عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ ١٤
Sidre-i Müntehâ’nın yanında.
سِدْرَة
Kız Arapça kökenli Sidra
Kur’an’da geçiyor“Sidre ağacı”; Sidretü’l-Müntehâ, son sınırdaki ağaç
Kelimenin Kur’an’daki okunuşu: Mahmud Halil el-Husari, Necm 53:14.
Kur’an Sidre’yi Peygamber’in ﷺ gördüklerini anlatırken iki kez anar: “Andolsun onu bir başka inişte, Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında gördü; Me’vâ cenneti onun yanındadır” (Necm 53:13-15). Mi‘rac’da Peygamber ﷺ onun meyvelerini “Hecer küpleri gibi”, yapraklarını “fil kulakları gibi” diye tarif etmiştir (Buhârî, 3207).
Sidre, Arabistan’da yetişen, meyvesi yenen, yaprakları ölülerin yıkanmasında kullanılan dikenli bir ağaç olan sidr’in (arabi kiraz, hünnap) tekil biçimidir. İsim daha çok yedinci kattaki Sidretü’l-Müntehâ’yı, “son sınırdaki sidre ağacını” hatırlatır.
Evet: Sidre kelimesi Kur’an’da 2 kez, 1 sûrede geçer.
عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ ١٤
Sidre-i Müntehâ’nın yanında.
إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ ١٦
O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.
Sidre ismi hakkında özel bir nas veya âlim görüşü yoktur: İslam’ın genel ölçüleri geçerlidir.
İsim koymanın ölçülerini okuyun
Bu sayfa bir fetva değil, düşünmeye yardımcı bir rehberdir. Kişisel bir durum için ehil bir âlime danışın.