Şehd kelimesi Kur’an’da geçmez; Kur’an bala asel der. Takva sahiplerine “süzülmüş bal ırmakları” vaat eder (Muhammed 47:15) ve arılar için şöyle der: “Karınlarından türlü renklerde bir içecek çıkar; onda insanlar için şifa vardır” (Nahl 16:69). 16. sûre arının adını, Nahl’ı taşır.
Şehd isminin anlamı ve kökeni
Şehd (şühd de denir), mumundan sıkılıp ayrılmamış baldır: petek balı. Şairler onu tatlılığın, hoş bir sözün ya da mutlu bir anın simgesi yapmıştır. Dilciler kelimeyi şehâdet (tanıklık) kökü olan ş-h-d altında verir, ancak bu başka bir kelimedir. İsim Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün’de çok yaygındır; Körfez’de çoğu zaman Shahad diye söylenip yazılır. Osmanlı Türkçesinde de şehd “bal” anlamında kullanılmıştır.
Allah şahittir ki kendisinden başka (ibadet edilmeye layık hak) bir ilah yoktur. Melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de (buna şahittir.) O’ndan başka (hak) ilah yoktur. O, Aziz'dir, Hakim'dir.