10:82 ayetinin metni
وَيُحِقُّ ٱللَّهُ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُجْرِمُونَ ٨٢
Okunuşu
wayuḥiqqu l-lahu l-ḥaqa bikalimātihi walaw kariha l-muj'rimūna
Meal
Günahkârlar hoşlanmasa da Allah sözleriyle hakkı ortaya çıkaracaktır.
سورة يونس، الآية ٨٢
وَيُحِقُّ ٱللَّهُ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُجْرِمُونَ ٨٢
wayuḥiqqu l-lahu l-ḥaqa bikalimātihi walaw kariha l-muj'rimūna
Günahkârlar hoşlanmasa da Allah sözleriyle hakkı ortaya çıkaracaktır.
Yûnus Suresi’nin 82. ayeti (10:82) Mekki bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 218. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Firavun ailesinden olan mücrim kâfirler (suçlular) hoşlanmasalar da Allah -Subhânuhu ve Teâlâ-, hakkı sabit kılacak ve onu kaderî sözleri ve delillerden oluşan şeri sözleri (kelimeleri) ile güçlendirecek/hakim kılacaktır.
82. Mûsâ asasını atınca büyük bir olup onların yaptıkları büyüleri yutuvermeye başladı. Böylelikle onların büyüleri boşa çıktı ve batılları yok olup gitti. Böylece Allah, hakkı ortaya koymuş oldu. Sihirbazlar hakkı açıkça görünce secdeye kapandılar. Firavun onları asmakla, el ve ayaklarını kesmekle tehdit ettiyse de buna aldırış etmeyip imanları üzere sebat gösterdiler. Ne Firavun, ne onun yanındaki ileri gelenler ne de onların tabilerinden hiç kimse iman etmedi. Aksine bunlar azgınlıkları içinde bocalamaya devam ettiler. Bu nedenle şöyle buyrulmuştur:
Yûnus suresinin 79-88. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 218. sayfası).
Günahkarlar hoşlanmasa da Allah sözleriyle hakkı ortaya çıkaracaktır.
"Suçlu olanlar hoşlanmasalar bile, Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirecektir'' demişti.
Allah, hakkın hak ve gerçek olduğunu kelimeleriyle ispat eder, günahkârların hoşuna gitmese de
وَأَلْقِ مَا فِى يَمِينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُوٓا۟ إِنَّمَا صَنَعُوا۟ كَيْدُ سَٰحِرٍ وَلَا يُفْلِحُ ٱلسَّاحِرُ حَيْثُ أَتَىٰ
"Sağ elindekini (âsânı) at!" Onların yaptığını yutsun. Onların yaptıkları ancak bir büyücü hilesidir. Büyücü nerede olursa olsun kesinlikle kurtuluşa eremez.
فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سَٰجِدِينَ …
Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar. …
قَالُوا۟ يَٰمُوسَىٰٓ إِمَّآ أَن تُلْقِىَ وَإِمَّآ أَن نَّكُونَ أَوَّلَ مَنْ أَلْقَىٰ …
Sihirbazlar: “Ey Mûsâ! Ya önce sen at ya da ilk atan biz olalım.” dediler. …
قَالَ أَلْقُوا۟ فَلَمَّآ أَلْقَوْا۟ سَحَرُوٓا۟ أَعْيُنَ ٱلنَّاسِ وَٱسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَآءُو بِسِحْرٍ عَظِيمٍ
O da: "Siz atın!" dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.
فَوَقَعَ ٱلْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ …
Böylece hak yerini buldu ve onların yapmış oldukları şeylerin hepsi boşa çıktı. …