İçeriğe geç

Yûsuf Suresi 105. Ayet

سورة يوسف، الآية ١٠٥

12:105 13. cüz 25. hizb Mushaf’ta 248. sayfa Mekki sure

12:105 ayetinin metni

وَكَأَيِّن مِّنْ ءَايَةٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يَمُرُّونَ عَلَيْهَا وَهُمْ عَنْهَا مُعْرِضُونَ ۝١٠٥

Okunuşu

waka-ayyin min āyatin fī l-samāwāti wal-arḍi yamurrūna ʿalayhā wahum ʿanhā muʿ'riḍūna

Meal

Göklerde ve yerde nice ayetler/deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Yûsuf Suresi’nin 105. ayeti (12:105) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 248. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Yûsuf Suresi 105. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

105. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Göklerde ve yerde yayılmış halde Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın birliğine delalet eden çokça ayetler vardır. İnsanlar onların üzerinden geçer onları düşünüp ibret almadan yüz çevirirler. Onlara bakmadan geçip giderler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

105-106. “Göklerde ve yerde” Yüce Allah’ın birliğine delil teşkil eden “nice âyetler vardır ki, onlar bunların yanından yüz çevirerek” hiç düşünmeden, tefekkür etmeden “geçer giderler.” Bununla birlikte kısmen imana sahip olsalar da “onların çoğu Allah'a ancak şirk koşarak iman ederler.” Bunlar Yüce Allah’ın Rab, yaratan, rızık veren, bütün işleri çekip çeviren olduğunu itiraf etseler dahi Allah’ın ulûhiyetinde ve rubûbiyetinde O’na şirk koşarlar. İşte bu duruma gelenler için artık geriye ilâhi azabın gelip çatmasından ve onlar kendilerini emniyet içinde hissettikleri bir sırada azabın ansızın onları bulmasından başka bir seçenek kalmaz. O bakımdan Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

Yûsuf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Yûsuf suresinin 104-111. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 248. sayfası).

  • Davetçi olan kimse kulların kalplerini değiştirme ve itaatlere yöneltme yetkisine sahip değildir. Şüphesiz ki insanların çoğu hidayet ehlinden değildir.
  • Yeryüzünün üzerinde açıkça görülen ve yüce Allah'ın birliğine delalet eden kevnî ayetlerden yüz çevirenler yerilmiştir.
  • {De ki: Bu, benim yolumdur...} ayeti davetin bazı rukünlerini içermektedir. Bu rukünlerden bazıları şunlardır: a) Davetin bir metodu bulunmaktadır: {Allah'a davet ederim}. b) Bu metot ilim üzere olması gerekir: {Basiretle}. c) Davetçi tarafından olması gerekir: {Ben}, {Davet ediyorum}. d) Davet edilenlerin olması gerekir: {Bana uyanlar}.

105. ayetin diğer mealleri

Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, yanlarından yüzlerini çevirerek geçerler.

Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler.

Bununla beraber göklerde ve yerde ne kadar âyet var ki, onunla yüz yüze gelirler de yine de yüz çevirip geçerler.

105. ayet kelime kelime

  1. وَكَأَيِّن waka-ayyin nice var ki
  2. مِّنْ min ayet(ler)
  3. ءَايَةٍ āyatin أ ي ي
  4. فِى fī göklerde
  5. ٱلسَّمَٰوَٰتِ l-samāwāti س م و
  6. وَٱلْأَرْضِ wal-arḍi ve yerde أ ر ض
  7. يَمُرُّونَ yamurrūna uğrarlar da م ر ر
  8. عَلَيْهَا ʿalayhā yanlarına
  9. وَهُمْ wahum ve onlar
  10. عَنْهَا ʿanhā ondan
  11. مُعْرِضُونَ muʿ'riḍūna yüzlerini çevirirler ع ر ض

105. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Lokmân 31:13

    وَإِذْ قَالَ لُقْمَٰنُ لِٱبْنِهِۦ وَهُوَ يَعِظُهُۥ يَٰبُنَىَّ لَا تُشْرِكْ بِٱللَّهِ إِنَّ ٱلشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ

    Lokman, oğluna öğüt vererek demişti ki: "Yavrucuğum! Allah’a şirk koşma! Muhakkak, şirk koşmak çok büyük bir zulümdür."

  • Nisâ 4:142

    إِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ يُخَٰدِعُونَ ٱللَّهَ وَهُوَ خَٰدِعُهُمْ وَإِذَا قَامُوٓا۟ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ قَامُوا۟ كُسَالَىٰ يُرَآءُونَ ٱلنَّاسَ وَلَا يَذْكُرُونَ ٱللَّهَ إِلَّا قَلِيلًا

    (Doğrusu münafıklar (sözde), Allah'ı aldatmak isterler. Hâlbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Namaza kalktıkları zaman, üşenerek kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar.

Daha fazlası

15 Ekim 2026 Perşembe 4 جمادى الأولى 1448 هـ