Zuhruf Suresi’nin 37. ayeti (43:37) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 492. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Zuhruf Suresi 37. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
37. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kur'an'dan yüz çevirenlerin üzerine musallat edilen bu şeytanlar, onları Allah'ın dininden uzaklaştırırlar. Böylece Yüce Allah'ın emirlerine uymazlar ve yasaklarından da sakınmazlar. Kendilerinin hidayet üzere olduklarını zannederler. Onlar, bu sebepten dolayı sapıklıklarından da tövbe etmezler.
37. “O (şeytanlar), onları” dosdoğru “yoldan” ve dosdoğru dinden “alıkoyarlar, onlar ise” şeytanın batılı kendilerine süslü ve güzel göstermesi, onların da haktan yüz çevirmeleri dolayısı ile “kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.” Bu iki neden, işte bu sonucu doğurur. “Böyle bir kimse kendisi hidâyette olmadığı halde hidâyet üzere olduğunu sandığından dolayı acaba mazur görülebilir mi?” denilecek olursa buna şöyle cevap verilir: Cehaletlerinin kaynağı, hidâyete erme imkânları olduğu halde bile bile Allah’ın zikrinden/Kur’ân’dan yüz çevirmek olan bu ve benzeri kimselerin mazeretleri kabul edilmez. Çünkü bunlar imkanları olmakla birlikte hidâyete iltifat etmemişler ve bâtıla yönelmişlerdir. Esas suç ve günah da onların bu yaptığıdır.
Kim, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra rasûle muhalefet eder ve Müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu girmiş olduğu bu yolda bırakır ve Cehennem'e atarız. O, ne kötü bir dönüş yeridir.
Hani Mûsâ, kendi kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Gerçekten benim sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar (hak yoldan) sapınca, Allah da onların kalplerini saptırdı. Allah, fasık kavme hidayet etmez.
Biz onlara yakın arkadaşlar kıldık. Onlar da önlerinde ve arkalarında olanı kendilerine süslediler. Onlardan önce gelen cinlerden ve insanlardan ümmetler arasında onlar üzerine söz hak olmuştur. Şüphesiz onlar zarar edenlerdi.