Ebû Mesûd Ukbe b. Amr el-Ensârî el-Bedrî -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«İnsanların ilk nübüvvetten beri (bütün peygamberlerden) duyduğu sözlerden biri; utanmazsan dilediğini yap.» sözüdür.
Rivayet eden: Buhârî (No. 3483, 3484, 6120), Ebû Dâvûd (No. 4797), İbn Mâce (No. 4183) ve Ahmed b. Hanbel (No. 16470, 16478, 16485, 21313, 21314).رواه البخاري
Kaynaklar (4)
صحيح البخاري (8/ 29) (6120).
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (2/ 1252).
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem haber vermiştir ki, önceki peygamberlerden gelen ve onların vasiyetleri arasında yer alan, insanların da nesiller boyunca birbirlerine aktarıp miras olarak devrettikleri şeylerden biri şudur: “Ne yapmak istediğine bak! Eğer o şeyden utanılmayacaksa yap, eğer utanılacak bir şeyse onu bırak.” Kötülük yapmaya engel olan hayâdır. Hayâ sahibi olmayan kişi, her türlü ahlaksızlık ve çirkin davranışa hırsla dalar.
Hadisten çıkan dersler
Hayâ, güzel ahlâkın aslıdır.
Hayâ, peygamberler -aleyhimessalâtu vesselâm-'ın özelliklerinden ve bu onlardan aktarılan şeylerdendir.
Hayâ, Müslümanı güzelleştiren ve süsleyen şeyleri yaptıran, çirkin ve rezil olan şeyleri terk ettiren duygudur.
Nevevî şöyle demiştir: “Buradaki emir kipi, mübahlık ifade eder. Yani bir şey yapmak istediğinde, eğer onu yaptığında Allah’tan ve insanlardan utanmayacağın bir şey ise onu yap, değilse yapma. İslam’ın temeli de bunun üzerine kuruludur. Bunun izahı şudur: Emredilen şeyler, yani farz ve menduplar terk edilince utanılır; yasaklanan şeyler, yani haram ve mekruhlar ise yapıldığında utanılır. Mübah olan şeylerde ise hem yapmakta hem de terk etmekte hayâ edilmesi câizdir. Dolayısıyla hadis beş hükmü (farz, haram, mendup, mekruh, mübah) kapsamaktadır. Bir başka görüşe göre ise bu emir, tehdit anlamındadır. Yani Senden hayâ kaldırılmışsa dilediğini yap; çünkü Allah seni onun karşılığında hesaba çekecektir. Bir diğer görüşe göre ise emir, haber anlamındadır: Kimde hayâ yoksa dilediğini yapar.
Arapça açıklama
أَخْبَرَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم أنَّ مما جاء فيه الوصية عن الأنبياء المتقدِّمين، وتَدَاوَلَه الناس بينهم وتوارثوه عنهم قرنًا بعد قرن، حتى وصل إلى أوّل هذه الأمة، انظر إلى ما تريد أنْ تَفعلَه، فإنْ كان ممّا لا يُستَحى منه فافعله، وإنْ كان ممّا يُستَحى منه فَدَعْه؛ فإنَّ المانع مِن فِعْل القبائح هو الحياء، فمَن لم يكن له حياءٌ، انْهَمَك في كلّ فَحْشاء ومُنكر.
الحياء أصل الأخلاق الكريمة.
الحياء صفة من صفات الأنبياء عليهم السلام، وهو من المأثور عنهم.
الحياء هو الذي يجعل المرء المسلم يفعل ما يُجَمِّلُ ويَزِيْن، ويَترك ما يُدّنِّس ويَشَيْن.
قال النووي: الأمر فيه للإباحة، أي: إذا أردت فعل شيء فإن كان مما لا تستحي إذا فعلتَه من الله ولا من الناس فافعله، وإلا فلا، وعلى هذا مدار الإسلام، وتوجيه ذلك أنَّ المأمورَ به الواجب والمندوب يُستحيَى مِن تَرْكِه، والمنهي عنه الحرام والمكروه يُستحيى من فعله، وأما المباح فالحياء من فعله جائز، وكذا مِن تركه، فتضمن الحديث الأحكام الخمسة، وقيل: هو أمرُ تهديد، ومعناه: إذا نُزِع مِنك الحياء فافعل ما شئت؛ فإنّ الله مجازيك عليه، وقيل: هو أمرٌ بمعنى الخبر، أي: مَن لا يَستحيي يَصنع ما أراد.