İsrâ Suresi’nin 52. ayeti (17:52) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 287. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
İsrâ Suresi 52. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
52. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, size seslendiği gün sizi mahşer yerine çağırdığında tekrar diriltecektir. O'na hamt edip emrine boyun eğerek icabet edeceksiniz. Ve dünyada çok az bir zaman kaldığınızı zannedersiniz.
52. “Sizi” öldükten sonra diriliş ve amel defterlerinizin verilmesi için “çağıracağı” ve sûra üfürüleceği “gün O’na hamdederek çağrısına uyup (mahşerde toplanacaksınız).” O’nun emrine uyacak, O’na karşı gelemeyeceksiniz. “O’na hamdederek” buyruğunun anlamı şudur: Yüce Allah, yaptıkları dolayısıyla hamde, övgüye layık olandır. O, çağrışma ve seslenme günü olan kıyamet gününde onları bir araya getirmesinde ve kullarına buna uygun olarak amellerinin karşılığını vermesinde övülmeye layıktır. “Ve” o günün süratle gerçekleşmesinden ve karşı karşıya kalmış olduğunuz nimetlerle hiç karşılaşmamış gibi … Devamını oku
Güzel söz, her türlü güzel ahlaka ve salih amele davet eder. Muhakkak diline sahip olan, bütün işlerini ve hareketlerini kontrol altına alır.
Allah Teâlâ ilmi ve hikmeti gereğince kimi peygamberleri diğerlerine üstün kılmıştır.
Yüce Allah kulları için, ancak hayırlı olanı ister ve onlar için ancak faydalarının olduğu şeyi emreder.
Allah'ı sevmenin alameti; kulun kendisini Allah'a yakınlaştıran bütün amelleri yapmaya gayret etmesi ve Allah'a yakın olmak için rekabet edip, bütün amellerini sadece Allah için yapması ve samimi olmasıdır.
52. ayetin diğer mealleri
Sizi çağırdığı gün, O’na hamd ederek çağrısına koşarsınız. Ve dünyada az bir zaman kaldığınızı zannedersiniz.
Allah sizi çağıracağı gün, kendisine hamdederek çağrısına uyarsınız ve (dirilmeden önceki halinizde) çok az kaldığınızı sanırsınız.
(Allah) sizi çağıracağı gün, tam bir hürmetle onun emrine koşacaksınız ve zannedeceksiniz ki, kabirlerinizde pek az bir müddet kaldınız.
Emriyle göğün ve yerin (kendi düzenlerinde) durması da O’nun ayetlerindendir. Sonra sizi yerden (kalkmaya) bir çağırdı mı, bir de bakarsınız ki (dirilmiş olarak) çıkıyorsunuz.