kıyıp, hiç evlenmemiştir.

45. ayetin diğer mealleri

Ey peygamber, biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Ey Peygamber! Biz seni hakikaten bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Ey peygamber! Biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik.

45. ayet kelime kelime

  1. يَٰٓأَيُّهَا yāayyuhā ey أ ي ي
  2. ٱلنَّبِىُّ l-nabiyu peygamber ن ب أ
  3. إِنَّآ innā elbette biz
  4. أَرْسَلْنَٰكَ arsalnāka seni gönderdik ر س ل
  5. شَٰهِدًا shāhidan şahid ش ه د
  6. وَمُبَشِّرًا wamubashiran ve müjdeci ب ش ر
  7. وَنَذِيرًا wanadhīran ve uyarıcı ن ذ ر

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 4 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

45. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Yâsîn 36:58

    سَلَٰمٌ قَوْلًا مِّن رَّبٍّ رَّحِيمٍ

    Rahim olan Rabden sözlü bir selam vardır.

  • Yûnus 10:10

    دَعْوَىٰهُمْ فِيهَا سُبْحَٰنَكَ ٱللَّهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَٰمٌ وَءَاخِرُ دَعْوَىٰهُمْ أَنِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Orada duaları: "Allah’ım! Sen tüm noksanlıklardan münezzehsin" dir. (Aralarında ki) selamlaşmaları “Selam”dır, dualarının sonu ise: ”Âlemlerin Rabbine hamdolsun” dur.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Fetih 48:8

    إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ شَٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

    Biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik .

  • Ahzâb 33:50

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِنَّآ أَحْلَلْنَا لَكَ أَزْوَٰجَكَ ٱلَّٰتِىٓ ءَاتَيْتَ أُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَمِينُكَ مِمَّآ أَفَآءَ ٱللَّهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّٰتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَٰلَٰتِكَ ٱلَّٰتِى هَاجَرْنَ مَعَكَ وَٱمْرَأَةً مُّؤْمِنَةً إِن وَهَبَتْ نَفْسَهَا لِلنَّبِىِّ إِنْ أَرَادَ ٱلنَّبِىُّ أَن يَسْتَنكِحَهَا خَالِصَةً لَّكَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ قَدْ عَلِمْنَا مَا فَرَضْنَا عَلَيْهِمْ فِىٓ أَزْوَٰجِهِمْ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ لِكَيْلَا يَكُونَ عَلَيْكَ حَرَجٌ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

    Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah’ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri; amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber hicret eden kızlarını sana helâl kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini Peygamber'e hibe eden Mümine kadını, diğer Müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helâl kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında Müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları gerektiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah; çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Ahzâb Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ