A’râf Suresi’nin 116. ayeti (7:116) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 164. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 116. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
116. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Musa Rabbinin kendisine yardım edeceğinden emin olduğu için onlara aldırış etmeden şöyle cevap verdi: "Önce siz iplerinizi ve asalarınız atın." dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler ve olayın hakikatini idrak etmekten insanları engelleyerek onları korkuttular. Çok kuvvetli bir sihir yaparak izleyenleri büyülediler.
116. Mûsâ da onlara insanların hem sihirbazların beraberinde ne olduğunu hem de Mûsâ ile birlikte ne bulunduğunu görmelerini sağlamak için “(önce) siz atın, dedi. Onlar” beraberlerinde bulunan iplerini ve sopalarını “atınca” bunlar, yaptıkları büyüden dolayı hareket eden yılanlarmış gibi göründüler ve böylelikle “insanların gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular.” Benzeri görülmedik bir sihir yaptılar.
Her bir peygamberin mucizesini, kavminin anlayacağı dilden kılması Allah'ın hikmeti ve rahmetindendir. O mucize, kavmin kabiliyetli ve becerikli olduğu şeylerde olabilir.
Şüphesiz Firavun; hakir, alçak, adi, aşağılık bir kimseydi. Yoksa Musa -aleyhisselam-'ı uzaklaştırmak için sihirbazların yardımına muhtaç olmazdı.
İsteklerini yerine getirmeleri için şeytanlarla iletişim halinde olmalarına rağmen Firavun'dan makam ve ücret istemeleri sihirbazların acizliğine delalet etmektedir.
116. ayetin diğer mealleri
O da: Siz atın! dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.
«Siz atın» dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.
Musa, "Siz atın" dedi. Atacaklarını atınca herkesin gözünü büyülediler ve onları dehşete düşürdüler. Doğrusu büyük bir sihir gösterdiler.
116. ayet kelime kelime
قَالَqāladedi
أَلْقُوا۟alqūsiz atın
فَلَمَّآfalammāne zaman ki
أَلْقَوْا۟alqawatınca
سَحَرُوٓا۟saḥarūbüyülediler
أَعْيُنَaʿyunagözlerini
ٱلنَّاسِl-nāsiinsanların
وَٱسْتَرْهَبُوهُمْwa-is'tarhabūhumve onları ürküttüler