Kral: “Onu bana getirin” dedi. Elçi, Yûsuf’a gelince (Yûsuf) dedi ki: “Efendine dön de, ellerini kesen o kadınlara ne oldu, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir.”
Yûsuf Suresi’nin 50. ayeti (12:50) Mekki bir surededir; 12. cüzde, Mushaf’ın 241. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Yûsuf Suresi 50. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
50. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Yusuf -aleyhisselam-'ın (hükümdarın) rüyasına yaptığı yorum hükümdara ulaşınca yardımcılarına şöyle dedi: O'nu zindandan çıkarıp bana getirin. Hükümdarın elçisi Yusuf -aleyhisselam-'a gelince Yusuf -aleyhisselam- elçiye dedi ki: Hükümdar efendine dön. Zindandan çıkmadan önce (Yusuf'un) suçsuzluğunun ortaya çıkması için ellerini kesen kadınların kıssasını ona sor. Şüphesiz Rabbim, kadınların beni ayartıp aldatmak için yaptıklarını hakkıyla bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
50. “Hükümdar” yanında bulunanlara “Onu bana getirin, dedi.” Yani Yusuf aleyhisselam’ın hapishaneden çıkartılmasını ve yanına getirilmesini emretti. “Bunun üzerine elçi yanına gelince” ve ona çıkıp hükümdarın yanına gitmesini emredince Yusuf tam anlamı ile suçsuzluğu ortaya çıkmadıkça zindandan çıkmak istemedi. Bu ise onun sabrı, mükemmel akıl ve görüş sahibi oluşunun bir neticesi idi. Gelen elçiye “dedi ki: Efendine” yani hükümdara “dön de o ellerini kesen kadınlara durumu neymiş, diye sor.” Ona bu kadınların durumlarının ne olduğunu, başlarından geçen olayın mahiyetini sor. Onların durumu gâyet açık bir şekilde ortadadır. “Şüphe yok ki benim Rabbim o kadınların tuzaklarını çok iyi bilendir.”
Bu olay ile alakalı Yusuf -aleyhisselam-'ın kadınları işaret edip hükümdarın karısını işaret etmemesi onun ahlak ve edebinin mükemmel olmasındandır.
Yusuf -aleyhisselam-'ın rüyaları güzel bir şekilde yorumlama hususundaki ilminin tam olduğu beyan edilmiştir.
Kişinin, kendisine haksız yere nispet edilen şeyden berî olduğunu beyan etmesinin ve hakikatlerin ortaya çıkması için olayın anlatılmasını istemesinin meşruluğu beyan edilmiştir.
Kendi nefsi aleyhine dahi olsa kişinin, doğruluk ve doğru söz üzere olmasının fazileti beyan edilmiştir.
50. ayetin diğer mealleri
Hükümdar: O’nu bana getirin, dedi. Yusuf’a elçi gelince: Efendine dön, ellerini kesen kadınların hadisesini ona sor. Şüphesiz Rabbim, onların hilesini bilir, dedi.
(Adam bu yorumu getirince) kral dedi ki: «Onu bana getirin!» Elçi, Yusuf a geldiği zaman, (Yusuf) dedi ki: «Efendine dön de ona: Ellerini kesen o kadınların zoru neydi? diye sor. Şüphesiz benim Rabbim onların hilesini çok iyi bilir.»
O hükümdar "Onu bana getirin" dedi. Emir üzerine Yusuf'a gönderilen adam yanına gelince, Yusuf ona dedi ki: "Haydi efendine geri dön de, ona sor bakalım, o ellerini kesen kadınların maksatları ne imiş? Hiç şüphe yok ki, Rabbim, onların oyunlarını çok iyi bilir."
Hükümdar: "Onu bana getirin, kendime has (müsteşar) alayım." dedi. Onunla konuşunca: "Şüphesiz bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir bir kişisin."