Yûsuf Suresi’nin 11. ayeti (12:11) Mekki bir surededir; 12. cüzde, Mushaf’ın 236. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Yûsuf Suresi 11. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
11. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kardeşleri Yusuf'u yanlarından uzaklaştırmak konusunda anlaştıktan sonra babaları Yakup -aleyhisselam-'a şöyle dediler: Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Hâlbuki bizler, ona karşı çok şefkatli kimseleriz ve zararlı şeylerden onu koruruz. Biz, Yusuf'un koruması ve sana sağ salim geri dönmesi için iyilik yapan kimseleriz. Onu bizimle göndermene engel olan şey nedir?
11. “Dediler ki:” Yani Yusuf’un kardeşleri maksatlarına ulaşmak kastı ile babalarına şöyle dediler: “Ey babamız! Sana ne oluyor ki Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun?” Herhangi bir sebep ve gerekçe yokken bizden yana Yusuf hakkında ne diye korkuyorsun? “Halbuki biz elbette onun iyiliğini isteriz.” Ona karşı şefkatimiz vardır ve kendimiz için istediğimizi onun için de isteriz. Bu ifade, Yakub aleyhisselam’ın Yusuf’un kardeşleri ile birlikte çöle ve benzeri uzak yerlere gitmesine müsaade etmediğini göstermektedir.
Açıklanması halinde eziyet görmeye sebebiyet verecek bazı hakikatlerin gizlenmesinin meşru olduğu beyan edilmiştir.
İbrahim -aleyhisselam-'ın zürriyetinin fazileti ve onların nübüvvet ile diğer insanlara üstün kılındığı beyan edilmiştir.
Çocuklardan birini diğerlerinden daha çok sevmek kardeşler arasında düşmanlık ve akli meydana getirebilir.
11. ayetin diğer mealleri
Baba, sana ne oldu ki Yusuf için bize güvenmiyorsun? Biz, onun iyiliğini isteriz.
Babalarına da şöyle demişlerdi: "Ey babamız! Biz Yusuf'a nasihat eden kimseler olduğumuz (ve onun iyiliğini isteyen kimseler olduğumuz) halde, onun hakkında bize neden güvenmiyorsun?"
Dediler ki: "Ey babamız! Sen bize Yusuf için neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini istiyoruz."
Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. “Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri verilmiş. Onunla yine ailemize yiyecek getirir, kardeşimizi korur ve bir deve yükü zahire de fazladan alırız. Çünkü bu getirdiğimiz az bir miktardır.” dediler.