Böylece Yûsuf’a, dilediği yerde konaklamak üzere ülkede imkân ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
Yûsuf Suresi’nin 56. ayeti (12:56) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 242. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Yûsuf Suresi 56. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
56. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Yusuf'un suçsuzluğunu ispat ederek ve hapisten kurtararak lütufta bulunduğumuz gibi, Mısır'da kalmasına da imkan sağladık. Dilediği yere gelip orada konaklardı. Dünyada rahmetimizi dilediğimiz kulumuza veririz. İyilik edenleri mükâfatsız bırakmayız. Bilakis eksiksiz olarak tam bir şekilde karşılığını veririz.
56. Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır: “İşte böylece” yani sözü edilen bu sebepler ve mukaddimelerle “o ülkede Yusuf’a iktidar imkanı verdik. O, orada dilediği yerde konaklardı.” Rahat bir yaşayış, bol nimetler ve oldukça büyük ve yetkili bir mevkide bulunuyordu. “Biz rahmetimizi dilediğimize veririz.” Bu, Yüce Allah’ın Yusuf’a ihsan ettiği, onun için takdir ettiği bir rahmetidir. Ayrıca onun bu rahmeti dünya nimetiyle de sınırlı değildir. “İyilik sahiplerinin de ecrini zayi etmeyiz.” Yusuf aleyhisselam ise iyilik sahiplerinin efendileri arasında yer alır. Bu yüzden onun için dünyada da … Devamını oku
Müminin düşmanlarından biri de, iki yanı arasındaki nefsidir. Bundan dolayı kişi nefsini gözetim altında tutması ve çarpıklıklarını düzeltmesi gerekir.
Ümmetin maslahatı için bir makama getirilen kimsenin ilim sahibi ve güvenilir olma şartı vardır.
Ahirette verilen şeylerin Allah Teâlâ'nın lütfundan olduğu açıklanmıştır. Şüphesiz ki o, iman ehli için en faziletli, en kalıcı ve hayırlı olandır.
Hayır ve iyiliği isteyen bir kimsenin ihtiyaç anında kendi nefsini övmesi ve makam talebinde bulunması caizdir.
56. ayetin diğer mealleri
Yusuf’a böylece o topraklarda dilediği gibi hareket edecek imkan verdik. Rahmetimizi dilediğimiz kimseye eriştiririz. İyi davrananların ecrini zayi etmeyiz.
Ve böylece Yusuf'a orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Ve güzel davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
Ve işte biz böylece Yusuf'u o yerde temkin ettik (yerleştirdik). Neresinde isterse orada makam tutuyordu. Biz rahmetimizi dilediğimize nasip ederiz. Ve iyilik edenlerin mükafatını zayi etmeyiz.
Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.