Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Gerçekten de bu tür şeyleri hissediyor musunuz?» diye buyurdu, Ashab: Evet! diye cevap verdi. Bunun üzerine Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bunu böyle hissetmeniz imanınızın doğruluğunu gösteriyor.» diye buyurdu
باب بَيَانِ الْوَسْوَسَةِ فِي الإِيمَانِ وَمَا يَقُولُهُ مَنْ وَجَدَهَا
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabından bazı kimseler gelip,
"Bazen içimize, dile getirmeyi büyük bir suç olarak gördüğümüz bazı şeyler düşüyor" diye sordular. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Gerçekten de bu tür şeyleri hissediyor musunuz?» diye buyurdu, Ashab: Evet! diye cevap verdi. Bunun üzerine Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bunu böyle hissetmeniz imanınızın doğruluğunu gösteriyor.» diye buyurdu.
Rivayet eden: Müslim (No. 132a, 132b), Ebû Dâvûd (No. 5111) ve Ahmed b. Hanbel (No. 9317).
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabından bir grup gelip, çirkinlikleri ve onlara karşı nefretleri sebebiyle söyleyemedikleri büyük işleri içlerinde hissettiklerini sordular. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: İşte bu hissettikleriniz, Şeytan'ın kalbe soktuğu şeyleri büyük görüp söylemekten sizi alıkoyan apaçık bir iman ve yakîndir. Şeytan'ın sizin kalbinizi ele geçiremedi. Şeytan'ın kalbini ele geçirdiği kimse kendini bu şeylerden alıkoyup defedemez.
Hadisten çıkan dersler
Şeytanın vesveseden başka iman ehline karşı bir şey yapmaya kadir olmadığı ve acizliği beyan edilmiştir.
Nefsin vesveselerini tasdik ve kabul etmemek gerekir. Çünkü o Şeytan'dandır.
Şeytan'ın vesvesesi Mümine zarar vermez, fakat onun vesvesesinden Allah'a sığınmalı ve önünü kesip bitirmek için gayret göstermelidir.
Müslüman, dini konusunda kafasını karıştıran hususlarda susmamalı ve sormalıdır.
Arapça açıklama
جاء جماعة مِن أصحاب النبي صلى الله عليه وسلم فسألوه عن ما يجدونه في أنفسهم من الأمور الكبيرة التي يعظم عليهم النطق بها لقبحها ونفورهم عنها،
فقال عليه الصلاة والسلام: إن هذا الذي وجدتموه هو صريح الإيمان واليقين الذي يدفعكم لمنع ما يلقيه الشيطان في القلب واستنكاركم النطق وتعاظم ذلك في أنفسكم، وإن الشيطان لم يتمكن من قلوبكم، بخلاف من تمكَّن الشيطان من قلبه ولم يجد معه مدافعة.
بيان ضعف الشيطان مع أهل الإيمان حيث لم يقدر إلا على الوسوسة.
عدم التصديق والقبول بما يراود النَّفس مِن وساوس، فإنها مِن الشيطان.
وسوسة الشيطان لا تضر المؤمن، ولكن ليستعذ بالله من وسوسته، ولينته عن الاسترسال في ذلك.
لا ينبغي للمسلم السكوت عما يُشْكِل عليه في أمر دينه، وينبغي له السؤال عنه.
Bir adam Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek: Ey Allah'ın Rasûlü! Birimiz içinde kendisine (sıkıntı) veren bir duygu hissettiğinde; onun içinde yanan bir kor gibi olması (başkalarına) söylemesinden daha sevimli geliyor dedi. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allahu Ekber!…