48:8 ayetinin metni
إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ شَٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا ٨
Okunuşu
innā arsalnāka shāhidan wamubashiran wanadhīran
Meal
Biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik .
سورة الفتح، الآية ٨
إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ شَٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا ٨
innā arsalnāka shāhidan wamubashiran wanadhīran
Biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik .
Fetih Suresi’nin 8. ayeti (48:8) Medeni bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 511. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
-Ey Peygamber!- Şüphesiz biz seni kıyamet günü ümmetine bir şahit; Müminleri, dünyada kendilerine vadolunmuş olan yardım ve iktidar ile ahirette ise kendilerine vadolunmuş olan nimetleri müjdeleyici olarak, kâfirleri ise dünyada kendilerine vadolunmuş olan Müminlerin eli ile gerçekleşecek olan zillet ve yenilgi ile ahirette ise kendilerini bekleyen azap ile korkutucu olarak gönderdik.
8. Ey Rasûl-i Ekrem! “Şüphesiz Biz seni” ümmetine, hayır ve şer türünden yaptıklarına; çeşitli görüş ve meseleler hakkında kimin hak, kimin batıl üzere olduğuna; Yüce Allah’ın vahdâniyetine, her bakımdan tek başına bütün kemal sıfatlarına sahip olduğuna dair “bir şahit”; Sana ve Allah’a itaat edenlere dinî, dünyevî ve uhrevî sevap ve mükâfatları bildiren “bir müjdeleyici ve” Allah’a isyan edenleri de dünya ve âhirette cezaya çarptırılacaklarını bildiren “bir uyarıcı olarak gönderdik.” Müjde ve uyarının kendileri sebebi ile gerçekleştiği amellerin ve ahlâkın gereği gibi açıklanması da müjde ve uyarmanın kapsamına dahildir. O halde o; hayrı, şerri, bahtiyarlığı, bedbahtlığı, hakkı ve batılı açıkça bildirendir. O nedenle Yüce Allah buna bağlı olarak şöyle buyurmaktadır:
Fetih suresinin 1-9. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 511. sayfası).
Biz seni, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik
Şüphesiz biz seni, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Şüphesiz biz seni, şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ شَٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا
Ey peygamber! Gerçekten biz seni; bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.