Yûsuf'u götürüp bir kuyunun derinliklerine bırakmayı kararlaştırdıklarında, biz ona, “Şüphesiz sen, farkında olmadıkları bir sırada, bu yaptıklarını onlara haber vereceksin” diye vahyettik.
Yûsuf Suresi’nin 15. ayeti (12:15) Mekki bir surededir; 12. cüzde, Mushaf’ın 237. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Yûsuf Suresi 15. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
15. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Yakup -aleyhisselam-, Yusuf'u onlarla birlikte gönderdi. Kardeşleri onu uzağa götürüp bir kuyunun dibine atmaya karar verdiklerinde; biz de Yusuf'a bu durumu haber vererek "İleride bir gün onlara bu yaptıklarını, hiç farkında değillerken haber vereceksin" diye vahyettik.
15. “Nihâyet onu götürüp de…” Yani babalarının kendilerine izin vermesinden sonra kardeşleri Yusuf’u alıp gittiklerinde ve onu içlerinden az önce sözü geçen kişinin dediği gibi bir kuyuya atmayı kararlaştırdıklarında ve bu kararlarını da uygulama imkanını bulduklarında bu işi uyguladılar ve onu kuyuya attılar. Daha sonra Yüce Allah ona, o bu zorlu durumda iken ona vahyetmek sureti ile lütuf ve ihsanda bulundu ve şöyle buyurdu: “Andolsun ki ilerde bu yaptıklarını kendilerine hiç farkında değillerken haber vereceksin.” Yani sen bu hususta onlara sitem edeceksin, onlar bu işin farkında … Devamını oku
Hasedin tehlikesi beyan edilmiştir ki haset; Yusuf -aleyhisselam-'ın erkek kardeşlerini ona tuzak kurmaya ve onu öldürmeleri için komplo düzenlemeye sevk etmiştir.
Hükümlerde karine ile amel etmenin meşruluğu beyan edilmiştir.
Allah Teâlâ'nın, Yusuf -aleyhisselam- için hazırladığı plan ve lütfundan biri de, Mısır hükümdarının kalbine babalık şefkatini bırakmasıdır. Şeytan ise (Yusuf'un) kardeşlerinden kardeşlik şuurunu gizlemiştir.
15. ayetin diğer mealleri
Yusuf’u götürüp de kuyunun dibine atmaya ittifakla karar verdikleri zaman, Biz de ona, onlara bu yaptıklarını (işin) farkına varmadan haber vereceksin, diye vahyettik.
Onu götürüp de kuyunun dibine atmaya ittifakla karar verdikleri zaman, biz Yusuf'a: Andolsun ki sen onların bu işlerini onlar (işin) farkına varmadan, kendilerine haber vereceksin, diye vahyettik.
Nihayet kardeşleri, Yusuf'u alıp götürdüler ve kuyunun dibine bırakmaya topluca karar verdiler. Biz de ona şöyle vahyettik: "Andolsun ki, sen onlara ilerde hiç beklemedikleri bir sırada bu yaptıklarını haber vereceksin".