dhālika min anbāi l-ghaybi nūḥīhi ilayka wamā kunta ladayhim idh ajmaʿū amrahum wahum yamkurūna
Meal
(Ey Muhammed!) İşte bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar (Yûsuf’un kardeşleri) hile yaparak işlerini kararlaştırdıkları zaman sen yanlarında değildin.
Yûsuf Suresi’nin 102. ayeti (12:102) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 247. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Yûsuf Suresi 102. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
102. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul- Yusuf ve kardeşlerinin kıssasını sana vahyediyoruz. Senin bu kıssa hakkında hiç bir ilmin yoktu. Yusuf'un kardeşleri onu kuyunun dibine atmak için karar aldıklarında ve bunun için hileler kurduklarında sen orda değildin. Ancak biz bunları sana vahyettik.
102. Yüce Allah, bu kıssayı Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e anlattıktan sonra ona şöyle hitap etmektedir: “İşte bu” sana bildirdiğimiz haber “sana vahy ettiğimiz gayb haberlerindendir.” Eğer bizim sana vahyimiz olmasaydı bu, oldukça üstün haber sana ulaşmazdı. “Yoksa onlar” Yusuf’un kardeşleri ona “tuzak kurup işlerini kararlaştırdıkları zaman sen onların yanlarında değildin.” Orada hazır bulunmuyordun. Onlar, Yusuf’u babasından ayırmak üzere karar verdiklerinde buna Yüce Allah’tan başka hiç kimse muttali değildi. Allah, buna dair bilgiyi öğretmedikçe hiçbir kimsenin bunu bilmesine … Devamını oku
Ana- babaya iyilik, saygı ve ikramda bulunmak farzdır. Onları mutlu edecek müjdeyi bir an önce haber vermek bu kapsamda değerlendirilir.
Şeytanın kışkırtmasına ve dostların arasını açmak için çalışan kimseye karşı çok dikkatli olmak gerekir.
Kulun dünya ve ahirette makamı ne kadar yüksek olursa olsun, bunun tamamı Allah Teâlâ'nın lütfuna ve kuluna nimet vererek ihsanda bulunmasına döner.
Yüce Allah'tan güzel bir son, kıyamet gününde selamet, kurtuluş ve cennette salih kimselerin arasına katılmayı istemek gerekir.
Allah Teâlâ'nın bir lütfu da peygamberlerine bazı gaybî hususları belirli hikmet ve amaçlar için bildirmesidir.
102. ayetin diğer mealleri
İşte sana vahyettiklerimiz, gaybe ait haberlerdir. Onlar bir araya gelip tuzak kurarlarken yanlarında değildin.
İşte bu (Yusuf kıssası) gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Onlar hile yaparak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin (ki bunları bilesin).
İşte bu, sana vahiyle bildirdiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar yapacaklarına karar verip mekir (oyun) yaparlarken sen yanlarında değildin.
(Ey Peygamber!) Bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem’e hangisi kefil olacak diye kalemlerini atarlarken (kura çekerlerken) sen yanlarında değildin, konuyu tartışırlarken de yanlarında değildin.